
ABD hükümeti, Uluslararası Ceza Mahkemesine (UCM) yönelik kapsamlı mali yaptırımlar ilan etti.
Karar, Güney Afrikalı hukukçu Navanethem “Navi” Pillay'ın 2026 Nobel Barış Ödülü'ne layık görüldüğünün açıklanmasından saatler sonra kamuoyuna duyuruldu.
Pillay, Güney Afrika'daki apartheid rejimine karşı mücadelesi, Ruanda soykırımının yargılanmasına katkıları ve Gazze'deki İsrail saldırılarına ilişkin soruşturmalarıyla tanınıyor.
Washington'ın son kararı, ABD askerleri ve İsrailli yetkililerin uluslararası ceza hukuku kapsamında soruşturulmasına yönelik uzun süredir devam eden itirazlarının yeni bir aşamasını oluşturuyor.
ABD medyasındaki yorumlarda ABD hükümeti hakkında da ülkenin işlediği savaş suçlarına ilişkin bir komisyon ve dosya hazırlanabileceği endişesinin hakim olduğu ifade edildi.ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Nobel Barış Ödülü'nün eski UCM yargıcı Navi Pillay'a verilmesinden saatler sonra mahkemeye yeni yaptırımlar açıkladı.
Washington, Amerikan askerleri ve İsrailli yetkililer hakkındaki savaş suçu soruşturmalarına karşı çıkıyor.
Çok sayıda bağımsız raporda ise ABD'nin Irak ve Afganistan'da savaş suçları işlediği sonucu yer alıyor. (Reuters)RUBIO MAHKEMEYİ TEHDİT ETTİABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, yayımladığı video mesajında Trump hükümetinin Amerikan vatandaşlarının UCM tarafından yargılanmasına izin vermeyeceğini açıkladı.
Mahkemeyi “haydut mahkeme” olarak nitelendiren Rubio, “Bu mahkemeyle işlemleri yasaklayacak, kaynaklarını kesecek ve bize karşı faaliyet gösterme kapasitesini felce uğratacağız” dedi.
Yeni yaptırımlar kapsamında UCM'nin ABD yetki alanındaki mal varlıkları dondurulacak, Amerikan kişi ve kuruluşlarının mahkemeyle mali işlemleri yasaklanacak.
Mevcut ticari ilişkilerin sonlandırılması için altı aylık geçiş süresi tanındı.
Rubio, UCM'ye üye ülkelerden mahkemeyi sınırlamalarını da isteyerek “Ya UCM tehditlerine son verecek ya da biz UCM'ye son vereceğiz” sözleriyle uluslararası yargı kurumunu açıkça hedef aldı.AFGANİSTAN'DA SAVAŞ SUÇU SORUŞTURMASIABD ile UCM arasındaki çatışmanın geçmişinde Afganistan'da işlenen savaş suçlarına ilişkin soruşturmalar bulunuyor.
Mahkemenin savcılık makamı, Afganistan'da 2003'ten itibaren işlendiği öne sürülen savaş suçları kapsamında ABD askerleri ile Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) mensuplarının işkence, kötü muamele ve insanlık onurunu zedeleyen uygulamalardaki olası sorumluluklarını inceleme konusu yaptı.
UCM Temyiz Dairesi, Mart 2020'de Afganistan soruşturmasına izin verdi.
ABD ise Roma Statüsü'ne taraf olmadığını belirterek mahkemenin Amerikan vatandaşları üzerinde yargı yetkisi bulunmadığını savundu.
Irak'taki savaş suçları da uluslararası hesap verebilirlik tartışmalarının önemli başlıklarından biri oldu.
UCM'nin Irak'taki ABD'yi savaş suçları ön incelemesi de 2020 yılında dava açılmadan tehditle kapatılmıştı.İSRAİL'E KORUMA, ULUSLARARASI HUKUKA YAPTIRIMWashington'ın mahkemeye yönelik baskısının bir diğer nedeni de İsrail hakkındaki savaş suçu soruşturmaları.
UCM, 21 Kasım 2024'te İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle tutuklama kararları çıkardı.
ABD hükümeti, İsrail'in mahkemenin yetki alanında bulunmadığı gerekçesiyle bu kararları reddetti ve UCM görevlilerine yönelik yaptırımlara başvurdu.
Nobel Barış Ödülü'nü kazanan Pillay ise BM'nin bağımsız soruşturma komisyonuna başkanlık ettiği dönemde Gazze'deki İsrail saldırılarını incelemiş, komisyon Eylül 2025'te İsrail'in Gazze'de soykırım işlediği sonucuna ulaşmıştı.
Bu komisyon UCM'den ayrı bir kurum olmasına rağmen Pillay'ın ödüllendirilmesi, uluslararası yargı mekanizmalarının siyasi baskılarla karşı karşıya kaldığı böylesine bir döneme denk geldi.
UCM Başkanı Tomoko Akane, ABD'nin yaptırım kararının adaletin işleyişini engellemeyi amaçladığını belirterek mahkemenin bağımsızlığından ve görevinden vazgeçmeyeceğini açıkladı.Savaş çıkaranlar geleneği bitti, Nobel Barış Ödülü gerçek sahibini bulduGündem

