
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın başkanlığında, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Türkiye Coğrafi Bilgi Sistemi Kurulu toplantısı yapıldı.
Toplantının açılışında, Manisa'nın Turgutlu ilçesindeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınındaki silahlı saldırıya ilişkin konuşan Yılmaz, "Sabah 07.59 sularında gerçekleşti bu saldırı. Saldırı olur olmaz emniyet güçlerimiz, sağlık ekiplerimiz olay bölgesine sevk edildi ve hemen gerekli müdahaleler yapıldı. Olayın faili olan kişi şu anda emniyet güçlerimizin, adli makamlarımızın kontrolü altında, yakalanmış durumda. Valimiz, olay yerinde ve gerekli çalışmaları ilgili kişilerle, makamlarla birlikte sürdürüyor. Yaralılarımız tedavi altında. Ümit ederiz ki hepsi en kısa sürede sağlıklarına kavuşsunlar. Milli Eğitim Bakanımız ve İçişleri Bakanımız olay yerine intikal ediyorlar. Onlar da olay yerine geçtikten sonra daha detaylı bir şekilde kamuoyunu bilgilendireceklerdir. Her türlü adli ve idari soruşturma da başlatılmış durumda." ifadelerini kullandı.
Yılmaz, gelişmelerin seyrine göre kamuoyunun bu konularda bilgilendirileceğini belirterek, "Ben, tekrar hepimize geçmiş olsun diyorum. Yaralılarımıza şifalar diliyorum ve bu çalışmaları sürdüren arkadaşlarımıza da kolaylıklar diliyorum." dedi.
"Kamulaştırma verilerini ortak bir coğrafi veri katmanında bir araya getireceğiz"
Coğrafi bilginin standartlara uygun biçimde üretilmesi, güvenli paylaşımı ve veri odaklı karar alma mekanizması olarak konumlandırılmasının başlıca öncelikleri arasında yer aldığını vurgulayan Yılmaz, bu bağlamda toplantıda ilk olarak coğrafi bilgi sistemleri alanındaki gelişmeler ile kamu kurumlarının performans ve olgunluk seviyelerini ele alacaklarını, ayrıca aynı bölgedeki projelerin kamu yararına göre seçilmesinde coğrafi bilgi sistemlerinin karar destek rolünü değerlendireceklerini söyledi.
Yılmaz, toplantıda, merkezi ve yerel yönetimlerin verileriyle stratejik önemi giderek artan su varlığının yüksek verimlilikle kullanımını ve değerlendirilmesini de ele alacaklarını bildirdi.
Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu'nu e-Devlet'e entegre ederek vatandaşların, kamu kurumlarının ve üniversitelerin kullanımına açtıklarını hatırlatan Yılmaz, şunları kaydetti:
"1 Ocak 2025 tarihinde 14 bin kullanıcısı olan Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu bugün 1 milyon 116 bin kullanıcı sayısına ulaşmıştır. Platform üzerinden sunulan veriler içerisinde parsel, yol, yapı, tescil harici alanlar, ortofoto, şehir atlası, afet toplanma alanları, çevre düzeni planı, uygulama imar planı, nazım imar planı, büyük ovalar, diri fay ve taşkın risk haritaları vatandaşlarımız tarafından yoğun bir şekilde kullanılmaktadır.
Türkiye Coğrafi Bilgi Sistemi'nin etkinliğini arttırmak için üzerinde önemle durduğumuz konu, platformdaki coğrafi verilerin kalitesi, güncelliği ve hizmet sürekliliğinin güvence altına alınmasıdır. Hedefimiz, mükerrer veri üretiminin önüne geçmek, veri güncelliği ve güvenilirliğini arttırmak ve kamu kaynaklarını daha etkin kullanmaktır."
"Bugüne kadar Ulusal Coğrafi Bilgi Platformumuzda merkezi idare kurumlarının coğrafi verilerini ortak standartlarla bir araya getirdik ve kullanıma açtık. Şimdi bu yapıyı bir adım daha ileri taşıyoruz. Büyükşehir, ilave ilçe belediyelerimiz, su ve kanalizasyon idarelerimiz ile il özel idarelerimizi de ulusal coğrafi veri ekosistemimize dahil ediyoruz." diyen Yılmaz, bu kapsamda yerel yönetimler tarafından sağlanan coğrafi verileri standartlara uygun hale getirerek 147 coğrafi veri ögesi için coğrafi veri paylaşım matrisleri oluşturduklarını, kurulan bu entegre yapıyla coğrafi veriyi sadece üretilen bir bilgi olmaktan çıkarıp etkin bir karar destek aracı yapmayı hedeflediklerini kaydetti.
Yılmaz, kamu yatırımlarının planlanmasında farklı kurumların görev ve sorumluluklarının aynı coğrafi alan üzerinde kesişebildiğini, uygulamada bir maden sahasının orman alanıyla, tarım arazisiyle, su kaynağıyla, korunan bir alanla ya da mevcut bir yatırımla veya planlanan başka bir kamu yatırımıyla kesişebildiğini ifade etti.
Böyle bir durumda farklı kurumların mevzuattan kaynaklanan görev ve yükümlülüklerinin ve kamusal önceliklerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini anlatan Yılmaz, benzer durumların enerji santrallerinden karayoluna, demiryolundan sulama tesisine, sanayi yatırımından tarımsal projelere kadar birçok alanda ortaya çıkabildiğine dikkati çekti.
