
Yapay zeka veri merkezlerinden elektrikli otomobillere, enerji nakil hatlarından savaş gemilerine kadar birçok sektörün ihtiyaç duyduğu metalde küresel rekabet hızlanıyor.
S&P Global'in Ocak 2026'da yayımladığı araştırmaya göre dünya genelindeki yıllık bakır talebinin 2025'teki yaklaşık 28 milyon ton seviyesinden 2040 yılında 42 milyon tona yükselmesi bekleniyor.
Bu, 15 yılda yüzde 50 artış anlamına geliyor.
Ancak mevcut üretim kapasitesi, yeni yatırımlar ve geri dönüşümün öngörülen gelişimi dikkate alındığında bile aynı yıl 10 milyon tonluk arz açığı oluşabileceği hesaplanıyor.
Söz konusu açık, beklenen küresel tüketimin yaklaşık dörtte birine karşılık geliyor.YAPAY ZEKA İÇİN GEREKLİ Bakır talebindeki artışın önemli nedenlerinden biri yapay zeka teknolojilerinin genişlemesi.
Veri merkezlerinin ihtiyaç duyduğu elektrik şebekeleri, transformatörler, soğutma sistemleri ve enerji dağıtım altyapısı yüksek miktarda bakır kullanıyor.
S&P Global'in projeksiyonunda yalnızca veri merkezlerinden kaynaklanan yıllık bakır talebinin 1,1 milyon tondan 2040 yılında 2,5 milyon tona çıkması öngörülüyor.
Savunma sektöründeki talebin de aynı dönemde yaklaşık üç katına çıkarak yıllık 1 milyon tona yaklaşması bekleniyor.
Bununla birlikte talep artışının en büyük bölümünü elektrik şebekeleri, yenilenebilir enerji yatırımları ve elektrikli araçlar oluşturuyor.Bakırın uluslararası fiyatı yükselirken Türk lirasının değer kaybetmesi, ithal girdi kullanan işletmelerin maliyetini iki ayrı kanaldan artırabiliyor.5,8 MİLYON TONLUK ÜRETİMTürkiye ise bakır madenciliği açısından önemli bir üretim altyapısına sahip.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre 2025 yılında 5 milyon 789 bin ton tüvenan bakır cevheri üretildi.
MAPEG'in kayıtlarında ise 2024 yılındaki üretim yaklaşık 5 milyon 452 bin ton olarak yer alıyor.
Bakanlık ayrıca MTA tarafından tespit edilmiş 5,4 milyon ton metal bakır içeriğine karşılık gelen kaynak bulunduğunu bildiriyor.
4,5 MİLYAR DOLARLIK İTHALATTürkiye'nin bakır ticaretindeki asıl dikkat çekici tablo, cevherin işlenmesiyle ortaya çıkıyor.
Dünya Bankası'nın WITS veri tabanında yer alan 2025 yılı dış ticaret kayıtlarına göre Türkiye, 458 bin 625 ton bakır katot ve katot parçası ithal etti.
Bu ithalatın parasal büyüklüğü 4 milyar 543 milyon dolara ulaştı.İKİ ÜLKENİN AĞIRLIĞIİthalatın ülkelere göre dağılımı ise Türkiye'nin bakır tedarikinde belirli pazarlara yoğunlaştığını gösteriyor.
2025 yılında Kazakistan'dan 2 milyar 236 milyon dolarlık, Bulgaristan'dan 1 milyar 5 milyon dolarlık bakır katot ithal edildi.
Bu iki ülkenin toplam payı, Türkiye'nin bakır katot ithalatının değer bazında yaklaşık yüzde 71'ine ulaştı.
Sırbistan, Rusya ve İran da önemli tedarikçiler arasında yer aldı.
Dış ticaret kayıtlarında dikkat çeken bir başka ayrıntı da Bulgaristan ile yapılan karşılıklı alışveriş.
Türkiye, 2025 yılında Bulgaristan'a yaklaşık 385 milyon dolarlık bakır cevheri ve konsantresi ihraç ederken aynı ülkeden 1 milyar doları aşan bakır katot ithal etti.Tohumda gizli bağımlılık!
Üretim artsa da riskler sürüyorYazarlarMALİYET NEREYE YANSIYACAK?Bakır fiyatındaki artış ise ilk aşamada kablo, elektrik motoru, transformatör, sanayi makinesi ve elektrikli ekipman üreticilerinin hammadde maliyetini etkiliyor.
Ardından elektrik şebekelerinin yenilenmesi, konutların elektrik tesisatları, yenilenebilir enerji yatırımları ve ulaşım altyapısı gibi alanlarda maliyet baskısı ortaya çıkabiliyor.
Türkiye açısından döviz kuru da bu hesapta belirleyici.

