
ABD Başkanı Donald Trump, FED üzerindeki faiz baskısını arttırıyor.
Trump, ABD'nin dünyadaki en düşük faiz oranına sahip olması gerektiğini savunarak, FED'in faiz indirmemesi halinde Washington'ın ticaret açığı verdiği bazı ülkelerle ticareti durduracağını söyledi.
Açıklama, güçlü istihdam verilerinin piyasalarda faiz indirimi değil, FED'in faiz artırabileceği beklentisini güçlendirdiği bir dönemde geldi.KAVGA 2018'DE BAŞLADITrump'ın FED ile çatışması yeni değil.
Trump, ilk başkanlık döneminde kendi atadığı Jerome Powell'ın 2018'de faiz artırımlarını sürdürmesine sert tepki göstermiş, FED'i ABD ekonomisinin önündeki en büyük sorunlardan biri olarak göstermişti.
Powell'ın görevden alınabileceğine ilişkin tartışmalar da bu dönemde başladı.
Trump, 2025'te Beyaz Saray'a döndüğünde Powell üzerindeki baskısını yeniden artırdı.
Faizlerin hızla indirilmesini istedi, Powell'ın politikalarını defalarca eleştirdi ve FED'in bağımsızlığı konusunda tartışma yaratan açıklamalarda bulundu.
Powell'ın sekiz yıllık başkanlığı Mayıs 2026'da sona ererken, Trump'ın seçtiği Kevin Warsh FED'in yeni başkanı oldu.
Ancak başkan değişikliği faiz kavgasını bitirmedi.
Warsh, enflasyonun yüzde 2 hedefine dönmemesi halinde faiz artırımının gerekebileceğinin sinyalini verdi.Trump'ın FED ile faiz kavgası ilk başkanlık döneminde başladı.
Kendi atadığı Jerome Powell'ı faiz artırımları nedeniyle hedef alan Trump'ın baskısı, 2026'da Kevin Warsh'ın FED Başkanlığı döneminde de devam ediyor. (Shutterstock)TRUMP İNDİRİM, PİYASA ARTIŞ BEKLİYORTrump'ın son çıkışı ABD ekonomisinden olumlu istihdam verilerinin geldiği güne denk geldi.
Ağustos ayında tarım dışı istihdam 162 bin kişi arttı, işsizlik yüzde 4,1'de kaldı.
Verilerin ardından yatırımcıların eylül ayında FED'in faiz artıracağı yönündeki beklentileri güçlendi.
Trump ise yüksek faizlerin ABD'yi diğer ülkeler karşısında dezavantajlı bıraktığını savunmaya devam etti.ABD BAŞKANLARI DAHA ÖNCE DE ÇATIŞTIBeyaz Saray ile FED arasındaki faiz kavgasının geçmişi onlarca yıl öncesine uzanıyor.
Harry Truman, Kore Savaşı sırasında devletin borçlanma maliyetlerinin düşük tutulmasını isterken FED'le karşı karşıya geldi; 1951'deki Hazine-FED Anlaşması merkez bankasının para politikasındaki bağımsızlığını güçlendirdi.
Lyndon Johnson, 1965'te FED Başkanı William McChesney Martin'in faiz artırmasına karşı çıktı.
Richard Nixon döneminde ise FED Başkanı Arthur Burns üzerindeki düşük faiz baskısı, 1970'lerin yüksek enflasyon döneminin gerekçelerinden birisi olarak gösterildi.
Amerikalı finans uzmanlarına göre Trump dönemini farklılaştıran ise başkanın FED'e yönelik baskıyı sürekli ve açık biçimde kamuoyu önünde yürütmesi.Küresel piyasalar, ABD'de açıklanacak tarım dışı istihdam verisine odaklandıEkonomi

