
ABD’nin Ocak ayında Venezuela’nın petrol ihracatı ve satış gelirleri üzerinde denetim kurmasının ardından elde edilen yaklaşık 13 milyar doların akıbeti tartışılıyor.
Financial Times’ın hesaplamasına göre petrol satışlarından sağlanan gelir ABD yönetiminin kontrolündeki hesaplara aktarılırken, Venezuela’ya resmen ulaştığı kaydedilen miktar yalnızca 300 milyon dolar düzeyinde kaldı.
Washington, paranın Venezuela halkı adına korunduğunu savunsa da hesapların nasıl işletildiği, hangi kurumlara ne kadar ödeme yapıldığı ve kalan milyarlarca doların nerede tutulduğu konusunda ayrıntılı bir denetim raporu yayımlamadı.ABD, Venezuela petrolünden elde edilen yaklaşık 13 milyar doları kontrolündeki hesaplarda tutarken ikiz deprem felaketi yaşayan ülkeye aktarılan miktar açıklanmıyor. (Reuters)PETROL ABD'YE AKTARILIYORPetrol gelirleri Venezuela ekonomisinin yaklaşık dörtte birini oluştururken, Haziran ayında meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki depremler ülkenin kaynak ihtiyacını daha da artırdı.
Can kaybı 5 binin üzerine çıkarken Birleşmiş Milletler bina ve altyapı hasarını yaklaşık 37 milyar dolar olarak hesapladı.
ABD, afet müdahalesi için 386 milyon dolar ayırdığını ve petrol hesaplarından yeniden yapılanmaya kaynak aktarılacağını duyurdu ancak bu kaynağın miktarı açıklanmadı.
Ekonomist Francisco Rodriguez’e göre Venezuela ekonomisinin ilk çeyrekte yalnızca yüzde 2,5 büyümesinin temel nedenlerinden biri, artan petrol gelirlerinin tamamının ülke yönetimine aktarılmaması oldu.
ABD tarihinde daha önce birçok kez bağımsız ülkelerin kaynaklarına yasa dışı şekilde el konuldu.HAİTİ’DE GELİRLERE EL KONULDUABD’nin başka bir ülkenin gelir kaynaklarını doğrudan denetlemesinin en açık tarihsel örneklerinden biri Haiti’de yaşandı.
Amerikan askerleri 1915’te ülkeyi işgal ettikten sonra başkent Port-au-Prince dahil yedi gümrük idaresini ele geçirdi.
1915 tarihli anlaşmayla Haiti’nin maliye sisteminin başına, ABD Başkanının göstereceği bir mali danışman ve gümrük gelirleri genel tahsildarı getirildi.
Washington yalnızca gümrük gelirlerinin toplanmasını değil, Haiti bütçesinin nasıl harcanacağını da denetledi; kendi mali danışmanının onayı alınmadan çıkarılan bütçe yasalarına itiraz etti.
Amerikan askeri işgali 1934’te sona erse de mali denetimin dış borçlar ödenene kadar sürdürülmesi planlandı.İRAN PETROLÜ PAYLAŞILDIİran Başbakanı Muhammed Musaddık’ın İngiliz denetimindeki petrol şirketini millileştirmesi, ABD ve İngiltere’nin 1953 darbesine uzanan sürecin merkezinde yer aldı.
CIA ve İngiliz istihbaratının desteklediği operasyonun ardından Musaddık devrildi, Şah’ın yönetimi güçlendirildi.
Darbeyi izleyen 1954 petrol anlaşmasıyla İran petrolü uluslararası bir şirketler topluluğunun işletmesine açıldı.
İran’ın petrol üzerindeki resmi mülkiyeti kağıt üzerinde korunsa da üretim, arama ve Abadan rafinerisinin işletilmesi Hollanda’da kurulan iki konsorsiyum şirketine bırakıldı; yönetim kurullarındaki yedi üyeden yalnızca ikisini İran belirleyebildi.
ABD şirketlerinin de katıldığı bu yapı, millileştirme girişimiyle kırılan Batılı petrol denetimini yeni bir biçim altında bir kez daha kurdu.Trump, Venezuela petrolünden sağlanan gelirin İran savaşının maliyetini “yaklaşık 25 kez” karşıladığını söyledi. (Reuters)IRAK PETROLÜ İŞGAL YÖNETİMİNDEYDİABD’nin 2003’te Irak’ı işgal etmesinin ardından ülkenin petrol gelirleri ve el konulan devlet varlıkları, ABD öncülüğündeki Geçici Koalisyon Yönetiminin kontrolündeki Irak Kalkınma Fonu’nda toplandı.
ABD Sayıştayı GAO’nun raporuna göre işgal yönetimi Mayıs 2003 ile Haziran 2004 arasında Irak’a ait 23 milyar dolarlık gelir ve varlığı kontrol etti.
Ülkenin yeniden inşa sürecinde hangi projeye ne kadar para ayrılacağını da ABD hükümetleri belirledi.VENEZULA PETROLÜ SÖMÜRÜLÜYORDonald Trump’ın Venezuela petrolüne ilişkin açıklaması bu tarihsel zincirin son halkası oldu.
Trump, 22 Mayıs 2026’daki konuşmasında, “Venezuela’dan o kadar çok petrol çıkardık ki İran savaşının maliyetini yaklaşık 25 kez karşıladık” dedi.
Bu sözler, Washington’ın Venezuela petrolünü yalnızca Venezuela’nın yeniden inşası için korunan bir gelir olarak görmediğini, aynı zamanda ABD’nin başka bir bölgede yürüttüğü savaşın ekonomik kazancı üzerinden değerlendirdiğini doğrudan gözler önüne serdi.emre.ozturk@haberglobal.com.tr

