
Anayasa Mahkemesi'nin Prof.
Canan Karatay hakkında verdiği ihlal kararı, aşı karşıtlığının ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.
Dünyada bu konuda verilen yargı kararları ise tek bir yaklaşım bulunmadığını, hekimlerin mesleki sorumlulukları ve toplum sağlığının korunmasının ifade özgürlüğü değerlendirmesinde belirleyici olduğunu gösteriyor.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Avrupa Birliği Adalet Divanı'nın son yıllarda verdiği kararlar, aşı politikalarının eleştirilmesi ile bilimsel temeli bulunmayan sağlık iddialarının mesleki sıfatla yayılması arasında ayrım yapıyor.AVUSTURYA'DA CEZA HUKUKA UYGUN BULUNDUAİHM, 27 Ağustos 2024'te sonuçlandırdığı Bielau/Avusturya davasında, aşıların etkisiz olduğunu savunan bir hekime verilen disiplin cezasını ifade özgürlüğüne aykırı bulmadı.
Avusturyalı aile hekimi, internet sitesinde yayımladığı yazılarda hastalıklara neden olan patojen virüslerin varlığını reddetmiş, aşıların hastalıklara karşı hiçbir zaman koruma sağlamadığını ve hiçbir hastalığın aşı sayesinde ortadan kalkmadığını ileri sürmüştü.
Avusturya Tabipler Birliği Disiplin Kurulu, hekimin açıklamalarının bilimsel gerçeklerle bağdaşmadığı ve meslek itibarına zarar verdiği gerekçesiyle 2 bin euro para cezası verdi.
Bir yıl süreyle ertelenen ceza, hekimin itirazlarına rağmen ülke mahkemelerince de onandı.
Hekim, ifade özgürlüğünün ihlal edildiği gerekçesiyle AİHM'e başvurdu.
AİHM, cezanın ölçülü olduğuna hükmeden mahkeme, ifade özgürlüğünün ihlal edilmediği sonucuna vardı.AİHM pek çok kararında aşı karşıtlığının düşünce özgürlüğü kapsamına alınamayacağına hükmetti.FRANSA'DA TELEVİZYON KANALINA AŞI TARTIŞMASI UYARISIAİHM'in 18 Haziran 2026'da verdiği CNews / Fransa kararı da aşı tartışmalarında ifade özgürlüğünün sınırlarına ilişkin dikkat çekici örneklerden biri oldu.
Fransız televizyon kanalı CNews'te 21 Kasım 2021'de yayımlanan bir programda, Covid-19 salgını ve aşı uygulamaları ele alındı.
Programa katılan bir enfeksiyon hastalıkları uzmanı, Fransa'da beşinci Covid-19 dalgasının yaşanmadığını, salgının sona ermek üzere olduğunu ve bazı ilaçların ölümlerin büyük bölümünü önleyebileceğini savundu.
Uzman ayrıca mRNA aşılarının hücreleri değiştirdiğini, yan etki ve ölüm vakalarında artış yaşandığını ileri sürdü.
Fransa'nın görsel-işitsel yayın düzenleyicisi Arcom, programda bu açıklamalara yeterli karşı görüş sunulmadığı gerekçesiyle kanala uyarı gönderdi.
CNews yönetimi, uyarının ifade ve yayın özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasıyla AİHM'e başvurdu.
Mahkeme, müdahalenin hukuka uygun ve toplum sağlığını koruma amacıyla gerekli olduğuna hükmetti.ÇEKYA'DA İNSAN HAKLARINA AYKIRI BULUNMADIAşı uygulamalarına ilişkin bir diğer önemli karar, AİHM Büyük Dairesi tarafından 8 Nisan 2021'de Vavřička ve Diğerleri / Çek Cumhuriyeti davasında verildi.
Dava, Çekya'da çocukluk çağı aşılarının zorunlu tutulması ve çocuklarını aşılatmayan ailelere para cezası uygulanmasıyla ilgiliydi.
Başvurucular, zorunlu aşı uygulamasının özel hayata saygı hakkını ihlal ettiğini savundu.
AİHM, zorunlu aşı uygulamasının özel hayata saygı hakkına müdahale oluşturduğunu kabul etmekle birlikte, toplum sağlığının ve özellikle aşı olamayacak durumdaki kişilerin korunması amacıyla bu müdahalenin demokratik toplumda gerekli olabileceğine hükmetti.İTALYA'DA FELSEFİ İNANÇ KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMEDİAvrupa Birliği Adalet Divanı da 18 Haziran 2026'da İtalya'daki zorunlu Covid-19 aşısı uygulamasına ilişkin bir karar açıkladı.
İtalya Savunma Bakanlığı bünyesinde görev yapan bir subay, 2022 yılında askeri personel için getirilen Covid-19 aşısı zorunluluğuna uymadığı gerekçesiyle görevinden uzaklaştırıldı.
Subay, aşıyı reddetmesinin kişisel inançlarıyla bağlantılı olduğunu ve uygulamanın ayrımcılık oluşturduğunu savundu.
İtalya Danıştayı'nın başvurusu üzerine konuyu inceleyen Avrupa Birliği Adalet Divanı, aşıya itirazın dayanağını değerlendirdi.
Mahkeme, subayın itirazının kişisel bir felsefi veya dini inançtan değil, aşının etkinliği, olası riskleri ve kamu sağlığı politikalarına ilişkin bilimsel belgelerden kaynaklandığını belirtti.CANAN KARATAY KARARINDA AYM NE DEDİ?Karatay'a, yazılı ve görsel medyada aşı uygulamalarına ilişkin yaptığı açıklamalar nedeniyle İstanbul Tabip Odası tarafından 2018 yılında disiplin soruşturması açılmış, soruşturma sonucunda bir ay süreyle geçici olarak meslekten alıkoyma cezası verilmişti.
Yüksek Mahkeme, kararında disiplin cezasının dayanağı olan Türk Tabipleri Birliği Kanunu'nun 39. maddesindeki düzenlemenin hangi fiile hangi yaptırımın uygulanacağını yeterince açık ve öngörülebilir biçimde ortaya koymadığına dikkat çekti.
AYM, 2025 yılında söz konusu maddeyi iptal ettiğini de hatırlatarak, Karatay'a verilen cezanın kanunilik şartını taşımadığı sonucuna ulaştı.

