
Dünya Sağlık Örgütünün 2025 yılında yayımladığı rapora göre dünya genelinde 1 milyardan fazla insan ruhsal bozukluklarla yaşıyor.
Eylül 2026'da güncellenen veriler, kaygı bozuklukları ve depresyonun yüz milyonlarca insanın günlük yaşamını, eğitimini ve çalışma hayatını etkilediğini gösteriyor.
Buna karşın kaygı bozukluğu yaşayanların yalnızca yüzde 27,6'sı psikolojik destek alabiliyor.
DSÖ'nün Ruh Sağlığı Atlası raporuna göre ülkelerin kamu sağlık bütçelerinden ruh sağlığına ayırdığı payın ortalama değeri ise yüzde 2 düzeyinde kalıyor.
Veriler, ruh sağlığı sorunlarının yaygınlaşmasına karşın kamusal sağlık hizmetlerinin ihtiyaçları karşılamakta yetersiz kaldığını ortaya koyuyor.Dünya genelinde 1 milyardan fazla kişi ruh sağlığı sorunlarıyla yaşarken uzmanlar, ekonomik koşulların psikolojik etkilerine ve profesyonel desteğe erişimdeki yetersizliklere dikkat çekiyor. (Shutterstock)ÇOCUKLARDA YANLIŞ TANI RİSKİHekate Psikolojinin paylaştığı, 32 araştırmayı kapsayan ve 2025 yılında European Child & Adolescent Psychiatry dergisinde yayımlanan bilimsel incelemeye göre bir okulda en küçük çocukların dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) tanısı alma olasılığı, büyük akranlarına göre yüzde 38 daha yüksek.
Bu çocuklara DEHB ilacı reçetelenme olasılığı ise yüzde 28 artıyor.
Araştırma, çocukların gelişimsel farklılıklarının dikkate alınması ve tanı süreçlerinde aile ile okul koşullarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.
Uzmanlar, dikkat dağınıklığı ve hareketlilik gibi belirtilerin yalnızca hastalık göstergesi olarak değerlendirilmemesi, çocukların yaşlarının ve gelişim özelliklerinin de göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguluyor.EKONOMİK BELİRSİZLİK RUH SAĞLIĞINI ETKİLİYORHekate Psikoloji Kurucusu Klinik Psikolog Yener Yüksel, ruh sağlığı sorunlarının doğru değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
Her mutsuzluğun depresyon, her dikkat dağınıklığının DEHB ve her yoğun kaygının ruhsal bozukluk anlamına gelmediğini belirten Yüksel, acele verilen tanıların gerçek sorunları gözden kaçırabileceğini, tedavi gerektiren belirtilerin ihmal edilmesinin de sorunları ağırlaştırabileceğini söyledi.
Ekonomik belirsizliklerin, gelecek kaygısının, sosyal izolasyonun ve çalışma koşullarının psikolojik iyilik halini doğrudan etkilediğini vurgulayan Yüksel, ruh sağlığının yalnızca bireysel dayanıklılıkla ele alınamayacağını ifade etti.
Uzman, ailede, okulda ve çalışma hayatında destekleyici ortamların oluşturulması, doğru tanı süreçlerinin güçlendirilmesi ve profesyonel psikolojik desteğin herkes için erişilebilir hale getirilmesi çağrısında bulundu.
Dünya Ruh Sağlığı Günü kapsamında yapılan değerlendirmeler, ruh sağlığının yalnızca bireysel değil, aynı zamanda toplumsal ve kamusal sağlık politikalarıyla bağlantılı bir sorun olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.Yalnızlık sandığınızdan daha tehlikeli: Yaşamınızdan 6 yıl götürebilir!Yaşam