Yılmaz, kamu yatırımlarındaki ve kurumsal önceliklerdeki çakışmaların zamanında belirlenememesinin ilave bürokrasiye yol açtığını, proje değişikliklerine, gecikmelere neden olduğunu, zaman kaybı ve maliyeti artırdığını söyledi.
CBS sistemiyle yatırımın ilk aşamasında belirlenen alanla hangi coğrafi veri katmanlarının kesiştiğinin ve hangi kurumların sorumlu olduğunun belirlenebildiğini vurgulayan Yılmaz, böylece kurumlar arası görüşleri daha erken, sistematik ve koordineli biçimde yürüterek üstün kamu yararını sağlayan seçenekleri zamanında belirleyebildiklerini bildirdi.
Yılmaz, coğrafi bilgi sistemlerinin sağlayacağı bu koordinasyonu kamulaştırma süreçlerinde de kullanacaklarını aktararak, şöyle devam etti:
"Kara yolundan demir yoluna, enerji tesisinden içme suyu ve altyapı yatırımlarına kadar pek çok kamu yatırımında kamulaştırma süreçleri yürütülmektedir. Farklı kamu kurumlarımız, kendi görev alanlarına göre kamulaştırma verileri üretmekte ve taşınmazlara ilişkin değerleme çalışmaları gerçekleştirmektedir. Aynı bölgedeki benzer nitelikteki taşınmazlar için farklı kurumların farklı zamanlarda yaptığı kamulaştırmalarda bedellerde farklılaşabilmektedir. Uyuşmazlıklara ve yargı süreçlerine de konu olabilen bu durumun önüne geçmek amacıyla, değişik kamu kurumlarının gerçekleştirdiği kamulaştırma verilerini ortak bir coğrafi veri katmanında bir araya getireceğiz.
Temel hedeflerimiz arasında, coğrafi veriyi yenilikçi fikirlerle işlemek ve ileri teknolojiyle buluşturarak katma değer oluşturmak yer almaktadır. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız aracılığıyla; girişimcilerimizin coğrafi veriyi teknolojiyle buluşturan yenilikçi projeleri teşvik edilmekte ve desteklenmektedir. Bu doğrultuda, 'Yerli ve Milli Navigasyon Uygulaması Geliştirme' projemiz öne çıkan projelerimiz arasındadır. Bu proje ile Türkiye’nin kendi teknolojik altyapısını ve coğrafi verilerini esas alarak, ihracat potansiyeli yüksek bir navigasyon ekosistemi oluşturulmasına katkı sağlanmaktadır. Coğrafi veriden katma değer üretme hedefimiz, üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizin deniz yetki alanlarını da kapsamaktadır. MSB Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızın 'Ulusal Deniz Coğrafi Veri Merkezinin Kurulması' Projesiyle Mavi Vatanımızın coğrafi veri altyapısını güçlendirerek ülkemizin deniz coğrafi veri kapasitesini ileri bir seviyeye taşımayı hedefliyoruz."
"Üretilen verileri KKTC otoritelerine teslim edilme aşamasına gelmiş durumdayız"
İklim değişikliği, nüfus artışı, kentleşme ve yükselen su talebinin, su kaynaklarının miktar ve kalite açısından birlikte değerlendirilmesini, kurumlar arası güçlü koordinasyonu, güvenilir, güncel, standart ve bütünleşik bir su verisi altyapısının oluşturulmasını zorunlu kıldığına işaret eden Yılmaz, "2026–2035 Ulusal Su Planı ile Türkiye'nin gelecek 10 yıllık dönemdeki su yönetimi hedefleri ve öncelikleri belirlenmiştir. Ulusal Su Bilgi Sistemi kapsamında oluşturulan bilgi ve veri altyapısının 'Akıllı Su Yönetim Sistemi' ile daha ileri bir aşamaya taşınması planlanmaktadır. Böylelikle, su kaynaklarının miktar ve kalitesini kaynaktan son kullanıcıya kadar bütüncül bir yaklaşımla, gerçek zamanlı izlemeyi ve yönetmeyi amaçlıyoruz. Ulusal Su Bilgi Sistemi için gerekli coğrafi verilerin, ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından standartlara uygun, güncel ve güvenilir şekilde üretilerek Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu üzerinden paylaşılması planlıyoruz." ifadelerini kullandı.
Yılmaz, CBS alanındaki kurumsal bilgi birikimi ve tecrübeyi dost ve kardeş ülkelerle yapılan işbirliklerinde de değerlendirmeye önem verdiklerini anlatarak, "Bunlar arasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti daha özel bir yere sahip. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde 2024 yılında Ulusal Coğrafi Veri Altyapısı Projesi'ni başlattık ve bu ilişkilerimize önemli bir örnek. Proje kapsamında bugün geldiğimiz noktada hava fotoğrafları çekimleri, gerçek ortofoto üretimleri ve 3 boyutlu dijital ikiz çalışmalarını tamamladık ve üretilen verileri Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti otoritelerine teslim edilme aşamasına gelmiş durumdayız." bilgisini paylaştı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, yürütülen tüm bu çalışmaların ortak hedefinin coğrafi veriyi ülkenin kalkınmasına hizmet eden güçlü bir kaynağa dönüştürmek olduğunun altını çizerek, "Türkiye Yüzyılı vizyonumuzla, coğrafi veriyi kamu yönetiminde daha doğru kararların alınması, yatırımların daha etkin planlanması, kaynakların daha verimli kullanımı, ekonomik ve toplumsal değer üreten yeni ürün ve hizmetlerin geliştirilmesinde stratejik bir güce dönüştürmeye kararlıyız." diye konuştu.

