
ABD'de 3 Kasım'da yapılan ara seçimlerde Demokratların Temsilciler Meclisi ve Senatoda çoğunluğu kazanması, Trump hükümetinde ilk önemli değişikliği de beraberinde getirdi.
Trump, 6 Kasım'da Beyaz Saray Genel Sekreteri Susie Wiles'ın görevinden ayrıldığını ve yerine uzun yıllardır en yakın danışmanlarından biri olan Stephen Miller'ın getirileceğini açıkladı.
ABD medyasına göre Trump, 60 Minutes programında seçim yenilgisinin ardından yönetiminde bazı değişiklikler yapacağını söylemiş, birkaç saat sonra Wiles'ın ayrılığı duyurulmuştu.
ABD tarihinde Beyaz Saray Genel Sekreterliği görevini üstlenen ilk kadın olan Wiles'ın yerine getirilen Miller, Trump'ın ilk başkanlık döneminden bu yana göçmenlerin sınır dışı edilmesi, iltica başvurularının sınırlandırılması, sokaklarda insanları öldüren ICE birliklerinin yaratılması ve federal göçmenlik güçlerinin yetkilerinin genişletilmesi yönündeki politikaların hazırlanmasının mimarı kabul ediliyor.
Amerikan basınında Trump'ın en sert göçmen karşıtı danışmanı olarak tanımlanan Miller, ikinci dönemde Beyaz Saray Genel Sekreter Yardımcısı ve İç Güvenlik Danışmanı olarak görev yapıyordu.Donald Trump'ın yeni Beyaz Saray Genel Sekreteri Stephen Miller, göçmenlere yönelik kitlesel gözaltı ve sınır dışı operasyonlarının başlıca mimarı olarak tanınıyor.
Miller, ilk Trump dönemindeki aile ayırma politikasından ikinci dönemdeki ICE operasyonlarına kadar birçok tartışmalı uygulamanın hazırlanmasında belirleyici rol oynadı. (Reuters)GÖÇMEN KARŞITI SİYASETİN MİMARI1985 yılında Kaliforniya'nın Santa Monica kentinde doğan Stephen Miller, siyasi faaliyetlerine genç yaşlarda göç karşıtı ve aşırı sağcı kampanyalarla başladı.
Duke Üniversitesi'nden mezun olduktan sonra Cumhuriyetçi siyasetçiler Michele Bachmann ve Jeff Sessions'ın yanında çalıştı.
Sessions'ın Senatodaki danışmanlarından biri olduğu dönemde göçmenlik yasalarının sertleştirilmesini savunan Miller, 2016 başkanlık kampanyasında Trump'ın yakın çevresine katıldı.
İlk Trump yönetiminde Müslüman nüfusun çoğunlukta olduğu bazı ülkelerin vatandaşlarına uygulanan seyahat kısıtlamaları, iltica sistemindeki değişiklikler ve ABD-Meksika sınırındaki sert uygulamaların ana planlayıcısı oldu.
Trump hükümetinin 2018'de uyguladığı ve binlerce göçmen çocuğun ailelerinden ayrılmasına yol açan sıfır tolerans politikası da Miller'ın mimarı olduğu uygulamalardan birisi olarak kayda geçti.
Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU), bu uygulamaların çocuklar ve aileler üzerinde kalıcı travmalara neden olduğunu belgeledi.
Southern Poverty Law Center'ın 2019'da yayımladığı araştırmada ise Miller'ın Breitbart editörleriyle yazışmalarında ırkçılık temelli beyaz milliyetçi yayınlardan ve göçmen karşıtı anlatılardan sıklıkla söz ettiği ortaya çıkarıldı.
Miller, Trump'ın 2024'te yeniden seçilmesinin ardından göçmenlerin kitlesel biçimde sınır dışı edilmesi programının merkezindeki isim haline geldi.ICE OPERASYONLARININ ARKASINDAKİ İSİMStephen Miller, ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi'nin (ICE) kitlesel gözaltı ve sınır dışı operasyonlarının planlanmasında belirleyici rol oynadı.
Miller, özellikle Trump'ın ikinci döneminde kurumun ülke genelinde yürüttüğü operasyonların siyasi ve idari mimarları olarak toplumda bilindi.
The Atlantic'in Ocak 2026'da yayımladığı kapsamlı araştırmaya göre Miller, göçmenlik uygulamalarını yöneten yetkililerle günlük toplantılar düzenleyerek gözaltı ve sınır dışı hedeflerinin artırılması için baskı yaptı.
Trump hükümetinin Chicago ve çevresinde yürüttüğü Operation Midway Blitz operasyonunda da Miller'ın belirleyici rolü bulunduğu ABC News tarafından ortaya çıkarıldı.
Federal göçmenlik görevlilerinin maskeli baskınları, sokaklarda gerçekleştirilen gözaltılar, protestocularla yaşanan çatışmalar ve sivil ölümler, sivil haklar kuruluşlarının sert eleştirilerine neden oldu.
Ocak 2026'da Minneapolis'te Renee Nicole Good'un bir ICE görevlisi tarafından vurularak öldürülmesi, federal göçmenlik operasyonlarında ölümcül güç kullanımına ilişkin tartışmaları büyüttü.
ABD medyasındaki yorumlara göre Miller'ın Beyaz Saray'ın idari yönetiminin başına getirilmesi, Donald Trump'ın mevcut çizgisini sürdüreceğinin işareti olarak değerlendiriliyor.YENİLGİ SONRASI DAHA BASKICI YÖNETİMCumhuriyetçilerin Kongrede çoğunluğu kaybetmesi, Donald Trump'ın göçmenlik, ekonomi ve dış politika alanlarındaki uygulamalarına yönelik siyasi tepkinin güçlendiği bir döneme rastladı.
Trump'ın seçim yenilgisinin ardından ilk büyük görev değişikliğinde Stephen Miller'ı tercih etmesi ABD basınında özellikle göçmen karşıtı politikaların yönetimdeki ağırlığı açısından dikkat çekti.
The Atlantic'in, Ocak 2026 araştırmasında Miller'ın Trump'ın en sert siyasi taleplerini somut devlet politikalarına dönüştüren başlıca danışman olduğu ortaya çıkarıldı.
Miller'ın yeni görevi yalnızca göçmenlik politikalarıyla sınırlı da değil.
Beyaz Saray Genel Sekreteri, başkanın günlük çalışma düzeninden üst düzey atamalara, kurumlar arası koordinasyondan siyasi önceliklerin uygulanmasına kadar kabine üzerinde geniş bir idari etkiye sahip bulunuyor.
Bununla birlikte Demokratların Kongrenin iki kanadında çoğunluğu ele geçirmesinin, Trump hükümetinin yasama alanındaki hareket serbestisini sınırlandırması da bekleniyor.New York'ta ICE ajanı göçmeni vurdu; protestolar başladıDünya

