BIST 100
12.153,20 -0,92%
DOLAR
49,3268 0,04%
EURO
55,1558 -0,17%
GRAM ALTIN
6.610,60 -0,51%
BITCOIN
82.547,00 -1,23%
FAİZ
39,45 -0,35%
GÜMÜŞ GRAM
95,86 -0,53%
GBP/TRY
65,2525 -0,09%
EUR/USD
1,1173 -0,24%
BRENT PETROL
102,91 0,30%
ÇEYREK ALTIN
10.808,46 -0,51%
İstanbul Parçalı Bulutlu
İstanbul hava durumu
21 °
  • ANASAYFA
  • SAĞLIK
  • 120 bin kan, 27 yıllık sır! Genetik şifremiz çalındı mı?

120 bin kan, 27 yıllık sır! Genetik şifremiz çalındı mı?

Mert İnan Nükleer silahlar Adnan Oktar Organize suç örgütü Türkiye Haberlerimizi Google’da Takip Edin Gelişmelerden anında haberdar olun. Google’da tercih edilenkaynak olarak ekleyin Türkiye’den yurt dışına götürülen biyolojik örneklerle Türk toplumunu hedef alabilecek silahlar geliştirilebileceği…

120-bin-kan-27-yillik-sir-genetik-sifremiz-calindi-mi.jpg

Mert İnan

Nükleer silahlar
Adnan Oktar
Organize suç örgütü
Türkiye

Haberlerimizi Google'da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.

Google'da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Türkiye’den yurt dışına götürülen biyolojik örneklerle Türk toplumunu hedef alabilecek silahlar geliştirilebileceği iddiası gündeme bomba gibi düştü. TEI Genel Müdürü Mahmut Faruk Akşit’in açıklamaları, 1999 yılında toplanan ve 120 bini yurt dışına gönderilen kan örneklerini yeniden tartışmaya açtı. Dönemin Sağlık Bakanı Osman Durmuş’un iddialarıyla da gündeme gelen olayda, 27 yıl sonra aynı soru soruluyor: Türklerin genetik verileri kimin elinde?

TUSAŞ Motor Sanayii (TEI) Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut Faruk Akşit'in genetik araştırmaların askeri amaçlarla kullanılabileceğine ilişkin sözleri yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Türkiye'den alınan kök hücrelerin yurt dışına götürüldüğünü öne süren Akşit, Türk milletinin genetik özelliklerinin haritalandırıldığını ve bu bilgilerden hareketle yalnızca belirli toplulukları hedef alabilecek silahların geliştirilebileceğini savundu. Akşit'in açıklaması, biyoteknolojinin savunma ve güvenlik alanlarında oluşturabileceği riskleri yeniden gündeme taşırken, Türkiye'nin yakın tarihinde yaşanan Oktar Babuna olayını da hatırlattı.

160 BİN KİŞİ KAN VERDİ

Türkiye, 1999 yılında lösemi hastası Oktar Babuna için başlatılan geniş çaplı kemik iliği donörü arama kampanyasına büyük destek verdi. Babuna'nın babası Prof. Dr. Cevat Babuna'nın öncülüğünde yürütülen kampanyada yaklaşık 160 bin kişiden kan örneği toplandı. Örneklerin yaklaşık 120 bini test edilmek üzere ABD ve Almanya'daki laboratuvarlara gönderildi. Dönemin resmi açıklamalarına göre 105 bin örnek ABD'de, 15 bin örnek Almanya'da incelendi. Ancak kampanya ilerledikçe örneklerin hangi koşullarda saklandığı, genetik bilgilerin kimlerle paylaşıldığı ve sonuçların neden Türkiye'ye teslim edilmediği soruları tartışma yarattı.

