
İsveç'te 64 binden fazla yetişkinin beslenme ve sağlık verilerini inceleyen araştırmacılar, İskandinav diyetinin 24 yıllık dönemde ölüm riskini azaltabileceğini belirledi.
Ancak istatistiksel modellemeye dayanan çalışma, bu beslenme biçiminin karaciğer hastalıklarını önlediğini gösteremedi.
The American Journal of Clinical Nutrition dergisinde yayımlanan araştırmada, İsveç'teki iki büyük nüfus araştırmasından elde edilen veriler kullanıldı.
Araştırmacılar, 64 bin 406 yetişkinin yaklaşık 24 yıllık döneme yayılan beslenme ve sağlık verilerini değerlendirdi.
Katılımcıların beslenme alışkanlıkları farklı yıllarda kaydedildi; sağlık sonuçları hastane, kanser ve ölüm kayıtlarıyla karşılaştırıldı.24 YILDA ÖLÜM RİSKİNDE 2,67 PUANLIK FARKModellemeye göre sağlıklı İskandinav diyetine uyulması, 24 yıllık dönemde herhangi bir nedene bağlı ölüm riskinde, beslenme alışkanlıklarının değiştirilmediği senaryoya kıyasla 2,67 yüzde puanlık bir azalmayla ilişkilendirildi.
Bu sonuç, diyetin uzun vadeli sağlık üzerindeki olası etkilerine ilişkin bulguları güçlendiriyor.
Ancak araştırma, doğrudan bir neden-sonuç ilişkisini kesin olarak kanıtlamıyor.
Sonuçlar, gözlemsel veriler üzerinden oluşturulan istatistiksel modele dayanıyor.
Bu nedenle araştırmacıların bulguları farklı ülkelerdeki nüfuslar üzerinde de incelemesi önem taşıyor.ZEYTİNYAĞI YERİNE KOLZA YAĞIİskandinav diyeti, Akdeniz diyetine benzer biçimde sebze, meyve, baklagil, tam tahıl ve balık tüketimini öne çıkarıyor.
Ancak kullanılan temel besinler bölgenin iklimine ve geleneksel mutfağına göre değişiyor.
Bu beslenme modelinde yulaf, çavdar ve arpa gibi tam tahıllar; lahana, pancar, havuç ve şalgam gibi sebzeler; yaban mersini ve diğer orman meyveleri önemli yer tutuyor.
Somon, ringa ve uskumru gibi balıklar da beslenmenin temel unsurları arasında bulunuyor.
Zeytinyağı yerine çoğunlukla kolza yağı kullanılırken kırmızı et, işlenmiş et ve ilave şeker tüketimi sınırlandırılıyor.KARACİĞER HASTALIKLARIAraştırmanın dikkat çeken yönlerinden biri, ölüm riskiyle ilgili olumlu bulguların ciddi karaciğer hastalıkları bakımından aynı ölçüde doğrulanmaması oldu.
Modelde sağlıklı İskandinav diyetine uyulan senaryoda ciddi karaciğer sonuçlarının 24 yıllık riski yüzde 0,53 olarak hesaplandı.
Beslenme alışkanlıklarının değişmediği senaryoda bu oran yüzde 0,64, bölgesel beslenme önerilerine uyulan senaryoda ise yüzde 0,70 oldu.
Ancak bu farklar, İskandinav diyetinin ciddi karaciğer hastalıklarını önlediği sonucuna varmak için yeterli istatistiksel kanıt sağlamadı.SAĞLIK VE ÇEVRE AYNI SOFRADAİskandinav diyetinin öne çıkan özelliklerinden biri de çevresel sürdürülebilirlik hedefleriyle örtüşmesi.
Yerel ve mevsimlik ürünlere, bitkisel besinlere ve tam tahıllara ağırlık verilmesi; kırmızı ve işlenmiş et tüketiminin azaltılması, bu beslenme modelinin çevresel etkilerini de gündeme getiriyor.

