
ÜÇ AYLIK KRİTİK SINIRTüketici fiyatları yılın ilk dokuz ayında yüzde 24’ün üzerinde arttı.
Yıl sonunun yüzde 30 civarında tamamlanabilmesi için geriye kalan üç ayda toplam fiyat artışının yaklaşık yüzde 4-4,5 bandını aşmaması gerekiyor.
Bu hesap aylık bazda yaklaşık yüzde 1,4’lük bir enflasyon sınırına işaret ediyor.
Ekim, kasım ve aralık aylarında bu oranın üzerinde gelecek her veri, yıl sonu enflasyonunu yukarı doğru taşıyacak.
Bu nedenle artık tek tek aylık rakamlardan çok yılın son üç ayındaki ortalama hız kritik hale geliyor.AYNI HIZ SÜRERSE YÜZDE 31’İ GEÇİYORAğustos ayında aylık enflasyon yüzde 1,84 olarak gerçekleşti.
Eylülde de fiyatlar yine yüzde 1,84 arttı.
Son iki aydaki bu hızın ekim, kasım ve aralıkta da aynen devam ettiği varsayıldığında yıllık enflasyon yaklaşık yüzde 31’in üzerine çıkıyor.
Uzmanlara göre bu oranlama bir tahmin değil, mevcut hızın değişmediği varsayımıyla yapılan matematiksel bir projeksiyon.
Ancak rakam, yıl sonu enflasyonunun ne kadar dar bir koridorda ilerlediğini ortaya koyuyor.ENFLASYON MUTFAKTAN ÇIKIYOREylül rakamlarının dikkat çekici taraflarından biri gıdadaki hareket oldu.
Gıda ve alkolsüz içecek fiyatları aylık bazda hafif gerilerken genel enflasyon yükselmeye devam etti.
Buna karşılık ulaştırma, konut ve eğitim gibi gruplarda artışlar daha belirgin hale geldi.
Yıllık gıda enflasyonu yüzde 27,62 olurken konut grubundaki artış yaklaşık yüzde 40’a dayandı.
Yani fiyat baskısının merkezi giderek market raflarından hanelerin sabit giderlerine kayıyor.BASKI SABİT GİDERLERDEGıda fiyatlarında tüketici belli ölçüde ürün değiştirebilir, alışverişini erteleyebilir veya daha ucuz alternatife yönelebilir.
Ancak kira, ulaşım, okul, elektrik ve doğalgaz gibi kalemlerde aynı hareket alanı bulunmuyor.
Bu nedenle resmi enflasyonun gerilemesi vatandaşın hissettiği hayat pahalılığının aynı hızda azalacağı anlamına gelmiyor.
Özellikle konut ve hizmet fiyatlarındaki yüksek seyir hane bütçelerinde kalıcı baskı oluşturuyor.
Enflasyonun yapısı değişirken hayat pahalılığının hissedildiği alan da değişiyor.KİRA ENFLASYONUN ÖNÜNDEEylül verileriyle birlikte ekim ayında yenilenecek konut ve iş yeri kiralarında uygulanabilecek artış oranı yüzde 31’in üzerinde oluştu.
Bu oran yıllık tüketici enflasyonunun da üzerinde.
Konut grubundaki yıllık fiyat artışının ise yüzde 40 seviyesine yaklaşması dikkat çekiyor.
Ortaya ilginç bir tablo çıkıyor: Enflasyon yüzde 30’un altına inerken vatandaşın en büyük sabit giderlerinden biri olan barınma maliyetleri hâlâ daha yüksek hızla artıyor.
Yılın son üç ayında bu nedenle yalnızca “enflasyon düşüyor mu?” değil, “aylık artış yüzde 1,4’ün altında kalabilecek mi?” sorusu belirleyici olacak.
Fotoğraf: Shutterstock ve YZ

