
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan AK Parti Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı'nda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:
"Milletimize hizmet heyecanımızdan hiçbir şey eksilmedi. Bugün yola çıktığımız ilk günkü kadar kararlı ve azimliyiz. Yorulmadık, usanmadık, ilk günkü gibi bu millete, bu ülkeye sevdalıyız.
Mücadeleyle geçen 25 yılın sonunda Türkiye ekonomiden savunma sanayine, sağlıktan teknolojiye, tarımdan turizme her alanda sağlam bir zemine oturmuştur. Bu sağlam zemin üzerinde Türkiye Yüzyılı’nın inşası da başlamıştır. İnanıyorum ki Türkiye Yüzyılı’nın inşası mutlaka gerçekleştirilecek, ülkemizi bir dünya devi yapma iddiamıza her gün biraz daha yaklaşacağız. 25 sene evvel ülkemizin büyük potansiyelini nasıl harekete geçirdiysek aynı şekilde başlattığımız stratejik hamleleri de inşallah tamamlayacağız.
"Türkiye’nin ayağa kalkması, masumların kanından beslenenlerin işine gelmiyor"
Elbette bu vizyondan rahatsız olanlar vardır. Türkiye'nin harekete geçmesi, ayağa kalkması, böylesine bir gidişte barış ve adalet için öne atılması masumların kanından beslenenlerin işine gelmiyor. Ülkemizin ihtilaflar yerine ittifakları büyütmesi, istikrarsızlıktan nemalanan şer odaklarını huzursuz ediyor. Bu hazımsızlıklarını son zamanlarda açıkça belli etmeye başladılar. Bunların kim olduğunu hepimiz gayet iyi biliyoruz. Ülkemizin terör gibi yarım asırlık prangalarından kurtulup kardeşliğini güçlendirecek olmasının kimlerin oyununu bozduğunu çok iyi biliyoruz. Onlara diyoruz ki ne yaparsanız yapın, suları tersine akıtamazsınız. Yeri gelir, dirilir pınar oluruz. Yeri gelir, irkilir ırmak oluruz. Yeri gelir, gürler çağlayan oluruz. Ama önümüzün kesilmesine asla müsaade etmeyiz. Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Lazıyla 86 milyon olarak hep beraber mutlu, huzurlu, müreffeh ve aydınlık istikbale yürümemize set çekilmesine izin vermeyiz.
Biz, ülkemizin içinde olduğu gibi çevremizde de bölgemizde de dünyada da huzurun, barışın, istikrarın, demokrasinin hakim olmasını istiyoruz. İnşallah bunu gerçekleştirmeden de durmayacağız. Bütün tahriklere rağmen, bütün engellemelere rağmen eğilmeden, bükülmeden, tuzaklara düşmeden yolumuzda sabırla ilerleyeceğiz.
"Siyaseti rant kapısı olarak görenlerin Türkiye'ye hiçbir faydası dokunmaz"
Sadece lafla, sadece kuru hamasetle, sadece hakaret senfonisiyle hiçbir yere varılamaz. Merkezinde insan olmayan, dürüstlük olmayan, eser ve hizmet üretme kaygısı olmayan bir siyasette ne ülkeye ne de millete hayır gelmez. Siyaseti kariyer kapısı, rant kapısı, şahsi ikbal kapısı olarak görenlerin de Türkiye'ye hiçbir faydası dokunmaz. Son dönemde belediyelerde yaşanan yolsuzluk ve ahlaksızlık skandalları bunu çok net biçimde göstermiştir. Kimin milleti ve memleketi düşündüğü, kimin de sadece kesesini, sadece kariyerini, heva ve hevesini düşündüğü ayan beyan ortaya çıkmıştır. Türkiye'nin artık böyle bir siyaset biçimine tahammülü de toleransı da yoktur. Ülkemize ve milletimize sürekli maliyet üreten bu zihniyetten kurtulmanın vakti çoktan gelmiştir.
Türkiye'yi istismar siyasetinden olduğu gibi salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu cephe siyasetinden de kurtarmak zorundayız. Görüş ayrılıklarını, siyasi farklılıklarını korurken diyalog zeminini güçlendirecek, hizmette ve eserde yarışı esas alacak, milli menfaatler söz konusu olduğunda ortaklaşacak, daha kuşatıcı, daha uzlaşmacı bir yaklaşıma ülkemizin ihtiyacı olduğuna inanıyoruz. Temennimiz muhalefet cenahında da bu ihtiyacın farkına varılmasıdır. Tabii ki birbirimize eleştirilerimiz olabilir. Doğru bulmadığımız, eksik gördüğümüz, yanlış dediğimiz konular da olabilir. Hatta bazı meselelerde rezervlerimiz, endişelerimiz de olabilir. Ama bunların hiçbiri mesele Türkiye olduğunda, mesele demokrasimiz olduğunda, Türk milletinin ezeli ve ebedi kardeşliği olduğunda bir araya gelmemize engel teşkil etmemelidir. Bizim bir süredir dile getirdiğimiz Ankara merkezli siyaset çağrımızın arka planında işte bu tasavvur vardır. Büyük Türkiye mutabakatı, bunu söylerken kastımız budur. 86 milyonun birliği, beraberliği, kader ortaklığıdır. Aynı idealler etrafında kenetlenmesidir.
Milletimiz terör defterinin tamamen kapatılması noktasında kararlı bir duruş sergiledi. Konuyu polemik malzemesi haline getirmek sorumsuzluktur.
Ülkemizin gelecekle ilgili büyük hedeflerini kovalamak dışında bir seçeneği yoktur. Çünkü vazgeçersek ülkemiz altın değerinde yıllarını kaybeder."
Ayrıntılar geliyor...

