
Mert İnan
İstanbul
Sel Felaketi
sağanak yağış
Doğal Afetler
Haberlerimizi Google'da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google'da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
İstanbul'da etkili olan şiddetli sağanak, megakentin iklim değişikliği karşısındaki kırılganlığını bir kez daha ortaya çıkardı. Bazı bölgelerde metrekareye yaklaşık 194 kilogram yağış düşerken 1.277 su baskını, 15 heyelan ve 47 mahsur kalma olayı kaydedildi. Aşırı yağışların giderek büyüyen tehdidine betonlaşma, yoğun nüfus ve altyapı üzerindeki baskı da eklenince gözler İstanbul'un geleceğine çevrildi.
İstanbul, şiddetli sağanakla bir kez daha sele teslim oldu. Yollar göle döndü, evleri ve iş yerlerini su bastı, birçok noktada ulaşım aksadı. İstanbul Valiliğinin 14 Ekim saat 20.00 itibarıyla açıkladığı verilere göre, yalnızca 14 saatte AFAD ve 112'ye 2 bin 518 ihbar ulaştı. Kent genelinde 1.277 su baskını, 15 heyelan ve 47 mahsur kalma olayı kayıtlara geçti. Beykoz-Ömerli'de metrekareye düşen yağış 193,84 kilograma ulaşırken, Arnavutköy ve Sarıyer'de de 120 kilogramın üzerinde yağış ölçüldü. Son sağanak, iklim değişikliğiyle birlikte artan aşırı hava olayları riskinin yanı sıra İstanbul'un yıllardır tartışılan betonlaşma, plansız yapılaşma ve altyapı sorunlarını yeniden gündeme taşıdı.
BİR GÜNDE ÜÇ AYLIK YAĞIŞ
Sağanağın bilançosu, İstanbul'un karşı karşıya kaldığı tehlikenin boyutunu ortaya koydu. Valilik verilerine göre 808 konut, 280 iş yeri ve 76 araçla ilgili ihbar oluşturuldu. Yağışın bazı bölgelerde olağanüstü seviyelere ulaşması, özellikle dere yatakları, alt geçitler ve yoğun yapılaşmanın bulunduğu alanlardaki taşkın tehlikesini yeniden gündeme getirdi. Yağış miktarları arasındaki uçurum da dikkat çekti. Beykoz-Ömerli'de metrekareye 193,84 kilogram, Arnavutköy'de 125,9 kilogram, Sarıyer-İTÜ Maslak'ta 124,72 kilogram ve Çatalca'da 75,2 kilogram yağış kaydedildi. Buna karşılık Kartal'da 14,3, Bakırköy'de ise yalnızca 6,8 kilogram yağış ölçüldü. Beykoz'daki miktar, İstanbul'un ekim ayı için yaklaşık 66 kilogramlık uzun yıllar aylık yağış ortalamasının neredeyse üç katına karşılık geliyor.
BETONLAŞMA FELAKETİ BÜYÜTÜYOR
İstanbul'un karşı karşıya olduğu tehlike yalnızca gökyüzünden gelen yağmurla sınırlı değil. Yoğun yapılaşma, asfalt yollar, beton yüzeyler ve doğal su yollarına yapılan müdahaleler, yağmur suyunun toprağa sızmasını güçleştiriyor. Normal koşullarda toprağın emebileceği suyun önemli bölümü yüzeyden akarak kısa sürede sokaklara, alt geçitlere ve dere yataklarına yöneliyor.
KENTİN ALTYAPI SINAVI
16 milyon nüfuslu İstanbul'da kilometrekare başına yaklaşık 3 bin kişi düşüyor. Nüfus yoğunluğu, yapılaşma baskısı ve geniş ulaşım ağı, yağmur suyu yönetimini giderek daha karmaşık hale getiriyor. Yeni yerleşim alanları, genişleyen asfalt yüzeyler ve doğal alanların parçalanması, yağışın kent içinde nasıl hareket ettiğini de değiştiriyor. Özellikle riskli dere havzalarında yapılaşmanın denetlenmesi, yağmur suyu hatlarının güçlendirilmesi ve suyun toprağa sızabileceği alanların korunması önem taşıyor.
