
Uzayda yarım asırlık sessizliği bozan ve insanlığı yeniden derin uzayla buluşturan Artemis II ekibi, nihayet ayaklarını yere bastı. Ay’ın etrafında 1,1 milyon kilometrelik devasa bir turu tamamlayıp Pasifik’e iniş yapan dört astronot için yolculuğun en anlamlı durağı, cumartesi günü aileleriyle buluştukları Houston oldu.
'DÜNYA BİR BASKETBOL TOPU KADARDI'
Törende mikrofon başına geçen Görev Komutanı Reid Wiseman, hâlâ yaşadığı şoku atlatamamış gibiydi. Bir gün önce Mach 39 hızıyla atmosfere girdiklerini hatırlatan Wiseman, "Daha 20 saat önce pencereden baktığımda koca Dünya bir basketbol topu kadar görünüyordu. Şimdi ise evimizdeyiz" diyerek yaşadığı durumu özetledi. Wiseman, uzayda olmanın bir rüya gibi göründüğünü ancak oraya gidince insanın tek isteğinin ailesine kavuşmak olduğunu da samimiyetle itiraf etti.

NASA yöneticisi Jared Isaacman, astronotların "ileride unutulup gitme" mütevazılığına katılmadığını belirterek, "Bize Ay’ı ve evimizi yeniden gösterdiğiniz için teşekkürler. Artemis II asla unutulmayacak" dedi. Tören, mürettebatın birbirine ve ailelerine sarıldığı duygusal anlarla son buldu.
Ekibin diğer üyelerinden gelen mesajlar ise oldukça felsefiydi. Christina Koch, "Dünya’yı Ay’ın oradan bakınca "evrenin ortasında asılı duran sarsılmaz bir cankurtaran sandalı" olarak betimledi. İnsanlığa seslenerek, "Hepimiz aslında aynı geminin, yani Dünya’nın mürettebatıyız" dedi.
Victor Glover, yaşadıklarının tek bir vücuda sığmayacak kadar büyük ve yoğun olduğunu söylerken; Jeremy Hansen ise başarılarının aslında tüm insanlığın bir yansıması olduğunu vurguladı.
Bu iniş, sadece 10 günlük bir görevin sonu değil; insanlığın Ay yüzeyine yeniden ayak basacağı Artemis III yolculuğunun en büyük provası olarak kayıtlara geçti.

