
Estonya, Finlandiya ve Macaristan’ın Fin-Ugor halkları arasındaki uluslararası işbirliğini yeniden canlandırması için çağrı yapıldı.
Fin-Ugor Kültür Başkentleri programının dört yöneticisi, üç ülkenin öncülüğünde bir dünya kongresi düzenlenmesini ve Rusya’dan ayrılan Fin-Ugor topluluklarının temsilcilerinin de toplantıya katılmasını önerdi.
Girişim, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik savaşı sonrasında Moskova ile bu halklar arasındaki ilişkilerin zayıfladığı bir dönemde gündeme geldi.2022 SONRASI İLİŞKİLER KOPTUFin-Ugor Kültür Başkentleri programının yöneticileri Oliver Loode ve Liisa Sabolotni (Estonya), Aleksi Palkangas (Finlandiya) ve Peter Aranyi (Macaristan), 17 Ekim Fin-Ugor Akraba Halklar Günü dolayısıyla yayımladıkları çağrıda, 2022’de başlayan savaşın Rusya sınırları içindeki Fin-Ugor toplulukları ile Estonya, Finlandiya ve Macaristan arasındaki doğrudan temasları ciddi biçimde zayıflattığını belirtti.
Açıklamada, 1992-2021 yılları arasında uluslararası işbirliğinin temel platformlarından biri olan Fin-Ugor Halkları Dünya Kongresi sisteminin askıya alındığı ve eski işbirliği yöntemlerinin artık yeterli olmadığı ifade edildi.ÜÇ ÜLKEYE ORTAK KONGRE ÇAĞRISIDört yönetici, Estonya, Finlandiya ve Macaristan’ın öncülüğünde Fin-Ugor kültür kongreleri geleneğinin yeniden başlatılmasını önerdi.
Kongrenin önümüzdeki yıllarda üç ülkeden birinde düzenlenmesi ve siyasi, akademik ve kültürel temsilcileri bir araya getirmesi istendi.
Çağrıda, 2028 yılının özel bir fırsat olabileceği belirtildi.
Bu tarih, 1928’de Budapeşte’de düzenlenen III.
Fin-Ugor Kültür Kongresi’nin 100. yılına denk geliyor.RUSYA’DAN AYRILAN HALKLAR DA KATILACAKÖnerinin dikkat çeken başlıklarından biri, Rusya’dan ayrılmak zorunda kalan Fin-Ugor halklarının temsilcilerinin kongreye katılması.
Çağrıda, Rusya Federasyonu sınırları içinde yaşayan Fin-Ugor halklarının yanı sıra dünyanın farklı ülkelerindeki diasporaların da işbirliğine dahil edilmesi istendi.
Yöneticiler, yenilenen işbirliğinin Norveç, İsveç, Letonya, Romanya, Ukrayna ve Kanada gibi Fin-Ugor nüfusuna sahip ülkelerle de açık olması gerektiğini savundu.

