
BİR ZAMANLAR 68 BİN KİLOMETREKAREYDİ Kazakistan ile Özbekistan arasında bulunan Aral Denizi, 1960'larda dünyanın dördüncü büyük gölüydü.
Yaklaşık 68 bin kilometrekarelik alanı kaplayan deniz, çevresindeki yerleşimlerin yaşam kaynağıydı.
Balıkçılık gelişmiş, liman kentleri kurulmuş, binlerce kişi geçimini denizden sağlamaya başlamıştı.
O yıllarda kimse birkaç on yıl içinde bu dev su kütlesinin büyük ölçüde yok olacağını tahmin etmiyordu.NEHİRLERİN YÖNÜ DEĞİŞTİRİLDİ Felaketin temeli Sovyetler Birliği döneminde atıldı.
1950'li ve 1960'lı yıllarda pamuk ve pirinç üretimini artırmak isteyen yönetim, Aral Denizi'ni besleyen Amu Derya ve Sir Derya nehirlerinin sularını geniş sulama kanallarıyla tarım alanlarına yönlendirdi.
Nehirlerden göle ulaşan su giderek azaldı.
Buharlaşmayla kaybedilen suyun yerini dolduracak kaynak kalmayınca deniz hızla çekilmeye başladı.DENİZ ÇEKİLDİ, BALIKÇILIK VE LİMAN KENTLERİ ÇÖKTÜ Suların çekilmesiyle balıkçılık sektörü büyük darbe aldı.
Balık türleri azaldı, tuzluluk arttı ve balıkçılık giderek imkânsız hale geldi.
Bir zamanlar kıyıda bulunan limanlar denizden kilometrelerce uzakta kaldı.
Balıkçıların tekneleri çalışamaz hale gelirken, bölgedeki fabrikalar ve balık işleme tesisleri kapandı.
Geçimini denizden sağlayan binlerce insan başka yerlere göç etmek zorunda kaldı.GEMİLERİN YERİNDE ARTIK ÇÖL VAR Aral Denizi'nin çekildiği alanlarda geriye tuz, kum ve tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan kimyasal kalıntılarla kaplı geniş bir taban kaldı.
Bir zamanlar su üzerinde ilerleyen balıkçı tekneleri bugün çölün ortasında paslanmış halde duruyor.
Denizin kuruyan yatağında ortaya çıkan yeni çöl alanına Aralkum adı verildi.
Uydu görüntüleri, denizin yıllar içinde nasıl parçalara ayrıldığını ve büyük bölümünün nasıl ortadan kaybolduğunu açıkça gösteriyor.FELAKETİN BEDELİNİ İNSANLAR ÖDÜYOR Aral Denizi'nin kuruması yalnızca balıkçılığın sona ermesi anlamına gelmedi.
Açığa çıkan deniz tabanındaki tuzlu ve kimyasal kalıntılar rüzgârla çevreye taşınmaya başladı.
Bu tozlar tarım alanlarına zarar verirken bölgedeki insanların yaşam koşullarını da ağırlaştırdı.
Deniz yüzeyinin küçülmesi yerel iklimi değiştirdi; yazlar daha sıcak, kışlar daha soğuk hale geldi.
Bir zamanlar bölgenin yaşam kaynağı olan Aral Denizi, yanlış su ve tarım politikalarının nasıl büyük bir çevre felaketine dönüşebileceğinin en çarpıcı örneklerinden biri oldu.Fotoğraflar: Shutterstock

