
Mert İnan
İstanbul
Çevre kirliliği
İBB
Beşiktaş
Dolmabahçe ve Çırağan caddelerindeki asırlık çınarlar, ölümcül mantar hastalığı nedeniyle birer birer kuruyor. İlk bulguların ortaya çıkmasının üzerinden 14 yıl geçerken, alınan önlemlerin yeterliliği ve geçmiş raporların uygulanıp uygulanmadığı tartışılıyor. Uzmanlar bulaşmanın erken müdahaleyle sınırlandırılabileceğini belirtirken, yetkililer ise bilimsel takip sürecinin kesintisiz sürdürüldüğünü savunuyor.
İstanbul’un hafızasında önemli bir yere sahip olan Dolmabahçe ve Çırağan caddelerindeki asırlık çınarlar yeniden tartışmaların merkezinde. Beşiktaş ile Ortaköy arasındaki sahil yolunda sıralanan, bazıları 150 ila 200 yıllık olduğu belirtilen tarihi ağaçların önemli bir bölümünde tamamen kuruma, gövde çürümesi ve devrilme riski ortaya çıktı. Yapraklarını kaybeden, dalları kesilen ve yalnızca gövdeleri ayakta kalan çınarların görüntüleri kamuoyunda tepkiye neden olurken, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, ağaçların “çınar kanseri” olarak bilinen ölümcül mantar hastalığına yakalandığını açıkladı. Belediye yönetimine göre hastalık nedeniyle tamamen kuruyan ağaçların yeniden yaşatılması mümkün değil. Uzmanların bir bölümü ise hastalığın kaçınılmaz biçimde ölümle sonuçlandığını kabul etmekle birlikte, düzenli kontrol ve erken müdahalenin ağaçların ömrünü uzatabileceğini, bulaşmanın ise önemli ölçüde sınırlandırılabileceğini belirtiyor.
14 YIL GEÇTİ
Çınar kanserine son derece bulaşıcı olan “Ceratocystis platani” adlı mantar türü neden olurken, ağacın su ve besin taşıyan iletim dokularına yerleşen mantar, zamanla damar sistemini tıkıyor. Hastalığın ilerlemesiyle birlikte dallarda ani kurumalar, kabuk altında kahverengi ve mor lekeler, gövdede çatlaklar ve ağacın taç bölümünde belirgin seyrelmeler ortaya çıkıyor. Dolmabahçe ve Çırağan caddelerindeki çınarlarda hastalıkla ilgili ilk bulgular ise 2009 yılında tespit edilmişti. Bilimsel mücadele ve uygulama süreci ise 2012’de başladı. Belediye, üniversitelerden akademisyenler ve ilgili koruma kurullarının görüşleri doğrultusunda uygulama programı hazırlanmış, söz konusu program kamuoyunun gündemine sunulmuştu. Ancak aradan geçen 14 yıllık sürece rağmen tarihi ağaçlar çürümeye devam etti. Tartışmanın en önemli bölümünü ise geçmiş yıllarda hazırlanan raporların uygulanıp uygulanmadığı olmuştu.
ÖNLEM ALINMADI MI?
Bitki Hastalıkları Uzmanı Dr. Zeki Severoğlu ise çınar kanserini bölgedeki ağaçlarda yıllar önce tespit eden bilim insanları arasında yer alıyor. Severoğlu, 2022’de kendisinden rapor istendiğini, gerekli incelemeleri yaptıktan sonra tedavi, bakım ve koruma önerilerini yönetime sunduğunu; ancak kesimlerin ardından uygulanması gereken önlemlerin hayata geçirilmediğini ileri sürüyor. Severoğlu’na göre hastalıklı ağaçların kaldırılmasının ardından çevredeki ağaçlarda koruyucu uygulamalar yapılmadı ve bulaşmayı engelleyecek yeterli önlem alınmadı.
UYGUNSUZ KESİM İDDİASI
Orman Mühendisleri Odası da 2022 yılında yayımladığı değerlendirmede, Çırağan Caddesi’ndeki bazı kesimlerin yeterli bilimsel rapor olmadan yapıldığını, hastalıklı olduğu belirtilen çınarların yerine toprak sterilizasyonu ve bekleme süresi tamamlanmadan aynı tür fidanların dikildiğini savunuyor. Odanın önceki açıklamalarında, hastalığın 2011’de teşhis edildiği, o dönemde önerilen bakım ve tedavi yöntemleri sayesinde birçok ağacın yaşamının sürdürülebildiği öne sürülüyor. Kurum ayrıca 2021’de hazırlanan bazı teknik raporlarda hastalığı ilk tespit eden uzmanların görüşlerine yeterince başvurulmadığını iddia ediyor.
