
ABD ile İran arasındaki çatışmaların yeniden şiddetlenmesi, küresel petrol ticaretinin kalbi sayılan Hürmüz Boğazı’nı bir kez daha dünya ekonomisinin en kırılgan noktası haline getirdi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran limanlarını abluka altına alma ve boğazın güvenliğini Washington’ın kontrolüne geçirme açıklamalarının ardından petrol fiyatları iki günde yüzde 11’i aşan yükseliş kaydetti.
Hürmüz’deki her yeni gerilim, enerji ithalatına bağımlı Türkiye açısından akaryakıttan gıdaya, sanayi üretiminden cari açığa kadar uzanan yeni bir maliyet dalgası anlamına geliyor.BİTMEYEN SAVAŞ ABD ile İran arasında haziran ayında sağlanan geçici uzlaşmayla düşmeye başlayan Ortadoğu tansiyonu yeniden yükseldi.
İran bağlantılı gemilere yönelik ablukanın tekrar uygulanacağını açıklayan ABD yönetimi, İran’ın füze, insansız hava aracı, kıyı savunma ve deniz unsurlarına yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı.
İran ise Hürmüz Boğazı’ndan geçen tankerleri ve Körfez ülkelerindeki ABD askeri varlığını hedef alan saldırılarla karşılık verdi.
Bölgedeki karşılıklı saldırılar, dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz ticaretinin en önemli geçiş noktalarından biri olan Hürmüz’de gemi trafiğinin yeniden yavaşlamasına yol açtı.ABD Enerji Enformasyon İdaresi, Hürmüz’de trafiğin yeniden açılması üzerine temmuz ayının başında üçüncü çeyrek için Brent petrol tahminini 74 dolara kadar düşürmüştü.HER TEHDİT FİYATA YANSIYORABD Başkanı Donald Trump'ın son açıklamaları, İran’ın tankerleri hedef alan saldırıları ve ABD’nin yeniden başlattığı hava operasyonları küresel petrol piyasasında sert fiyat hareketlerine neden oldu.
Brent petrolün iki günlük toplam yükselişi yüzde 11,5’e ulaşırken; petrol fiyatları, İran ile ABD arasındaki haziran uzlaşmasının ardından gerilediği seviyelerden yeniden bir aylık zirveye tırmandı.
Petrol piyasasındaki yükselişi yalnızca Trump’ın açıklamaları tetiklemedi.
İran Devrim Muhafızları’nın Birleşik Arap Emirlikleri bağlantılı iki petrol tankerini hedef aldığına ilişkin haberler, ABD’nin İran kıyılarındaki askeri hedeflere yönelik saldırıları ve Tahran’ın bütün bölgesel enerji ihracatını durdurabileceği yönündeki tehdidi fiyat baskısını artırdı.TAHMİNLER TUTACAK MI?ABD’nin İran kıyı şeridinin tamamını kapsayan bir abluka uygulayacağını açıklamasının ardından petrol fiyatları bir günde yüzde 9’dan fazla yükseldi.
Bölgedeki gemi hareketleri ise son iki ayın en düşük seviyelerinden birine geriledi.
Haziran ayında 85 dolar ortalamasına gerileyen Brent petrol, mayıs ayındaki seviyesinin 22 dolar, nisan ayındaki zirvenin ise 32 dolar altında bulunuyordu.UZAKDOĞU'YA GİDİYOR ABD Enerji Enformasyon İdaresi’nin verilerine göre Hürmüz’den 2024 yılında günde ortalama 20 milyon varil petrol ve petrol ürünü geçti.
Bu miktar, dünya petrol ve sıvı yakıt tüketiminin yaklaşık yüzde 20’sine karşılık geliyor.
Boğazdan taşınan petrolün önemli bölümü Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore başta olmak üzere Asya pazarlarına gidiyor.
Bu nedenle Hürmüz’de yaşanacak uzun süreli bir kesinti yalnızca Avrupa ve ABD’yi değil, dünyanın en büyük üretim ve ticaret merkezlerini de doğrudan etkiliyor.
Hürmüz aynı zamanda dünya sıvılaştırılmış doğalgaz ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği bir güzergah.
Katar, 2024 yılında boğaz üzerinden günde yaklaşık 9,3 milyar fitküp LNG ihraç etti.
Bu miktar yıllık olarak yaklaşık 96 milyar metreküpe karşılık geliyor.KÜRESEL SİSTEMİ ETKİLİYORBirleşik Arap Emirlikleri’nin Hürmüz üzerinden yaptığı LNG ihracatı da günlük yaklaşık 700 milyon fitküp seviyesinde bulunuyor.
Böylece boğazdan geçen LNG’nin neredeyse tamamını Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin sevkiyatları oluşturuyor.
Katar gazının önemli müşterileri arasında Çin, Hindistan, Japonya, Güney Kore ve Avrupa ülkeleri yer alıyor.
Boğaz trafiğinin aksaması, petrolün yanı sıra doğalgaz ve elektrik fiyatlarını da yukarı taşıma potansiyeline sahip.Merkez Bankası çalışmalarına dayanan hesaplamalara göre Brent petrolün varil fiyatındaki kalıcı her 10 dolarlık artış, Türkiye’nin yıllık cari açığını yaklaşık 4 ila 5 milyar dolar artırabiliyor.TÜRKİYE'Yİ OLUMSUZ ETKİLİYORPetrol aynı zamanda plastik, ambalaj, boya, tekstil elyafı, kimyasal ürün, gübre, ilaç, temizlik ürünü ve sentetik kauçuk üretiminin de temel girdilerinden biri.
Bu nedenle petrol fiyatındaki artış önce ithalatçıya ve rafineriye, ardından üreticiye, taşımacıya, toptancıya ve son aşamada tüketici fiyatlarına ulaşıyor.
Türkiye’nin enerji faturası, petrol fiyatındaki küçük değişikliklere karşı bile yüksek duyarlılık gösteriyor.mert.inan@haberglobal.com.tr

