
Mert İnan
Eskişehir
Nükleer enerji
Türkiye
Gündem haberleri
Haberlerimizi Google'da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google'da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Türkiye’nin yıllardır tartışılan toryum potansiyelinde kritik bir aşamaya geçildi. Eskişehir’in Sivrihisar ve Beylikova ilçelerindeki toryum, barit, florit ve nadir toprak elementleri sahasında bazı taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verildi. Yalnızca Sivrihisar’daki 380 bin 141 tonluk toryum rezervinin teorik hammadde değerinin yaklaşık 28 milyar dolara ulaştığı hesaplanıyor.
Türkiye’nin yer altında bekleyen stratejik toryum ve nadir toprak elementi kaynağı için Eskişehir’de kritik bir aşamaya geçildi. Sivrihisar ve Beylikova ilçelerindeki toryum, barit, florit ve nadir toprak elementleri sahasında 258 taşınmazın acele kamulaştırılmasına karar verildi. Bölgede yalnızca Sivrihisar’da 380 bin 141 ton toryum rezervi bulunurken, Beylikova-Sivrihisar sahasında 694 milyon tonluk kaynak materyal tespit edilmiş durumda. Bu dev potansiyelin enerjiye dönüştürülmesinde ise belirleyici unsur, yer altındaki miktardan çok Türkiye’nin geliştireceği nükleer teknoloji olacak.
DEVASA TORYUM YATAKLARI
Kamulaştırma kararı ocak proje alanlarından cevher stok sahalarına, bağlantı yollarından atık barajına, endüstriyel üretim tesislerinden idari yapılara kadar geniş bir yatırım planını kapsıyor. Karar listesinde Sivrihisar’ın Karkın ile Beylikova’nın Okçu ve Kızılcaören mahallelerindeki toplam 258 taşınmaz bulunuyor. Kamulaştırma kararı aynı zamanda, Eskişehir’in yer altında bulunan dev maden potansiyelini yeniden gündeme taşıdı.
28 MİLYAR DOLARLIK SERVET
Yapılan hesaplamalara göre, Sivrihisar’daki 380 bin 141 tonluk rezervin teorik değeri yaklaşık 28,1 milyar dolara ulaşıyor. Ancak asıl ekonomik potansiyelin, toryumun yalnızca çıkarılmasından değil, ileri nükleer teknolojilerle yakıta dönüştürülmesinden kaynaklanacağı belirtiliyor. Beylikova sahasını daha da stratejik hale getiren unsur ise toryumun bölgede tek başına bulunmaması. Sahada barit ve floritin yanı sıra yüksek teknoloji, savunma, enerji ve elektronik sektörleri açısından kritik öneme sahip nadir toprak elementleri de yer alıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre, Beylikova’daki 694 milyon tonluk cevher kaynağı içinde yaklaşık 12,5 milyon ton nadir toprak oksidi bulunuyor.
BİRÇOK KENTTE VAR
Türkiye’nin toryum potansiyeli yalnızca Eskişehir ile de sınırlı değil. Malatya-Hekimhan-Kuluncak, Kayseri-Felahiye, Sivas, Diyarbakır ve Burdur-Çanaklı çevresinde de toryum oluşumları bulunuyor. MTA’nın 2020’de Malatya-Kuluncak’ta yürüttüğü çalışmalarda ortalama 2 bin 32 ppm toryum içeren 3,8 milyon tonluk kaynak materyal tespit edildi. Bakanlık bu kaynağın ekonomikliği ve teknolojik kazanımına ilişkin çalışmaların henüz tamamlanmadığını belirtiyor.
STRAEJİK HAMMADDE
Analistler ve uzmanlara göre, Türkiye’nin elindeki toryum ve nadir toprak elementleri yalnızca enerji alanında değil, savunma, uzay, elektronik ve yüksek teknoloji sektörleri açısından da stratejik önem taşıyor. Küresel tedarikte Çin’in ağırlığı nedeniyle bu kaynaklar ABD ve Avrupa tarafından da kritik ham maddeler arasında değerlendiriliyor. Uzmanların dikkat çektiği teorik hesaplamalara göre, bir gigavatlık kesintisiz elektrik üretimi için yılda yaklaşık 3,5 milyon ton kömür ya da 200 ton doğal uranyum gerekirken, gelişmiş toryum sistemlerinde yaklaşık bir ton toryumla benzer ölçekte enerji üretilebilmesi mümkün. Türkiye’de belirlenen toryum kaynaklarının bu nedenle binlerce yıllık teorik enerji karşılığına ulaşabileceği hesaplanıyor.
ABD VE ÇİN İÇİN VAZGEÇİLMEZ!
Jeostrateji Uzmanı-Araştırmacı Dr. Ahmet Uslu ise Türkiye’nin elindeki önemli stratejik değerlerden biri olan toryumun yalnızca enerji açısından değil, nadir toprak elementleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Nadir toprak elementleri bugün elektrikli araç motorlarından rüzgar türbinlerine, elektronik sistemlerden savunma ve uzay teknolojilerine kadar çok geniş bir alanda kullanılıyor. Küresel tedarikte Çin’in ağırlığı nedeniyle bu kaynaklar ABD ve Avrupa açısından da stratejik ham madde olarak görülüyor" diyor.
KAZA İLE GÜNDEME GELMİŞTİ
Öte yandan Toryum konusu Türkiye’de 2007’deki Atlasjet uçak kazasının ardından da geniş biçimde gündeme gelmişti. 30 Kasım 2007’de Isparta’da düşen Atlasjet uçağında, Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Engin Arık’ın da aralarında bulunduğu bilim insanları yaşamını yitirmişti. Arık, Türkiye’nin toryum kaynaklarının enerji üretiminde kullanılabilmesi için uzun yıllar çalışma yürütmüş, toryumun uranyum-233’e dönüştürülmesi ve hızlandırıcı teknolojilerinden yararlanılması üzerinde durmuştu.
Yazarın Önceki Yazıları
İsrail sistemleri devrede, Yunanistan Ege'ye savunma ağı örüyor
29 Eylül 2026
248 milyondan 10 milyara, Türk savunması dünya liginde
28 Eylül 2026
6,9 milyonluk Rus akını! Antalya turizmde açık ara önde
28 Eylül 2026
İki boğaz, üç deniz! İran cepheyi büyütecek mi?
28 Eylül 2026
Buzullardaki saklı sır! Ağrı Dağı'nda neyi arıyorlar?
26 Eylül 2026
2
İki boğaz, üç deniz! İran cepheyi büyütecek mi?
3
248 milyondan 10 milyara, Türk savunması dünya liginde
4
6,9 milyonluk Rus akını! Antalya turizmde açık ara önde
5
Buzullardaki saklı sır! Ağrı Dağı'nda neyi arıyorlar?
6
Küresel su alarmı! Türkiye de riskli ülkeler arasında
7
Yıllar sonra açılan dosya! Alman arkeolog casus çıktı
8
Sincar’da yeni dönem, Türkiye'den önemli Irak hamlesi
9
Kızıldeniz’de büyük hesap! Küresel savaş korkusu
10
Meta’dan telefonları unutturacak hamle: Muse geliyor

