
İstanbul’da 14 Ekim’de yaşanan ve can kayıplarına yol açan şiddetli yağışlarda Karadeniz’in sıcak sularının etkisi gündeme geldi.
Doğukan Doğu Yavaşlı’nın İklim Masası için kaleme aldığı değerlendirmede, yaz boyunca biriktirdiği ısıyı yavaş kaybeden Karadeniz’in, kuzeyden gelen soğuk hava dalgalarıyla karşılaştığında kuvvetli yağışları besleyebileceğine dikkat çekildi.
Bu değerlendirme, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve Bern Üniversitesi araştırmacılarının Karadeniz havzasına ilişkin iklim projeksiyonlarıyla da örtüşüyor.SOĞUK HAVA SICAK DENİZDEN NEM ALDIYavaşlı’nın değerlendirmesine göre 14 Ekim’de Balkanlar’dan gelen soğuk hava, Karadeniz üzerinden İstanbul’a ulaşırken denizden ısı ve nem kazandı.
İstanbul açıklarında deniz suyu sıcaklığının yaklaşık 20 derece olduğu, daha yüksek seviyelerdeki havanın ise belirgin biçimde daha soğuk kaldığı belirtildi.
Sıcak deniz ile soğuk hava arasındaki bu fark, atmosferdeki nem ve kararsızlığı artırarak yağış oluşumunu destekledi.
İstanbul’un kuzeyindeki yükseltiler de nemli havanın yükselmesine ve yağışların bazı bölgelerde yoğunlaşmasına katkıda bulundu.
İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.
Mikdat Kadıoğlu da yaptığı değerlendirmede, Karadeniz’in yaklaşık 19,5-20 dereceye ulaşan su sıcaklığının Balkanlar’dan gelen soğuk hava ve deniz üzerinden nem taşıyan poyrazla birleşmesinin şiddetli yağışta etkili olduğunu söyledi.ARAŞTIRMALARDA KARADENİZ VURGUSUİTÜ’den Prof.
Barış Önol, doktora araştırmacısı Mehmet Barış Kelebek ve Bern Üniversitesi'nden Dr.
Fulden Batıbeniz’in katkısıyla hazırlanan çalışmada, Karadeniz havzasının gelecekteki iklim koşulları incelendi.
Araştırmacılar, yüksek sera gazı emisyonlarının sürdüğü senaryoda 2005-2014 dönemiyle 2061-2070 dönemini karşılaştırdı.
Çalışmada, yüzyılın ilerleyen dönemlerinde Karadeniz havzasındaki sıcaklık artışının 4 dereceye kadar ulaşabileceği öngörüldü.
Araştırmacılar, ısınmanın aşırı yağışlar da dahil olmak üzere bölgedeki iklim koşullarını değiştirebileceğine dikkat çekti.
İTÜ ve Bern Üniversitesi araştırmacılarının değerlendirmeleri, Karadeniz’in ısınmasının yalnızca deniz sıcaklığıyla sınırlı bir konu olmadığını; yağış rejimleri ve aşırı hava olayları bakımından da izlenmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

