BIST 100
12.899,35 0,09%
DOLAR
48,9328 0,09%
EURO
55,8059 0,10%
GRAM ALTIN
6.747,71 0,43%
BITCOIN
84.081,00 -0,31%
FAİZ
40,24 0,45%
GÜMÜŞ GRAM
101,23 0,88%
GBP/TRY
64,8727 0,20%
EUR/USD
1,1394 0,12%
BRENT PETROL
97,70 -3,09%
ÇEYREK ALTIN
11.032,09 0,43%
İstanbul Az Bulutlu
İstanbul hava durumu
18 °

Rayların gölgesinde yarım kalan aşk

Destek Yayınları etiketiyle yayımlanan romanın hikâyesi İstanbul’dan Şam’a, Medine’den Bağdat’a kadar uzanıyor.Romanın merkezinde Osmanlı topraklarındaki büyük demiryolu projelerinde görev alan Alman mühendis Heinrich August Meissner ile Heidelberg’de yaşayan genç terzi Batia yer alıyor.İki farklı dünyanın…

raylarin-golgesinde-yarim-kalan-ask.jpg

Destek Yayınları etiketiyle yayımlanan romanın hikâyesi İstanbul’dan Şam’a, Medine’den Bağdat’a kadar uzanıyor.

Romanın merkezinde Osmanlı topraklarındaki büyük demiryolu projelerinde görev alan Alman mühendis Heinrich August Meissner ile Heidelberg’de yaşayan genç terzi Batia yer alıyor.

İki farklı dünyanın insanı olan Heinrich ile Batia’nın yolları kesişirken, dönemin siyasi hesapları ve Osmanlı coğrafyasını baştan başa değiştiren demiryolu yatırımları da hikâyenin ana damarlarından birini oluşturuyor.ULAŞILAMAYAN DUYGULARHeinrich’in görevi onu İstanbul’dan Şam’a, ardından Hicaz ve Mezopotamya’ya sürüklüyor.

Batia ise geride kalan hayatın, bekleyişin ve ulaşılamayan duyguların temsilcisine dönüşüyor.

Üstelik ilişkilerinin önünde yalnızca mesafeler yok.

Batia evli bir Yahudi kadın, Heinrich ise sürekli yeni bir göreve çağrılan ve hayatını demiryolu şantiyelerinde sürdüren bir mühendis.

Kısa süren birlikteliğin ardından geriye iki bakır bileklik, gönderilemeyen mektuplar ve yıllar boyunca hafızadan silinmeyen bir aşk kalıyor.

Ancak “Batia” yalnızca iki insanın hikâyesini anlatmıyor.

Roman, Osmanlı’nın Almanya ile yakınlaştığı yılları, Bağdat ve Hicaz demiryollarının taşıdığı stratejik önemi, Avrupa’daki güç mücadelesini ve Birinci Dünya Savaşı’na doğru hızla değişen dengeleri de kurguya taşıyor.ANA HAT BEKLEYİŞ Viyana, Prag, İstanbul, Şam, Medine, Bağdat ve Mezopotamya boyunca ilerleyen hikâyede demiryolları adeta başlı başına bir karaktere dönüşüyor.

İnsanları birbirine ulaştırmak için inşa edilen raylar, Heinrich ile Batia’nın hayatında bu kez ayrılığın ve uzaklığın simgesi oluyor.

Faruk Aksoy, gerçek kişilerden ve tarihsel gelişmelerden beslenen romanında büyük siyasi hesapların arasında kalan sıradan insanların hayatlarına odaklanıyor.

Aşkın yanı sıra aidiyet, vicdan, sadakat, kayıp ve bekleyiş duyguları kitabın ana eksenini oluşturuyor.

İki imparatorluğun gölgesinde başlayan hikâye, savaşın yaklaştığı bir dünyada yolların, sınırların ve insanların nasıl değiştiğini anlatırken şu soruyu da geride bırakıyor: Tarihin yönünü değiştiren büyük olaylar yaşanırken, yarım kalan küçük hayatların ve aşkların izleri nereye gider?

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?