
İklim değişikliğinin dünya kentleri üzerindeki etkileri giderek daha görünür hale gelirken, iklim istihbaratı şirketi AlphaGeo'nun hazırladığı son araştırma Türkiye açısından dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu.
Dünyanın en büyük 72 kentinin incelendiği İklim Riski ve Dayanıklılık Endeksi'nde Chicago ilk sırada yer alırken, Ankara beşinci, İstanbul ise sekizinci oldu.
Araştırmada iç ve kıyı selleri, aşırı sıcaklık, kuraklık, orman yangınları ve kasırga rüzgarları gibi altı fiziksel tehlike dikkate alınırken, kentlerin bu risklere karşı sahip olduğu altyapı ve uyum kapasitesi de hesaplamaya dahil edildi.
AlphaGeo verilerine göre Ankara'nın fiziksel iklim risk puanı 19 olarak hesaplandı.
Mevcut uyum önlemleri dikkate alındığında risk puanı 11'e gerilerken, kentin iklim risklerini azaltma kapasitesi yüzde 42,1 olarak belirlendi.
İstanbul'da ise fiziksel risk puanı 20, uyum önlemleri sonrasında kalan risk puanı 13 olarak hesaplandı.
İstanbul'un iklim risklerini azaltma oranı yüzde 35 oldu.
Böylece Ankara dünya sıralamasında beşinci, İstanbul ise sekizinci basamakta yer aldı.RİSK OLMADIĞI ANLAMINA GELMİYORAncak araştırmanın sonuçları, İstanbul'un iklim değişikliğinin yol açacağı tehlikelerden tamamen uzak olduğu anlamına gelmiyor.
AlphaGeo da endeksteki puanların kentlerin tamamına ait ortalamaları gösterdiğine, aynı kent içindeki mahalle ve bölgeler arasında büyük farklılıklar bulunabileceğine dikkat çekiyor.
Şirket ayrıca sıralamanın iklim felaketlerine karşı kesin bir koruma güvencesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çiziyor.
Nitekim İstanbul ve Türkiye'nin diğer kıyı kentlerine ilişkin bilimsel araştırmalar özellikle deniz seviyesi yükselmesi açısından ciddi risklere işaret ediyor.
Bilimsel çalışmalarda, küresel iklim değişikliği ve buzulların erimesine bağlı deniz seviyesindeki artışın İstanbul ve İzmir'in alçak kıyı bölgelerinde uzun vadeli su baskını riskini büyüttüğü ortaya koyuyor.İSTANBUL'DA 120 KİLOMETREKAREUzmanlar, mevcut iklim eğilimlerinin sürmesi halinde İstanbul'da 2050'ye doğru kıyı bölgelerinde önemli bir risk oluşabileceğini belirtiyor.
Yapılan çalışmalarda kentte 6 milyondan fazla kişinin yaşadığı yaklaşık 120 kilometrekarelik alanın deniz seviyesindeki yükselmeden etkilenebileceği öngörülüyor.
Benzer riskin İzmir için de geçerli olduğu, özellikle bazı bölgelerde ölçülen zemin çökmesinin deniz seviyesindeki yükselişle birleşmesi halinde tehlikenin daha da büyüyebileceği ifade ediliyor.
Uzmanlar, İstanbul başta olmak üzere Türkiye'nin kıyı şeritlerinde deniz taşması, aşırı hava olayları ve olası tsunami etkilerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğine de dikkat çekiyor.EGE KIYILARI DA TEHDİT ALTINDAÖte yandan Ege ve Akdeniz kıyılarındaki bazı tarihi ve arkeolojik alanlar da deniz seviyesindeki yükseliş tehdidi altında bulunuyor.
Muğla'daki Knidos ve Kaunos ile İzmir Bergama'daki Elaia Antik Liman Kenti'nin, iklim değişikliği ve yükselen deniz seviyesi nedeniyle yüksek risk taşıyan alanlar arasında bulunduğu belirtiliyor.
Türkiye'deki buzulların hızla küçülmesi de iklim krizinin ülkedeki bir başka önemli göstergesi olarak öne çıkıyor.
Erciyes'teki yaklaşık 700 metre uzunluğundaki buzulun günümüzde 130 metre seviyesine kadar gerilediği, kayıp oranının yüzde 80'e ulaştığı belirtilirken, Türkiye'nin doğusundaki diğer buzullarda da benzer ölçekte gerilemeler yaşandığı ifade ediliyor.

