
Avrupa, 2026-2027 kışına enerji arzı ve fiyatları açısından kırılgan bir tabloyla giriyor.
Kuzeyden gelen soğuk hava elektrik tüketimini artırırken rüzgar enerjisindeki üretim dalgalanmaları doğal gaz ve kömür santrallerine duyulan ihtiyacı yeniden gündeme taşıdı.
Özellikle Almanya'daki gelişmeler, enerji dönüşümüne rağmen fosil yakıtlara bağımlılığın yüksek talep dönemlerinde sürdüğünü ortaya koydu.
ENTSO-E verilerine göre Almanya'da elektrik talebi yaklaşık 60 gigavata yükselerek mart ayından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.
Aynı gün doğal gaz santrallerinin üretimi 14 gigavata kadar çıkarken kömür ve doğal gaz birlikte elektrik talebinin yüzde 42'sini karşıladı.Rüzgar üretiminin zayıflaması ve doğal gaz santrallerinin daha yoğun çalışması, piyasadaki fiyat baskısını artırdı.
Fotoğraf: ReutersTÜKETİM ZİRVEYE YAKLAŞTIAvrupa'nın en büyük ekonomisi Almanya'da elektrik talebinin 60 gigavata yaklaşması, soğuk havanın enerji sistemi üzerindeki en somut etkilerinden biri oldu.
Talebin bu seviyede 24 saat sürmesi, günlük 1,44 teravatsaat elektrik tüketilmesi anlamına geliyor.
Soğuk havayla konut ve iş yerlerindeki ısıtma sistemlerinin daha yoğun çalışması, sanayi tesislerinin enerji ihtiyacının devam etmesiyle birleşince şebeke üzerindeki yük büyüdü.
Özellikle akşam saatlerinde güneş enerjisinin devreden çıkması ve tüketimin yüksek kalması, elektrik fiyatlarını yukarı taşıdı.ELEKTRİK FİYATI 246 EUROYU AŞTIAlmanya'da doğal gazdan elektrik üretimi 10 gigavatın üzerinde seyrederken akşam saatlerinde 14 gigavata yükseldi.
Bu rakamlar, şubat ayından bu yana görülen en yüksek düzey oldu.
EPEX Spot verilerine göre Almanya'da 19.00-20.00 saatleri arasındaki toptan elektrik fiyatı megavatsaat başına 246,29 euroya ulaştı.
Bu rakam kilovatsaat başına yaklaşık 24,6 euro sente karşılık geliyor.AVRUPA DÜŞÜK STOKLA GİRİYORGas Infrastructure Europe verilerine göre Avrupa Birliği genelinde doğal gaz depolarının doluluk oranı yüzde 74,6 seviyesinde bulunuyor.
Depolarda yaklaşık 845 teravatsaatlik doğal gaz mevcut.
Ancak bu oran, aynı dönemin beş yıllık ortalamasının 14,7 puan altında.
Geçen yıl aynı tarihte depoların yüzde 82,8 dolu olması, Avrupa'nın bu kışa daha düşük rezervle girdiğini gösteriyor.
En çarpıcı tablo Almanya'da yaşanıyor.
Ülkenin yaklaşık 247 teravatsaat kapasiteli depolarında 151 teravatsaatlik doğal gaz bulunuyor.
Doluluk oranı yüzde 61,1 düzeyinde kalırken aynı tarihin beş yıllık ortalaması yüzde 88,1 seviyesinde.DOĞAL GAZDA 90 EURO ALARMIAvrupa'nın referans piyasası Hollanda merkezli TTF'de ise doğal gaz fiyatları ekim ayında megavatsaat başına 90 euro seviyesine yaklaştı.
Eylül sonunda 69,4 euro düzeyinde bulunan fiyatın kısa sürede yükselmesinde soğuk hava, LNG sevkiyatındaki sorunlar, Norveç kaynaklı arz kesintileri ve düşük stoklar etkili oldu.
Doğal gaz fiyatlarının yükselmesi elektrik üretim maliyetlerini de artırırken özellikle kimya, demir-çelik, cam, seramik ve gübre sektörleri için yeni bir maliyet baskısı oluşturuyor.İNGİLTERE KIŞA HAZIRLANIYORİngiltere'de enerji sistemi işletmecileri, kış boyunca doğal gaz ve elektrik arzının genel olarak talebi karşılayabileceğini bildirdi.
Bununla birlikte özellikle aralık ve ocak aylarında arz-talep dengesinin sıkışabileceği uyarısı yapıldı.
Kış aylarında en yüksek günlük doğal gaz talebinin 493 milyon metreküpe ulaşabileceği, mevcut arz kapasitesinin ise günlük 592 milyon metreküp olduğu hesaplanıyor.
Elektrik sisteminde talebin zirveye çıktığı dönemde 5,9 gigavatlık yedek kapasite öngörülüyor.Avrupa'nın kış boyunca enerji ihtiyacını hangi maliyetle karşılayacağı önümüzdeki ayların en önemli ekonomik başlıklarından biri olacak.
Fotoğraf: ReutersTÜRKİYE İÇİN DE RİSK VARAvrupa'da enerji fiyatlarının yükselmesi Türkiye açısından da önem taşıyor.
Avrupa ve Asya'da kış aylarında LNG talebinin aynı anda artması, uluslararası piyasalarda rekabeti güçlendirerek Türkiye'nin spot doğal gaz alımlarını daha maliyetli hale getireceği belirtiliyor.
Avrupa sanayisinde yükselen enerji maliyetleri bazı Türk ihracatçılara rekabet avantajı sağlayabilirken kıta ekonomisinde yaşanabilecek üretim ve talep kaybı, Türkiye'nin ihracatını olumsuz etkileyebilir.
Uzmanların ve enerji piyasası kuruluşlarının değerlendirmeleri, özellikle uzun süreli soğuk hava koşullarında fiyat oynaklığının artabileceğine işaret ediyor.

