BIST 100
12.150,67 -0,94%
DOLAR
49,3591 0,13%
EURO
55,0884 0,08%
GRAM ALTIN
6.613,70 0,01%
BITCOIN
81.518,00 -1,77%
FAİZ
39,45 -0,35%
GÜMÜŞ GRAM
95,56 -0,09%
GBP/TRY
65,2223 0,07%
EUR/USD
1,1155 0,00%
BRENT PETROL
102,91 0,30%
ÇEYREK ALTIN
10.813,39 0,01%
İstanbul Parçalı Bulutlu
İstanbul hava durumu
20 °

Türkiye’nin büyük planıydı, Atatürk’ün yarım kalan mucizesi

HEDEF 450 UÇAK MOTORUYDUCumhuriyet'in henüz 15'inci yılı dolmadan Türkiye'de uçak motoru üretimi planlanıyordu.İkinci Sanayi Planı kapsamında 450 uçak motoru üretilmesi hedeflenmişti.Bu, dönemin ekonomik ve teknolojik koşulları düşünüldüğünde oldukça iddialı bir girişimdi.Türkiye yalnızca tarım ürünleri ihraç…

turkiyenin-buyuk-planiydi-ataturkun-yarim-kalan-mucizesi.jpg

HEDEF 450 UÇAK MOTORUYDUCumhuriyet'in henüz 15'inci yılı dolmadan Türkiye'de uçak motoru üretimi planlanıyordu.

İkinci Sanayi Planı kapsamında 450 uçak motoru üretilmesi hedeflenmişti.

Bu, dönemin ekonomik ve teknolojik koşulları düşünüldüğünde oldukça iddialı bir girişimdi.

Türkiye yalnızca tarım ürünleri ihraç eden, makine ve sanayi ürünleri ithal eden bir ülke olarak kalmak istemiyordu.

Havacılık, makine ve savunma sanayisinde yerli üretimin geliştirilmesi amaçlanıyordu.

Kayseri'de 1926'da kurulan uçak fabrikası, Cumhuriyet'in havacılık alanındaki ilk önemli girişimleri arasında yer alıyordu.ÜÇ BEYAZDAN ÜÇ SİYAHA GEÇİŞCumhuriyet'in ilk sanayileşme hamlesinde temel ihtiyaçların yerli üretimle karşılanması öncelikliydi.

Un, şeker ve pamuk üzerinden simgeleştirilen bu yaklaşım, ithalatın azaltılmasını amaçlıyordu.

Ancak 1930'ların ortalarına gelindiğinde hedef büyüdü.

İkinci Sanayi Planı'nda kömür, demir ve petrol gibi stratejik kaynaklar öne çıktı.

Türkiye artık yalnızca tüketim malları üretmek değil, ağır sanayi altyapısını da oluşturmak istiyordu.

Demir-çelik, madencilik, enerji ve kimya sanayisi yeni kalkınma anlayışının merkezine yerleşti.

Yer altı kaynaklarının çıkarılması kadar işlenmesi de önem kazanırken, ithal edilen sanayi ürünlerinin ülke içinde üretilmesi hedeflendi.BANKALAR KREDİ DEĞİL FABRİKA ÜRETECEKTİAtatürk döneminin ekonomi politikasında bankalara yalnızca para ve kredi sağlayan kuruluşlar olarak bakılmıyordu.

Sümerbank ve Etibank, sanayileşmenin doğrudan uygulayıcıları arasında yer alıyordu.

Sümerbank tekstil başta olmak üzere çeşitli üretim tesislerinin kurulmasını üstlenirken, Etibank madencilik ve enerji yatırımlarında önemli görevler aldı.

Devlet, özel sermayenin yetersiz kaldığı büyük yatırımlara öncülük ediyordu.

1935'te Atatürk'ün gündeme getirdiği güdümlü ekonomi anlayışı da bu yaklaşımı yansıtıyordu.

Amaç bütün ekonomik faaliyetleri devletleştirmek değil, kalkınmanın yönünü belirlemek ve özel girişimi de üretim sürecine katmaktı.

Böylece sanayi yatırımları, finansman ve hammadde kaynakları arasında güçlü bir bağ kurulması amaçlandı.GÜNEY KORE'DEN 25 YIL ÖNCETürk Tarih Kurumu tarafından yayımlanan akademik çalışmanın en dikkat çekici değerlendirmelerinden biri, Türkiye'nin 1930'lardaki sanayileşme yaklaşımı ile Güney Kore'nin 1960'lardan itibaren uyguladığı kalkınma politikaları arasındaki benzerlikler.

Devletin ekonomiye yön vermesi, bankaların sanayi yatırımlarını desteklemesi, stratejik sektörlerin belirlenmesi ve ihracat kapasitesinin geliştirilmesi iki modelin ortak özellikleri arasında gösteriliyor.

Güney Kore, sonraki yıllarda bu tür politikalarla dünyanın önemli sanayi ve teknoloji üreticilerinden biri haline geldi.

Türkiye ise benzer araçları çok daha erken bir dönemde gündemine almıştı.ATATÜRK'ÜN SON EKONOMİK HAMLESİ1938 yılına gelindiğinde Avrupa'da savaş tehlikesi giderek büyürken Türkiye, sanayi yatırımlarını hızlandırmanın yollarını arıyordu.

Döneme ilişkin anılarda, Atatürk'ün ağır hastalığına rağmen Celal Bayar tarafından sunulan ekonomik projelerle ilgilenmeyi sürdürdüğü aktarılıyor.

Özellikle ağır sanayi, enerji ve madencilik yatırımları ekonomik bağımsızlığın temel unsurları olarak değerlendiriliyordu.

Ancak Atatürk'ün Kasım 1938'de hayatını kaybetmesi ve 1939'da İkinci Dünya Savaşı'nın başlaması, ekonomik koşulları köklü biçimde değiştirdi.

Savunma ihtiyaçları, dış ticarette yaşanan güçlükler ve kaynak yetersizliği nedeniyle İkinci Sanayi Planı bütün hedefleriyle uygulanamadı.

Cumhuriyet'in ilk yıllarında ortaya konulan bu kalkınma tasarısı, Türkiye'nin yalnızca kendi ihtiyaçlarını karşılayan değil, ağır sanayi ve teknoloji üreten bir ekonomiye dönüşme hedefinin önemli belgelerinden biri olarak tarihteki yerini aldı.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?