HEM KURAKLIK HEM SEL TEHLİKESİ
İklim değişikliğinin İstanbul açısından en önemli risklerinden biri de yağış düzenindeki değişim. Uzun süren yağışsız dönemlerin ardından kısa sürede yoğun sağanakların görülmesi, kenti hem kuraklık hem de taşkın tehlikesiyle karşı karşıya bırakabiliyor. Megakent geçmişte de büyük sel felaketlerine sahne oldu. 2009'da Ayamama Deresi çevresinde yaşanan ve can kayıplarına neden olan taşkınlar, dere yataklarındaki yapılaşmanın tehlikesini gözler önüne serdi. 2017'de Silivri'de iki saat içerisinde metrekareye 118 kilogram yağış düşmesi, kısa süreli sağanakların ne kadar yıkıcı olabileceğini gösterdi. 2023'te Başakşehir ve Arnavutköy'de yaşanan seller de benzer tehlikeleri yeniden hatırlattı.
Uzmanlar ne dedi?
BETONLAŞMA ETKİSİ
Ortaya çıkan tablo sonrası açıklama yapan Su Politikaları Uzmanı Dursun Yıldız ise şu uyarılarda bulundu: “İstanbul'da artık yalnızca ne kadar yağmur yağdığını değil, bu yağmurun neden afete dönüştüğünü tartışmalıyız. Beykoz'da metrekareye yaklaşık 194 kilogram yağış düşerken Bakırköy'de bu miktarın 7 kilogramın altında kalması, yağışın kent içinde ne kadar dengesiz dağıldığını gösteriyor. Betonlaşma arttıkça yağmur suyunun toprağa sızması zorlaşıyor, yüzey akışı hızlanıyor. Dere yataklarının daraltılması ve doğal su yollarının bozulması da taşkın riskini büyütüyor. İstanbul'un yaklaşık 16 milyonluk nüfusu, altyapı üzerindeki baskıyı daha da artırıyor."
KOLONLARA BAKILMALI
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı eski müsteşarlarından Prof. Dr. Mustafa Öztürk ise su baskınlarının binaların taşıyıcı sistemlerini de tehdit edebileceği uyarısında bulundu. Öztürk, “Bodrum katlarını ve otoparklarını su basan binaların kolon kiriş gibi taşıyıcı sistemleri incelenmeli. Özellikle su yalıtımı yapılmayan taşıyıcı sistemlerde” ifadelerini kullandı.
Yazarın Önceki Yazıları
Ekonomide iki farklı tablo, döviz gelse de riskler büyüdü!
15 Ekim 2026
30 milyar TL'ye ulaştı! Şifa mı, milyarlık pazar mı?
13 Ekim 2026
Etrüskler Türk müydü? Roma'nın 2600 yıllık büyük sırrı!
13 Ekim 2026
Türkiye'nin petrol sınavı, enerjide kartlar yeniden dağılıyor
13 Ekim 2026
Alım gücü düşüyor, evdeki hesap çarşıya uymuyor!
12 Ekim 2026
2
İstanbul'un felaketleri, Ayamama taştı, Beyoğlu yandı
3
Dolar Perşembe gününe nasıl başladı? Gözler verilerde!
4
Al birini vur ötekine
5
Dolar/TL'de yükseliş! Bugün ABD enflasyonu bekleniyor
6
Önleyici ve yok edici saldırı, NATO'nun kıtada 'Zafer Teorisi'
7
30 milyar TL'ye ulaştı! Şifa mı, milyarlık pazar mı?
8
Etrüskler Türk müydü? Roma'nın 2600 yıllık büyük sırrı!
9
Türkiye'nin petrol sınavı, enerjide kartlar yeniden dağılıyor

