
Küresel iklim krizinin etkileri yalnızca tarım, su kaynakları ve kent yaşamıyla sınırlı kalmıyor.
Artan sıcaklıklar, uzun süreli kuraklık ve aşırı hava olayları, tehlikeli kimyasalların depolandığı ve işlendiği sanayi tesislerinde yeni güvenlik sorunları yaratıyor.
Antalya'da 9 Kasım'da başlayacak COP31 zirvesi öncesinde değerlendirmelerde bulunan Falckon Türkiye Genel Müdürü Anıl Yamaner, iklim değişikliğinin özellikle kimya, petrokimya ve enerji sektörlerinde yangın, patlama ve tehlikeli kimyasal reaksiyon risklerini artırdığını belirtti.
Yamaner'e göre aşırı sıcaklıkların yanı sıra yenilenebilir enerji yatırımlarında yaygınlaşan lityum-iyon batarya sistemleri ve hidrojen teknolojileri de farklı müdahale yöntemleri gerektiren güvenlik sorunları oluşturuyor.
Büyük endüstriyel yangınlarda ortaya çıkan toksik gazlar, siyah karbon ve kimyasal atıklar, yalnızca tesis çalışanlarını değil çevredeki yerleşimleri, tarım alanlarını ve su kaynaklarını da tehdit ediyor.
İklim değişikliğine bağlı aşırı hava olaylarının sanayi kazalarını tetiklemesi, uluslararası literatürde doğal afet kaynaklı teknolojik kazalar olarak tanımlanan Natech risklerini de öne çıkarıyor.Fransa'nın Rouen kentinde 2019'da meydana gelen Lubrizol kimya tesisi yangınında yaklaşık 9 bin 500 ton kimyasal ve yanıcı madde yangından etkilendi.
Olayın ardından 200'den fazla yerleşim yerini kapsayan bölgede tarımsal üretim ve ürünlerin satışına geçici kısıtlamalar getirildi. (Reuters)9 BİN 500 TON KİMYASAL YANGINDAN ETKİLENDİFransa'nın Rouen kentinde 26 Eylül 2019'da Lubrizol kimya tesisinde başlayan yangın, endüstriyel kazaların çevre üzerindeki sonuçlarını ortaya koyan kritik örneklerden biri oldu.
Lubrizol tesisi ve yakınındaki depolama alanında yaklaşık 9 bin 500 ton kimyasal ve yanıcı madde yangından etkilendi.
Kentin üzerinde kilometrelerce uzanan yoğun siyah duman bulutu oluşurken çevredeki okullar geçici olarak kapatıldı ve bölge sakinlerine dumandan uzak durmaları yönünde uyarılar yapıldı.
Yangının ardından 200'den fazla belediyeyi kapsayan bölgede tarım ürünlerinin piyasaya sunulmasına geçici kısıtlamalar getirildi.
Süt, yumurta ve çeşitli tarım ürünleri denetime alınırken üreticiler ekonomik kayıplarla karşılaştı.
Fransız makamlarının yürüttüğü incelemelerde yangın sırasında açığa çıkan kirleticiler ve bunların çevresel etkileri araştırıldı.
Olayda doğrudan can kaybı yaşanmamasına rağmen yangının tarımsal üretim, halk sağlığı ve çevre güvenliği üzerindeki sonuçları uzun süre tartışıldı.
Lubrizol vakası, yüksek miktarda kimyasalın bulunduğu tesislerde yangın güvenliğinin yalnızca işletmenin iç meselesi olmadığını, çevredeki yerleşimlerin ve üreticilerin yaşamını da doğrudan ilgilendirdiğini gösterdi.PETROKİMYA YANGINI SU KAYNAKLARINI KİRLETTİABD'nin Teksas eyaletindeki Deer Park bölgesinde bulunan Intercontinental Terminals Company'ye (ITC) ait kimyasal depolama terminalinde Mart 2019'da çıkan yangın, Houston çevresinde geniş çaplı çevre ve ulaşım sorunlarına neden oldu.
Birden fazla kimyasal depolama tankına yayılan yangın sırasında oluşan siyah duman bulutu kilometrelerce uzaklıktan görüldü.
Bölgedeki benzen ölçümleri nedeniyle bazı yerleşimlerde halka evlerinde kalmaları ve pencerelerini kapatmaları yönünde uyarılar yapıldı.
Yangın söndürme çalışmalarında kullanılan su ve köpüklerin depolanan kimyasallarla karışması, olayın çevresel etkilerini daha da ağırlaştırdı.
Kirli sıvıların Tucker Bayou ve Houston Gemi Kanalı'na ulaşması üzerine su yollarında kirlilik tespit edildi ve bazı deniz ulaşım faaliyetleri geçici olarak durduruldu.
Olayın ardından yürütülen incelemelerde yangının güvenlik sistemleri, kimyasal depolama koşulları ve acil müdahale altyapısındaki eksikliklerle ilişkisi araştırıldı.
Doğrudan maddi hasarın 150 milyon doların üzerinde olduğu bildirildi.
Rouen ve Deer Park'taki iki büyük kaza, endüstriyel yangınların yalnızca atmosfere kirletici salımıyla sınırlı kalmadığını; kirli söndürme sularının nehirler, kanallar ve kıyı ekosistemleri üzerinde de yıkıcı sonuçlar yaratabildiğini ortaya koydu.SİGORTA ŞİRKETLERİNDEN SANAYİYE YENİ GÜVENLİK ŞARTLARIİklim krizinin sanayi üzerindeki fiziksel etkileri, üretim tesislerinin sigortalanması ve acil müdahale sistemlerinin geliştirilmesi açısından da yeni maliyetler doğuruyor.
Anıl Yamaner, aşırı sıcaklık, kuraklık ve yangın risklerinin yükselmesiyle birlikte sigorta şirketlerinin tesislerden daha gelişmiş güvenlik önlemleri talep ettiğini belirtti.
Yamaner, profesyonel tesis itfaiyeleri, ileri risk modellemeleri ve günün 24 saati faaliyet gösteren acil müdahale altyapılarının önem kazandığını vurguladı.
Riskleri yeterince yönetemeyen işletmelerin daha yüksek sigorta primleri, ağır muafiyetler ve sigorta teminatına erişimde güçlüklerle karşılaşabileceğini ifade etti.
Yamaner'e göre iklim değişikliğiyle mücadelede yalnızca sera gazı emisyonlarının azaltılması yeterli değil; sanayi tesislerinin aşırı hava olaylarına karşı korunması da gerekiyor.
Özellikle lityum-iyon bataryalar ve hidrojen teknolojileri, enerji dönüşümü sürecinde yangın güvenliği açısından özel mühendislik ve müdahale kapasitesi gerektiriyor.İklimde büyük alarm, COP31 öncesi 2,8 derece uyarısı!Yazarlar

