
Dünya siyasetinde dengeleri sarsabilecek yeni bir diplomatik pazarlığın kapısı aralandı.
Kremlin'in hedefi, dört yılı aşkın süredir devam eden Ukrayna savaşını Moskova'nın çıkarlarını koruyacak bir anlaşmayla bitirmek.
Ancak girişim yalnızca ateşkes arayışı değil.
Üç nükleer gücün aynı masaya oturması, Avrupa'nın güvenlik mimarisinden Karadeniz'in geleceğine kadar uzanan çok daha kapsamlı bir pazarlığın önünü açabilir.MASADA ÜÇ LİDERPutin'in önerisindeki en dikkat çekici ayrıntı, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'nin toplantıya davet edilmemesi.
Savaşın ekonomik ve askerî sonuçlarını doğrudan yaşayan Avrupa ülkeleri de masada bulunmuyor.
Bu durum, ABD, Sovyetler Birliği ve İngiltere liderlerinin Avrupa'nın savaş sonrası düzenini görüştüğü 1945 Yalta Konferansı'nı akıllara getiriyor.
Moskova'nın girişimi, Ukrayna'nın geleceğinin Kiev'in katılmadığı bir masada büyük güçler arasında kararlaştırılması ihtimalini gündeme taşıyor.Washington savaşı bitirmek, Kiev ise Rusya’nın petrol gelirlerini kesmek istiyor; Trump ile Zelenski arasındaki çatlak derinleşiyor.
Fotoğraf: ReutersÖNCE PETROLDiplomatik kulislerde öne çıkan asıl gelişme, zirve önerisinin ABD ile Rusya arasında enerji alanında başlayan yakınlaşmayla aynı döneme denk gelmesi.
WSJ'nin aktardığı bilgilere göre Putin, üçlü toplantı teklifini Trump ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde gündeme getirdi.
Aynı temasların ardından Washington yönetimi Rus dizel yakıtının satın alınmasına yönelik anlaşma açıkladı.
Trump ayrıca 16 Ekim'de Moskova'ya uygulanan bazı yaptırımlardan muafiyet sağlayan kararnameyi imzaladı.
Enerji ticaretiyle Ukrayna pazarlığının aynı dönemde ilerlemesi, Washington-Moskova hattındaki yeni yakınlaşmanın boyutuna ilişkin soru işaretlerini artırdı.WASHINGTON'DA ÇATLAKÖte yandan Trump yönetiminin Moskova'ya yönelik son adımları Kiev'de rahatsızlık yaratmış durumda.
Amerikan yönetiminin Ukrayna'dan Rus petrol rafinerilerine saldırılarını durdurmasını istemesi, görüş ayrılıklarını derinleştirdi.
Washington enerji fiyatlarının düşürülmesini ve savaşın hızla sona erdirilmesini öncelik haline getirirken, Kiev yönetimi Rusya'nın enerji gelirlerinin artmasının Moskova'nın askerî kapasitesini güçlendireceği görüşünde.
Zelenski'nin Trump'a yönelik eleştirilerini sertleştirmesi, iki başkent arasındaki gerilimi de açığa çıkardı.ÇİN'İN HESABI BÜYÜKÜçlü zirvenin Çin'de gerçekleştirilmesi önerisi de ayrı önem taşıyor.
Pekin, Rusya ile stratejik ortaklığını sürdürürken Avrupa ile ekonomik ilişkilerini korumaya çalışıyor.
Şi Cinping'in Washington ve Moskova'yı aynı masaya oturtması, Çin'in küresel diplomasideki ağırlığını artırabilir.
Ancak Ukrayna'nın geleceğinin büyük güçler arasında kararlaştırılması, Tayvan meselesinde egemenlik ve toprak bütünlüğü tartışmalarını yeniden alevlendirebilir.AVRUPA'YA YER YOK!Putin'in teklifinin bir başka boyutu Avrupa'nın diplomatik süreçte ikinci plana itilmesi ihtimali.
Fransa, Almanya ve İngiltere, Ukrayna'ya askeri ve mali destek sağlarken önerilen zirvede temsil edilmiyor.
Kremlin'in hamlesi, savaş sonrasında Avrupa'nın güvenlik düzenini kimin belirleyeceği tartışmasını da büyütüyor.TÜRKİYE İÇİN KRİTİKOlası zirvenin sonuçlarından doğrudan etkilenecek ülkelerin başında Türkiye geliyor.
Reuters'ın aktardığına göre Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, ABD-Rusya arasında varılan dizel yakıt anlaşması kapsamında Türkiye'nin de pay alacağını açıkladı.
Böylece Washington-Moskova yakınlaşmasının Ankara açısından somut bir ticari boyutu ortaya çıktı.
İkinci başlık ise Karadeniz'in güvenliği.
Ticaret gemilerine yönelik saldırılar ve Bulgaristan'ın NATO'dan hava savunma desteği istemesi bölgedeki gerilimi artırıyor.
Ankara'nın Montrö Sözleşmesi'nden kaynaklanan yetkileri, Boğazlar üzerindeki kontrolü ve Karadeniz'deki askeri varlığı, olası barış anlaşmasının uygulanmasında Türkiye'yi kilit ülkelerden biri haline getirebilir.Akdeniz'de Türkiye denklemi!
Türk donanması hesapları bozduYazarlarASIL PAZARLIK Üç liderin buluşması halinde masadaki en zorlu başlıkların Rusya'nın kontrol ettiği Ukrayna topraklarının geleceği, yaptırımların kaldırılması ve Kiev'e sağlanacak güvenlik garantileri olması bekleniyor.
Moskova'nın toprak talepleriyle Ukrayna'nın egemenlik konusundaki kırmızı çizgileri arasındaki uçurum ise henüz kapanmış değil.
Olası ateşkesin kim tarafından denetleneceği ve ihlal durumunda hangi yaptırımların uygulanacağı da belirsizliğini koruyor.

