
Filistin topraklarını işgal eden İsrailliler ile soykırımcı İsrail ordusunun, işgal altındaki Batı Şeria'da Ramallah kentinin doğusundaki köylerden biri olan Mugayyir'e saldırılarının yoğunluğu dikkati çekiyor.
Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarının ardından onları korumak için bölgeye intikal eden İsrail ordusunun gerçek mermi kullanarak düzenlediği saldırı sonucunda hayatını kaybeden 19 yaşındaki Ömer ve 16 yaşındaki Halil için cenaze töreni düzenlendi.
Cenaze törenine katılan yüzlerce Filistinli, Ömer ve Halil'in Filistin bayrağına sarılmış naaşlarını omuzlarında taşırken "özgürlük" sloganları attı.
Filistinli sağlık personeli yaşananları anlattı
Saldırı sırasında köyde olan ve yaşananları anlatan Filistin Tıbbi Yardım Derneği görevlisi Mücahid Abali, "Bir grup yerleşimci köye, kasabanın girişindeki ilk eve baskın yaptı. Ardından giriş kısmındaki evlerin kapılarını zorlamaya ve sökmeye başladılar. Sonrasında İsrail ordusu müdahale etti; gençlere gaz bombalarıyla saldırmaya başladılar." dedi.
Abali, İsraillilerin bir eve girerek Filistinlilere ait 7 küçükbaş hayvanı çalmasından yaklaşık yarım saat sonra İsrail ordusunun tekrar bölgeye baskın düzenlediğini, bir evin çatısına keskin nişancı yerleştirdiğini ve başka bir evdeki Filistinlileri darbettiğini söyledi.
Bağırışlar üzerine köy sakini gençlerin ne olduğunu anlamak ve yardım etmek için bölgeye koştuğunu aktaran Abali, "İlk olarak şehit Ömer çıktı. Gençlerle birlikte ne olduğunu görmek için koştu. Keskin nişancı anında ateş etti; kurşun şuradan (boynunu gösteriyor) girip arkadan çıktı." ifadelerini kullandı.
Abali, 19 yaşındaki Ömer'in birkaç dakika içinde, başından yaralanan Halil'in ise daha sonra hayatını kaybettiğini aktardı.
Köyde her gün saldırıların yaşandığını belirten Abali, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilere, İsrail ordusunun da eşlik ettiğini kaydetti.
"Hayali, yapay zeka ve siber güvenlik alanında uzmanlaşmış bir bilgisayar mühendisi olmaktı"
İsrail askerinin kurşunuyla hayatını kaybeden Ömer'in babası, Muhammed Naci en-Naasan, Ekim 2023'ten önce de uğradıkları saldırıların bu tarihten sonra arttığını ve İsrail ordusunun himayesi altında gerçekleşmeye başladığını dile getirdi.
Naasan, hemen hemen her ay Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırıları sonucu beldede bir Filistinlinin hayatını kaybettiğini belirterek "En sonuncusu dün geceydi. Yine İsrail ordusunun koruması altında yerleşimciler insanların evlerine saldırdı. Ömer de köydeki diğer gençler gibi kardeşlerinin, ailesinin imdadına koştu, şehadet ona nasip oldu." ifadelerini kullandı.
Oğlu Ömer'in başarılı ve seçkin bir öğrenci olduğunu aktaran acılı baba, "Hayali, yapay zeka ve siber güvenlik alanında uzmanlaşmış bir bilgisayar mühendisi olmaktı. Bu bölüme kaydolmak için Birzeyt Üniversitesi'ne başvurmuştu." diye konuştu.
Saldırıların hedefindeki köy: Mugayyir
Mugayyir Köy Konseyi Başkanı Emin Ebu Aliye, 2 Eylül Çarşamba günü yaşananların günlük olarak süren saldırıların bir parçası olduğunu ve daha birkaç gün önce düzenlenen saldırıda yaralanan Filistinlilerin hastanede tedavisinin devam ettiğini aktararak "Saldırıların sonu olmasını temenni ediyoruz. Fakat görünen o ki Siyonist terör henüz başlangıç aşamasında." ifadelerini kullandı.
Ebu Aliye, Mugayyir halkının iradesini kırarak göçe zorlamak için yoğun saldırılar düzenlendiğini ve böyle bir durumda bütün Filistin köylerinin olumsuz etkileneceğini vurgulayarak "Mugayyir halkı bu planların (göçe zorlama) bilincinde olduğu için sabrediyor, direniyor. İnşallah bu köyden gitmek yok ve biz Allah'ın izniyle toprağımızda kök salmış durumdayız." dedi.
Mugayyir'in iki nedenle İsrail ordusu ve Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler tarafından daha yoğun ve şiddetli şekilde hedef alındığını vurgulayan Ebu Aliye, birinci nedenin köy sakinlerinin sabrı ve dayanma gücü, ikinci nedenin ise köyün coğrafi konumu olduğuna dikkati çekti.
Ebu Aliye, sözlerini şöyle tamamladı:
"Çünkü köy Ürdün Vadisi sınırında yer alıyor ve Ramallah bölgesinin en doğudaki son köyü. Görünen o ki bu bölgede inşa edilmesi planlanan bazı yerleşim projeleri var ve Mugayyir köyünün varlığı bu tür planları engelliyor.
Bu gizli bir şey değil, daha önce bildiriler dağıtıldı ve işgal güçleri hoparlörlerle defalarca çağrı yaptı, doğu girişine otobüsler getirip halkı otobüslere binip vakit geç olmadan Lübnan ve Suriye'ye göçe teşvik etti."

