
İngiltere merkezli saygın jeopolitik ve ekonomi yayın organı Middle East Monitor yayın organı Körfez coğrafyasındaki tedarik riskine dikkat çekti ve petrol enerji fazlalığının illüzyon yarattığına değindi.
Orta Doğu ekonomileri hakkında güvenilir raporlar yayınlamasıyla bilinen yayın organının analizinde, petrol piyasalarının bölgedeki fiziki arz riskini olduğundan düşük değerlendirdiği belirtildi.
Umud Shokri'nin de katkıda bulunduğu analize göre Hürmüz Boğazı, Babülmendep ve Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı petrol boru hattında aynı anda yaşanan sorunlar, Körfez petrolünün dünya pazarlarına ulaştırılmasındaki alternatif yolları ciddi biçimde daraltıyor.HÜRMÜZ'DE 125 GEMİDEN 7'YESorunun merkezinde dünyanın en önemli petrol geçiş noktası Hürmüz Boğazı bulunuyor.
ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan ve halen Washington-Tahran arasında devam eden çatışmalar öncesinde boğazdan günde yaklaşık 20-21 milyon varil petrol ve petrol ürünü geçiyordu.
Bu rakam küresel petrol arzının yaklaşık beşte birine eşit.
Middle East Monitor'e göre daha önce günde yaklaşık 125 büyük ticari geminin kullandığı boğazda geçişler bazı günlerde yalnızca 7 gemiye kadar gerilemiş durumda.
Analizde ABD-İran çatışmasıyla birlikte İran'ın geçiş koşulları üzerindeki fiili kontrolünün arttığı; saldırılar, yasak bölgeler, sigorta maliyetleri ve mürettebatın güvenlik kaygılarının ticari taşımacılığı zorlaştırdığı belirtildi.
Analiz yazısında ticari gemi şirketlerinin bu hattı artık güvenli ve sürekli kullanılabilir görmediğine de değinildi.İKİNCİ ÇIKIŞ DA RİSK ALTINDAKörfez petrolünün Hürmüz dışındaki ana seçeneklerinden biri, Kızıldeniz'e açılan Babülmendep Boğazı.
Ancak Middle East Monitor, Husilerin Yemen'in batı kıyılarındaki ilerleyişi ile Mocha Limanı ve Perim/Mayyun gibi stratejik noktalardaki etkinliğinin bu güzergah üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekti.
Bu durum özellikle Suudi Arabistan açısından büyük bir sorun niteliğinde.
Riyad, Hürmüz'deki riski azaltmak için petrolünün bir bölümünü Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu'ya yönlendirdi.
Ancak analizde vurgulandığı üzere risk ortadan kalkmadı; bir darboğazdan diğerine taşındı.
Husilerin gemilere ve enerji altyapısına yönelik saldırıları sonrasında Suudi Arabistan'ın Kızıldeniz üzerinden yaptığı yüklemelerde de sert düşüşler yaşanmaya devam ediyor.Çatışmalar öncesinde Hürmüz Boğazı'ndan günde yaklaşık 20-21 milyon varil petrol geçiyordu.
Günlük yaklaşık 125 büyük ticari geminin kullandığı hatta geçişler bazı günlerde 7 gemiye kadar düşmüş durumda. (Shutterstock)7 MİLYON VARİLLİK SİGORTA KAPANDITablonun üçüncü ayağını ise Suudi Arabistan'ın yaklaşık 1.200 kilometrelik Doğu-Batı, diğer adıyla Petroline Boru Hattı oluşturuyor.
Doğudaki petrol sahalarını Yanbu'ya bağlayan ve günlük yaklaşık 7 milyon varil kapasiteye sahip hat, Hürmüz'ün devre dışı kalması ihtimaline karşı Riyad'ın en önemli “sigortası” olarak görülüyordu.
Ancak hat 10 Eylül'deki saldırıların ardından kapatıldı.
Middle East Monitor'e göre Hürmüz'ü aşmak için kullanılan Suudi Petroline ile BAE'nin Habshan-Fujairah hattının toplam alternatif kapasitesi zaten yaklaşık 4-7 milyon varille, Hürmüz'den normal dönemde geçen 20 milyon varili karşılamaktan uzaktı.
Şimdi ise Hürmüz'deki sıkıntı, Babülmendep üzerindeki baskı ve Petroline'ın kapanması aynı anda yaşanıyor.ANA YOLLAR GÜVENLİĞİNİ YİTİRDİAnaliz, taraflar arasındaki diplomatik görüşme haberlerinin ardından petrol fiyatlarının hızla gerilemesinin yanıltıcı olabileceği uyarısında bulundu.
Brent petrol dönem dönem 100-110 dolar seviyelerine çıkarken piyasa ise olası müzakerelere odaklanıyor.
Ancak gemi geçişlerinin düşmesi, yükselen savaş sigortaları ve taşıma maliyetleri ile alternatif güzergahların daralması bu süreçte devam ediyor.
Middle East Monitor'e göre Körfez'deki mevcut petrol bolluğu görüntüsünün arkasındaki risk de burada yatıyor.
Analiz yazısında mevcut petrolün güvenli biçimde dünya pazarına taşınmasını sağlayan yolların giderek azaldığına vurgu yapılmakta.Küresel petrol arzı ağustosta 1,6 milyon varil azaldıEkonomi

