
DHA
Sağlık
Bilim Haberleri
Haberlerimizi Google'da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google'da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
ABD’de yapılan yeni bir araştırma, insanların karar verirken beynin içinde bulunan tek bir “karar merkezi” tarafından yönlendirilmediğini ortaya koydu. Bilim insanlarına göre karar verme olarak algıladığımız süreç; duyuların, hareket sistemlerinin, bedenin ve çevreden gelen etkilerin aynı anda etkileşimiyle ortaya çıkıyor.
ABD’de yapılan bir araştırmada, insan beyninin işleyişine ve karar alma sürecine dair geleneksel yaklaşımları bozan yeni bir teori öne sürdü. ABD'deki Indiana Üniversitesi Psikoloji ve Beyin Bilimleri Bölümü'nden Prof. Dr. Tom James, ‘önce algılama, sonra düşünerek karar verme ve en son harekete geçme’ şeklinde çalışan doğrusal bir sisteme sahip olmadığını savundu. Araştırmada; duyusal ve motor süreçlerin beyinde somut karşılıkları bulunurken, ikisi arasında varsayılan bağımsız bir ‘karar verme’ merkezinin nörolojik olarak yer almadığı kaydedildi.
Davranışların yalnızca beynin verdiği kararlarla değil, beyin, vücut ve çevrenin sürekli etkileşimiyle şekillendiğini belirten Prof. Dr. Tom James, insanların eylemlerini genellikle arzu, inanç ve niyetlerine dayalı kararların sonucu olarak gördüğünü aktardı. James, “Karar vermek günlük yaşamı ve davranışları açıklamak için kullanışlı bir kavram olsa da beynin içinde bu süreci yöneten tek bir karar merkezi bulunmamaktadır” değerlendirmesinde bulundu.
‘ROBOT DA KARAR ALIYORMUŞ GİBİ GÖRÜNEBİLİR’
James görüşünü açıklamak için basit robot sistemlerinden örnek verdi. Yalnızca çevresini algılayıp hareket edebilen bir robotun bile duvarları takip ederken dışarıdan bakıldığında bilinçli kararlar alıyormuş gibi görünebildiğini söyledi. James, “Bu robotun içinde bir karar mekanizması yoktur; yalnızca çevresini algılar ve buna göre hareket eder. İnsan davranışları da benzer şekilde, merkezi bir denetleyici olmadan duyusal ve motor sistemlerin etkileşimiyle ortaya çıkıyor olabilir” açıklamasını yaptı.
Uzmanlar, beynin içinde tüm kararları yöneten tek bir ‘merkezi denetleyici’ arayışının bilimsel açıdan yeterli bir yaklaşım olmadığını bildirdi. Bilişsel sinir bilimin gelecekte, yalnızca zihinsel süreçlere değil, beden ve çevrenin davranışlar üzerindeki etkisine de odaklanması gerektiği ifade edildi.
2
Obezite tedavisinde yeni dönem: Zayıflama hapı satışa sunuldu
3
Ebola salgını kontrolden çıkıyor: Ölü sayısı 3 bini geçti
4
31 bin kişi incelendi... Geç kahvaltı ölüm riskini artırıyor!
5
Derin uyku Alzheimer hastalığının ilerlemesini durduruyor
6
'Frank işareti’ kalp krizinin sessiz belirtisi mi?
7
Ülkede 'acil durum' ilan edilmişti... 65 binden fazla şüpheli vaka var
8
Frankfurt Havalimanı'nda 2 kişi sıtmadan hayatını kaybetti
9
Milyonda bir görülen olay Trabzon'da gerçekleşti: Dünyada üçüncü vaka oldu!
10
Kongo’da Ebola krizi derinleşiyor: Can kaybı 2 bin 500’ü aştı