BAKANIN GENETİK ŞİFRE UYARISI

Kan örneklerinin yurt dışına gönderilmesine en sert tepkiyi gösteren isimlerden biri dönemin Sağlık Bakanı Osman Durmuş olmuştu. Dönemin MHP'li Bakanı Durmuş, Türk toplumuna ait genetik bilgilerin yabancı laboratuvarların eline geçmesinin ulusal güvenlik açısından risk oluşturabileceğini savundu. Durmuş, yıllar sonra yaptığı açıklamada ise kampanya kapsamında toplanan örneklerin ABD'deki bir laboratuvara gönderildiğini, sonuçların ve örneklerin Türkiye'ye kazandırılması için girişimlerde bulunduğunu anlattı. Durmuş ayrıca ABD'deki laboratuvarın, sonuçların paylaşılması ve örneklerle ilgili işlemler karşılığında 3,4 milyon dolar talep ettiğini, bu taleplerin kabul edilmediğini de dile getirdi. Durmuş, genetik araştırmaların ileride biyolojik savaşta kullanılabileceği konusunda dönemin yetkililerini uyardığını da açıkladı.

BAKANA AİLESİ ÜZERİNDEN TEHDİT

Olayın en dikkat çekici ayrıntılarından biri ise yıllar sonra ortaya çıktı. Osman Durmuş, 'Babuna kampanyasına' karşı çıktığı dönemde Adnan Oktar silahlı suç örgütünün baskılarıyla karşılaştığını gündeme taşıdı. Durmuş, ayrıca ailesi üzerinden tehdit edildiğini de savundu. Durmuş'un açıklamaları yalnızca ailesine yönelik tehdit iddialarıyla sınırlı kalmadı. Eski Bakan Durmuş, Adnan Oktar silahlı suç örgütüne yönelik bazı kişilerin bir bakanın yardımıyla TBMM kulislerinde dolaştığını ve görüntüler aldığını öne sürdü.

"STRATEJİK GÜVENLİK MESELESİ"

Jeostrateji Uzmanı-Araştırmacı Dr. Ahmet Uslu ise genetik araştırmalardan elde edilen verilerin ulusal güvenlik açısından taşıdığı risklere dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: “Genetik veriler artık yalnızca tıp dünyasının değil, küresel güç mücadelesinin de en stratejik unsurlarından biri. İnsan genomunda yaklaşık 3 milyar DNA baz çifti bulunuyor. Bu verilerin analiz edilmesiyle toplumların genetik özellikleri, bazı hastalıklara yatkınlıkları ve biyolojik farklılıkları hakkında son derece hassas bilgiler elde edilebiliyor. Bu bilgilerin kötü niyetli aktörlerin eline geçmesi, biyolojik silah araştırmalarında kullanılmaları riskini beraberinde getiriyor. Asıl tehlike, genetik veri bankalarının kimlerin kontrolünde olduğu ve bu bilgilerin hangi amaçlarla kullanıldığının yeterince denetlenememesi. Türkiye'nin genetik verileri sıradan bir sağlık bilgisi olarak değil, stratejik güvenlik meselesi olarak değerlendirmesi gerekiyor.”

Yazarın Önceki Yazıları

Ekonomide 5 kırmızı alarm! Üretim düşüyor borç yükü büyüyor
12 Ekim 2026

Ege'de Ukrayna senaryosu! Milyarlık gemilere ucuz tehdit
12 Ekim 2026

Mısır'dan ikircikli strateji! Ankara'ya yakın Atina'ya ortak
10 Ekim 2026

Thule'nin gizemli ağları, karanlık geçmişinde İstanbul izi!
10 Ekim 2026

Trump'ın süper zeka hesabı! Milyarlarca dolarlık güç savaşı
10 Ekim 2026

2
Ekonomide 5 kırmızı alarm! Üretim düşüyor borç yükü büyüyor

3
Mısır'dan ikircikli strateji! Ankara'ya yakın Atina'ya ortak

4
ABD'nin F-35 çifte standardı! Yunanistan'a füze ayrıcalığı

5
Trump'ın süper zeka hesabı! Milyarlarca dolarlık güç savaşı

6
Thule'nin gizemli ağları, karanlık geçmişinde İstanbul izi!

7
Trump'tan UCM'ye yaptırım, savaş suçları ABD'yi panikletti

8
“Türk hatlarını aşamadık” İngiliz subayın Çanakkale notları

9
Piyasalarda yeni görünüm, rezervlerde dikkat çeken seyir

10
ABD'nin Ege oyunu! Ankara'ya vaat Atina'ya silah

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?