
İran’da haftalardır süren protestolar devam ederken, ABD Başkanı Donald Trump’ın sert açıklamaları Tahran–Washington hattındaki gerilimi daha da artırıyor. Yaşanan gelişmeler, baskının yalnızca bir rejim değişikliği hedefi mi taşıdığı yoksa İran’ın sahip olduğu stratejik unsurlar nedeniyle daha geniş bir güç mücadelesinin parçası mı olduğu sorularını gündeme getiriyor.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Şuay Nilhan Açıkalın, İran üzerindeki baskının çok boyutlu olduğunu belirtti. Açıkalın, “Enerji kaynakları başta olmak üzere nükleer gücün İran’da bulunmaması, bu kapasitenin ortadan kaldırılması ve İsrail’in bölgede güvenliğinin sağlanması çerçevesinde izlenen farklı politikaların sonuçlarını görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

İran’a yönelik politikaların küresel dengelerle bağlantılı olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Serkan Gündoğdu ise süreci daha geniş bir perspektiften değerlendirdi. Gündoğdu, “Trump’ın Rusya’nın Ukrayna ile yaşadığı kriz ve devam eden savaş dikkate alındığında, bu hamleleri cepheleri zayıflatmaya ya da mevcut güçlere karşı direnci artırmaya yönelik küresel bir strateji olarak yorumluyorum.” dedi.

Yaşananların bölgesel bir kriz mi yoksa küresel bir hesaplaşmanın başlangıcı mı olduğu sorusuna yanıt veren Doç. Dr. Açıkalın, ABD’nin beklentisinin açık olduğunu savundu. Açıkalın, “Amerika Birleşik Devletleri’nin, İran’daki rejimin kendi çıkarlarına hizmet edecek bir yapıya dönüşmesini hedeflediğini ve bunun hem bölgesel hem de küresel politikaları etkileyecek bir amaç olduğunu görmek gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

İran’daki dengelerin bozulmasının olası sonuçlarına da dikkat çekildi. Doç. Dr. Serkan Gündoğdu, bölgenin hassasiyetine işaret ederek, “Bu coğrafyada küçük çaplı bir çatışmanın bile küresel bir savaşa ya da büyük bir uluslararası gerilime evrilme ihtimali oldukça yüksek.” uyarısında bulundu.

Doç. Dr. Şuay Nilhan Açıkalın ise İran’ın jeopolitik konumunun önemine vurgu yaparak, “Hürmüz Boğazı’na hakim, Afganistan ile sınırı bulunan geniş bir coğrafyadan söz ediyoruz. İran’da yaşanacak bir istikrarsızlık, başta göç olmak üzere bölge ülkeleri için çok ciddi sonuçlar doğurma potansiyeline sahip.” dedi.
Uzmanlara göre İran’daki gelişmeler yalnızca ülke içi bir kriz değil, Orta Doğu’dan küresel dengelere uzanan daha büyük bir hesaplaşmanın parçası olarak değerlendiriliyor.
