
Doğrudan Almanya Parlamentosuna (Bundestag) güvenlik ve dış politika raporları veren, Almanya hükümetine de danışmanlık yapan Berlin'in en etkin düşünce kuruluşlarından SWP'de (Uluslararası ve Güvenlik İlişkileri Alman Enstitüsü) Türkiye hakkında dikkat çekici bir analiz yayımlandı.
Daria Isachenko imzalı analizde, Türkiye'nin dış politikasını yalnızca “Doğu ile Batı arasında denge kuran ülke” olarak değerlendirmenin Ankara'nın gerçek gücünü ve hareket kapasitesini açıklamakta yetersiz kaldığı belirtildi.TÜRKİYE'NİN GÜÇLÜ DIŞ POLİTİKASISWP, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın son iki ay içerisinde Ankara'daki NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yaparken Bişkek'teki Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi'ne de katılmasını ifadesine örnek gösterdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ŞİÖ temaslarını Türkiye'nin ekonomik, siyasi ve stratejik seçeneklerini çeşitlendirme politikasının parçası olarak tanımlamıştı.
Analize göre Türkiye'nin bu politikası uzun süredir “dengeleme”, “riskleri dağıtma” veya “stratejik özerklik” kavramlarıyla açıklanıyor.
Ancak SWP, Ankara'nın yalnzıca “Doğu'da mı, Batı'da mı durduğuna” bakılmasının Türkiye'nin somut olarak neleri yapabildiğinin gözden kaçırılmasına neden olabileceğini belirtti.SWP, Türkiye'nin Montrö Sözleşmesi, Karadeniz'deki askeri işbirlikleri ve Moskova-Kiev hattındaki diplomatik temaslarının Ankara'ya kendine özgü bir hareket alanı sağladığına dikkat çekti. (SWP official web site)KARADENİZ'DEKİ ÖZEL KONUMAnalizde bunun en belirgin örneği olarak Karadeniz gösterildi.
Türkiye, Rusya'ya yönelik Batı yaptırımlarına katılmazken Moskova ile siyasi ve ekonomik ilişkilerini sürdürdü; aynı zamanda Ukrayna'ya askeri destek verdi.
Ankara ayrıca savaş gemilerinin Türk Boğazlarından geçişinde Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ni uygulayarak Karadeniz'deki askeri dengede doğrudan etkili bir konum elde etti.
Analizdeki vurguya göre Türkiye bunun yanında Romanya ve Bulgaristan'la birlikte Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu'nda da yer alıyor.
Temmuz ayında gerçekleşen Ankara'daki NATO Zirvesi'nin ardından kritik denizaltı altyapısının korunması da grubun görev kapsamına alındı.MOSKOVA VE KİEV'LE KONUŞABİLEN ÜLKESWP'nin dikkat çektiği diğer alan ise Türkiye'nin hem Moskova hem de Kiev'le karşılıklı güven çerçevesinde temas kurabilmesi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ağustos sonunda Karadeniz'den tahılın güvenli geçişi için yeni bir plan hazırladıklarını ve Rusya ile Ukrayna'yla görüşmeler yürüttüklerini açıklamıştı.
Türkiye ve Birleşmiş Milletler'in 2022'de aracılık ettiği önceki Tahıl Koridoru yaklaşık 33 milyon ton Ukrayna tahılının dünya pazarlarına ulaşmasını sağlamıştı.
SWP'ye göre Ankara'nın kapasitesini yalnızca büyük güçler arasında nerede konumlandığıyla ölçmek yetersiz bir yaklaşım.
Analiz yazısına göre Montrö, Türkiye'ye Boğazlar üzerinde önemli yetkiler sağlarken, Romanya ve Bulgaristan'la askeri işbirliği Karadeniz güvenliğindeki hareket alanını genişletiyor.
Moskova ve Kiev'le sürdürülen ilişkiler ise Ankara'nın küresel öneme sahip diplomatik girişimlerde bulunabilmesini sağlıyor.Anlaşma sağlandı!
Türkiye-Bulgaristan arasında yeni sınır kapısı kuruluyorDünya

