
Bursa Uludağ’da iki dönem halinde gerçekleştirilen “Arkadaşım Diyabet Aile Kampı”, Türkiye’nin farklı şehirlerinden 459 kişiyi bir araya getirdi.
Kampın ilk dönemine, 74 aile, 77 diyabetli çocuk, 128 ebeveyn, 38 diyabetli olmayan kardeş, ikinci dönemine ise 74 aile, 74 diyabetli çocuk, 113 ebeveyn ve 29 diyabetli olmayan kardeş katıldı.
Kampa 87 aile İstanbul dışından katılırken, 30 ailenin ücretsiz katılımı sağlandı.
Kampın eğitim ve sosyal programlarında 22 kişilik diyabet ekibi görev aldı.
29 yıl önce İznik’te başlayan diyabet kampı, Koç Üniversitesi Hastanesi Çocuk Diyabet Programı kapsamında yıllar içinde binlerce Tip 1 diyabetli çocuğun ve ailesinin bir araya geldiği önemli bir dayanışma platformuna dönüştü.
COVID-19 nedeniyle 2020 ve 2021 yıllarında “Arkadaşım Diyabet Online Kamp” düzenlenerek eğitimlerin kesintiye uğramaması sağlandı ve binlerce çocuk ve ailesine ulaşan kapsamlı bir eğitim videosu arşivi oluşturuldu.SOSYAL ÖĞRENME VE DAYANIŞMA Pandeminin ardından İznik Kampı, “Arkadaşım Diyabet Aile Kampı” adıyla Uludağ’da devam etti.
Her yıl düzenlenen kampa, 150’den fazla Tip 1 diyabetli çocuk olmak üzere, yaklaşık 500 kişi aileleriyle birlikte katılıyor.
Program kapsamında her yıl en az 30 Tip 1 diyabetli çocuk ve ailesinin kampa katılımı sağlanıyor.
Çocukların sensör ve insülin pompalarını tanıması, bu teknolojileri akranlarında görmesi ve kullanımlarına ilişkin deneyimlerini paylaşması destekleniyor. “Arkadaşım Diyabet Aile Kampı” çocukların diyabeti kabullenmelerine destek olurken, yalnızlıklarını azaltıp benzer deneyimleri yaşayan akranlarıyla yeni arkadaşlıklar kurmalarına imkân sağlıyor.
Kamp sürecinde çocuklar, aileler ve diyabet ekipleri arasında yeni bağlar kurulurken, diyabet eğitimi, çocukların ve ailelerin birlikte deneyimlediği sosyal bir öğrenme ve dayanışma sürecine dönüşüyor.Koç Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Bilim Dalı Başkanı Prof.
Şükrü Hatun ise etkinliğin önemini şu sözlerle vurguladı: “’Arkadaşım Diyabet Aile Kampı’nın en güçlü yanı, aidiyet ve dayanışma.
Aileler, diyabetin ilk dönemlerinde ‘Kurallar çok katıydı, nasıl yaşanır?’ şeklindeki korkularının zamanla değiştiğini ifade ediliyor.
Dolayısıyla kamptaki eğitim ve konuşmaların yalnızca ‘Diyabeti nasıl yönetirsiniz?’ konusunda değil, aynı zamanda ‘Diyabetle güzel ve özgür bir hayat mümkündür’ konusunda da değişim sağladığını söylemek mümkün.
Tüm bunlara ek olarak, ailelerin geri bildirimlerinde çocuklardaki değişimin çok belirgin olduğunu görüyoruz.
Özellikle bazı aileler çocuklarının kamptan önce diyabetlerini saklama eğiliminde oldukları, kamp sonrasında ise diyabetleriyle daha görünür ve barışık hale geldiklerini anlatıyor.
Aile ve çocukların geri bildirimlerinden özetle ‘Arkadaşım Diyabet Aile Kampı’nın temel başarısının ‘umut, güç, moral ve dayanışma’ olduğu, diyabet eğitimini de bir topluluk deneyimine dönüştürdüğü görülüyor.”emre.ozturk@haberglobal.com.tr