"BİLİMSEL TAKİP SÜRDÜ"
İBB ise ihmal suçlamalarını kabul etmiyor. Belediye yönetimi, hastalıkla mücadelenin yeni başlamadığını, ilk uygulamaların 2012 yılında önceki İBB yönetimi döneminde gerçekleştirildiğini ve bilimsel takip sürecinin kesintisiz sürdürüldüğünü belirtiyor. Açıklamalarda müdahalelerin üniversiteler, akademisyenler, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile tabiat varlıklarını koruma kurullarının onayı doğrultusunda yapıldığı vurgulanıyor.
MALZEMELERDEN DE BULAŞIYOR
Öte yandan öldürücü mantarın ağaca en sık budama, kesim, kazı veya araç çarpması sonucu oluşan yaralardan girdiği belirtiliyor. Hastalıklı ağaçlarda kullanılan testere, balta ve budama makasları yeterince dezenfekte edilmeden başka ağaçlarda kullanıldığında mantar sporları sağlıklı ağaçlara da taşınabiliyor. Uzmanlara göre sporlar budama ekipmanları üzerinde altı ay ile bir yıl arasında canlı kalabiliyor. Hastalığın etkeni, kesilmiş veya kurumuş odun dokusunda ise beş yıla kadar yaşayabiliyor. Bu nedenle çınar kanseriyle mücadelede yalnızca ağacın gövdesinin kesilmesi yeterli görülmüyor; köklerin sökülmesi, hastalıklı odunun kontrollü biçimde uzaklaştırılması, ekipmanın dezenfekte edilmesi ve toprağın belirli bir süre dinlendirilmesi gerekiyor.
ÖNLEMLER NELER OLMALI?
Çınar kanseriyle mücadelede en kritik aşamayı hastalık ortaya çıkmadan önce alınacak önlemler oluşturuyor. Uzmanlar, ağaçların en geç altı ayda bir ayrıntılı biçimde kontrol edilmesi gerektiğini belirtiyor. Budama dönemlerinde kullanılan testere ve makasların her ağaçtan sonra dezenfekte edilmesi, gövdede açılan yaraların koruyucu macunla kapatılması, kök çevresinde gelişigüzel kazı yapılmaması ve ağır araçların kök bölgesine girmemesi gerekiyor. Çınar ağaçlarının kökleri yüzeye yakın ve geniş bir alana yayıldığı için asfaltlama, kaldırım yenileme, altyapı kazısı ve kablo döşeme çalışmaları sırasında oluşan kesikler hastalık açısından önemli giriş kapıları yaratabiliyor. Yoğun trafik, egzoz gazları, toprak sıkışması, yetersiz sulama ve kök çevresinin betonla kapatılması da ağacın direncini düşürüyor.
[email protected]
Yazarın Önceki Yazıları
Konut piyasası yeniden ısındı! Satış arttı, reel değer kaybetti
28 Temmuz 2026
Kalpte sessiz tehlike
26 Temmuz 2026
YKS’nin görünmeyen yüzü, 67 bin kişi ne anlama geliyor?
25 Temmuz 2026
Suriye’de enerji dengesi değişiyor
24 Temmuz 2026
Her yıl 7 gece kaybediyoruz
23 Temmuz 2026
2
Çölün ilerleyişi durdu! Yeşil Çin Seddi'nin şaşırtan sonuçları
3
Dolar güçleniyor... Piyasalar Fed'i bekliyor
4
Konut piyasası yeniden ısındı! Satış arttı, reel değer kaybetti
5
Avrupa güvenlik ağına sızdılar
6
Yeni rejim nasıl olacak?
7
Öcalan, PKK'lılar ve özerklik: Dönüm noktası süreç nasıl işleyecek?
8
Bir korku filminden fazlası: Saplantı (Obsession) sinema tarihine geçti
9
"Yapay zeka kadın girişimciler için önemli fırsatlar oluşturuyor" Dr. Çağla Gül Şenkardeş anlattı

