
Türkiye’nin farklı bölgelerindeki aynı sıcaklık değerleri insan üzerinde farklı etkiler yaratıyor.
Avrupa Orta Vadeli Hava Tahmin Merkezi verilerine dayanılarak hazırlanan ve Theoretical and Applied Climatology dergisinde yayımlanan çalışma, ısı stresini belirleyen meteorolojik etmenleri yapay zeka yöntemleriyle inceledi.
Araştırmayı değerlendiren Doç.
Doğukan Doğu Yavaşlı, sıcaklık arttıkça rüzgarın serinletici etkisinin de kaybolabildiğine dikkat çekti.Türkiye’nin yaklaşık yüzde 70’ini kaplayan iç kesimlerde ısı stresini artıran temel etmenlerden biri kuru hava olarak belirlendi.TÜRKİYE’NİN YÜZDE 70’İNDE KURU SICAKAraştırmaya göre İç, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’yu kapsayan ve Türkiye’nin yaklaşık yüzde 70’ine karşılık gelen yarı kurak alanlarda, sıcaklıktan sonraki en önemli etmen hava kuruluğu. “Buhar basıncı açığı” olarak adlandırılan bu durum, havanın insan bedenindeki nemi ne kadar hızlı çektiğini de gösteriyor.
Kuru havada ter daha hızlı buharlaşsa da sıcaklık cilt sıcaklığı kabul edilen 35 dereceyi geçtiğinde bedenin ürettiği ısıyı dışarı atması zorlaşıyor.
Bu nedenle kuru sıcak da nemli sıcak kadar ciddi sağlık riski oluşturabiliyor.KARADENİZ’DE RÜZGAR BELİRLEYİCİKaradeniz kıyıları ile Marmara’ya uzanan bölgelerde ise rüzgar belirleyici faktör olarak öne çıkıyor.
Nem oranının yüksek olduğu bu bölgelerde insan vücudu, serinlemek için terin buharlaşmasından daha çok hava hareketinin ısıyı uzaklaştırmasına ihtiyaç duyuyor.
Ancak sıcaklık 35 derecenin üzerine çıktığında rüzgarın serinletici etkisi azalıyor.
İnsan bedenine çok sıcak havanın taşınması, özellikle açık alanda, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunanlar açısından riski büyütebiliyor.Araştırma, sıcaklık 35 dereceyi geçtiğinde rüzgarın serinletici etkisinin azalabileceğini ortaya koydu. (AA)GÖLGE AKDENİZ'E YETMİYORAkdeniz kıyılarında ise güneşin yanı sıra sıcak ve nemli atmosferden ve gün boyunca ısınan yüzeylerden yayılan uzun dalga ışıma etkili oluyor.
Bu görünmez ısı yükü yalnızca güneş altında değil, gölgede ve akşam saatlerinde de devam edebiliyor.
Araştırmaya göre Akdeniz kıyılarında yalnızca gölgelendirme değil, yüzey sıcaklığını düşüren kent planlaması, yeşil alanlar ve hava dolaşımını artıran çözümler dev gerekiyor.SICAK GÜNLER İKİ KAT ARTTITürkiye’de “çok kuvvetli” ısı stresi yaşanan günlerin sayısı 1950’den bu yana yaklaşık iki katına çıktı. “Kuvvetli” ısı günlerindeki artış ise daha da yüksek seviyeye ulaştı.
Bu tablo, ısınmanın yalnızca rekor sıcaklıklarda değil, sıradan yaz günlerinde de etkisini artırdığını gösteriyor.
Doğukan Doğu Yavaşlı’ya göre erken uyarı sistemlerinin yalnızca sıcaklık değerine dayanması yeterli değil.
İç kesimlerde kuruluk, Karadeniz ve Marmara’da rüzgar, Akdeniz’de ise ışıma yükü ölçümlerde dikkate alınmalı; sağlık ve şehircilik politikaları da bölgesel koşullara göre hazırlanmalı.emre.ozturk@haberglobal.com.tr

