
Mert İnan
Kırklareli
Çevre kirliliği
Kuraklık riski
Kuraklık
Haberlerimizi Google'da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google'da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Türkiye’nin en önemli doğal miraslarından İğneada Longoz Ormanları yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Bilimsel araştırmaya göre bölgedeki sıcaklıklar 1,8 derece yükselirken Erikli Longozu 109 hektar küçüldü, Sakagöl’deki sulak alanlar yok oldu veya bozuldu. Küresel ısınmanın sürmesi halinde yüzyıl sonunda bölgenin yüzde 89’u yarı kurak iklime dönüşebilir.
Kırklareli'nin Demirköy ilçesinde, Karadeniz kıyısında yer alan İğneada Longoz Ormanları, Avrupa'nın en büyük subasar orman ekosistemlerinden biri olmasının yanı sıra Türkiye'nin biyolojik çeşitlilik açısından en değerli doğal alanlarından biri olarak kabul ediliyor. Ancak yaklaşık 3 bin 155 hektarlık milli park alanı ve 2 bin 500 hektarlık longoz ekosistemi, giderek ağırlaşan kuraklık tehdidiyle karşı karşıya. Bartın Üniversitesi Orman Fakültesi ile İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü araştırmacılarının uluslararası bilimsel dergi Forests'ta yayımlanan çalışması, bölgedeki ekolojik değişimin boyutlarını ortaya koydu.
109 HEKTARLIK KAYIP
Bilim insanlarının 1984 ve 2014 yıllarına ait orman yönetim planlarını karşılaştırarak gerçekleştirdiği inceleme, longozların bazı bölümlerinde ciddi alan kayıpları yaşandığını gösterdi. Araştırmaya göre Erikli Longozu'nun toplam alanı 674 hektardan 565 hektara geriledi. Böylece 30 yıllık dönemde yaklaşık 109 hektarlık alan kaybedilirken daralma oranı yüzde 16'ya ulaştı. Erikli'deki sulak orman alanı da 520 hektardan 462 hektara düştü. Bölgedeki değişim yalnızca ormanların daralmasıyla da sınırlı kalmadı. Sulak alan sınırları içerisinde 9,12 hektarlık tarım arazisinin ortaya çıkması, doğal ekosistem üzerindeki insan baskısının önemli göstergelerinden biri olarak değerlendirildi.
SAKAGÖL'ÜN GÖZYAŞLARI
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri ise Sakagöl Longozu'nda görüldü. Bilim insanları, 1984 yılında kayıtlarda bulunan yaklaşık 40 hektarlık sulak alanın mevcut niteliğini kaybettiğini veya bozulduğunu belirledi. Bölgede yaklaşık 9,9 hektarlık yeni su alanı oluşmasına rağmen önceki sulak alanların kaybı dikkat çekti. Sakagöl'deki tarım arazileri de 110 hektardan 140 hektara yükseldi. Yaklaşık 30 hektarlık tarımsal genişleme, suya bağımlı doğal yaşam alanlarının karşı karşıya bulunduğu baskıyı gözler önüne serdi. Kocagöl Longozu'nda ise sulak alanların büyük ölçüde korunduğu, tarım arazilerinde sınırlı bir artış görüldüğü belirlendi.
SICAKLIK 1,8 DERECE ARTTI
Longoz ormanlarının geleceğini tehdit eden en önemli gelişmelerden biri de bölgenin ikliminde yaşanan değişim. Araştırmada kullanılan uzun dönemli meteorolojik verilere göre İğneada çevresinin ortalama sıcaklığı 13,09 derece, yıllık ortalama yağışı ise 817,7 milimetre olarak hesaplandı. Özellikle 1981-2024 dönemine ait iklim değerlendirmelerinde sıcaklıkların yaklaşık 1,8 derece yükseldiği belirlendi. Bilim insanlarına göre asıl tehlike yalnızca ortalama sıcaklıkların yükselmesi değil, yağışların yıl içerisindeki dağılımının değişmesi. Bölgede yıllık toplam yağış miktarında büyük bir değişiklik görülmemesine rağmen en kurak aylarda yağışların azaldığı, buna karşılık sıcaklıkların arttığı tespit edildi.
YARI KURAK OLABİLİR
Araştırmanın en çarpıcı bölümünü ise 2100 yılına yönelik iklim projeksiyonları oluşturdu. Bilim insanları, farklı sera gazı emisyon senaryolarını değerlendirerek bölgenin iklim yapısının önümüzdeki yıllarda nasıl değişebileceğini modelledi. De Martonne iklim sınıflandırmasına dayanan sonuçlara göre günümüzde incelenen alanın yaklaşık yüzde 70'i yarı nemli, yüzde 1,6'sı nemli, yüzde 28,3'ü ise Akdeniz iklimi özellikleri gösteriyor. Ancak küresel ısınmanın sınırlandırılamadığı yüksek emisyon senaryolarından birinde, 2100 yılına gelindiğinde incelenen alanın yüzde 89,25'inin yarı kurak iklim sınıfına geçebileceği hesaplandı.
AĞAÇ TÜRLERİ DE DEĞİŞİYOR
İğneada'daki ekolojik bozulma, ormanların bitki çeşitliliğini de tehdit ediyor. Araştırmaya göre saplı meşe ve dişbudak gibi ağaç türleri giderek azalırken, bölgede yaşayan dört endemik, 12 nadir ve 55 tıbbi bitki türü de kuraklık riskiyle karşı karşıya.
CAN SUYU ÇAĞRISI
Araştırmanın yazarlarından İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürcan Büyüksalih, yüksek emisyon senaryolarında İğneada'nın büyük ölçüde yarı kurak bir iklim kuşağına dönüşebileceği uyarısında bulundu. Longozların karbon depolama kapasitesinin de tehlikede olduğunu belirten Büyüksalih, "Istranca Dağları'ndan bu ekosisteme su taşıyan derelere daha fazla müdahale edilmemeli. Mevcut baraj ve göletlerden kurak dönemlerde longozların kurumasını önleyecek miktarda ekolojik can suyu bırakılmalı" dedi.
Yazarın Önceki Yazıları
Avrupa'da gaz alarmı!
05 Kasım 2026
İngilizlerin büyük oyunu, Filistin'in kaderini değiştiren belgeler
05 Kasım 2026
Enflasyonun ardındaki tehlike!
05 Kasım 2026
Arada uçurum var! Kira zammında büyük değişim
05 Kasım 2026
Aradaki fark 95 milyar dolar, dış ticarette makas açılıyor
05 Kasım 2026
2
Aradaki fark 95 milyar dolar, dış ticarette makas açılıyor
3
İngilizlerin büyük oyunu, Filistin'in kaderini değiştiren belgeler
4
Arada uçurum var! Kira zammında büyük değişim
5
Orta Doğu'da yeni dönem, Türkiye'nin eli rahatlayacak mı?
6
Trump'ın seçim sınavı dünya basınında! “Mavi tsunami” ve "Brüksel, kendini hazırla" manşetleri
7
Kendi tarihlerini yazıyorlar, ABD'nin ilk yerli valisi oldu
8
Enflasyonun ardındaki tehlike!
9
Trump'ın kalesinde deprem! Cumhuriyetçilere ağır fatura, ABD siyasetinde yeni dönem
10
Orta Doğu'da gözler Washington'da: Trump'ın seçim sınavı bölge politikasını etkiler mi?

