BIST 100
13.284,42 -1,67%
DOLAR
48,7884 0,11%
EURO
56,1027 0,11%
GRAM ALTIN
6.872,79 1,04%
BITCOIN
81.123,00 6,04%
FAİZ
40,11 -1,23%
GÜMÜŞ GRAM
104,24 2,00%
GBP/TRY
65,4133 0,27%
EUR/USD
1,1486 0,09%
BRENT PETROL
99,67 -0,94%
ÇEYREK ALTIN
11.237,98 1,05%
İstanbul Açık
İstanbul hava durumu
19 °
  • ANASAYFA
  • KÜLTÜR SANAT
  • Ünlü fizikçiden “gerçeklik” çıkışı, Analitik düşünürler nasıl cevaplıyor?

Ünlü fizikçiden “gerçeklik” çıkışı, Analitik düşünürler nasıl cevaplıyor?

Kuantum fiziğinin önde gelen isimlerinden Carlo Rovelli, bu kez fizik değil doğrudan felsefe tartışmasıyla gündemde.Institute of Art and Ideas'a (IAI) konuşan Rovelli, yeni kitabı “On the Equality of All Things” (Tüm Şeylerin Eşitliği Üzerine) üzerinden…

unlu-fizikciden-gerceklik-cikisi-analitik-dusunurler-nasil-cevapliyor.jpg

Kuantum fiziğinin önde gelen isimlerinden Carlo Rovelli, bu kez fizik değil doğrudan felsefe tartışmasıyla gündemde.

Institute of Art and Ideas'a (IAI) konuşan Rovelli, yeni kitabı “On the Equality of All Things” (Tüm Şeylerin Eşitliği Üzerine) üzerinden gerçek dediğimiz şeyin ne olduğu sorusunu ortaya attı.

Rovelli'ye göre “Elektron gerçekten var mı?” sorusu bile baştan sorunlu olabilir.

Çünkü önce “gerçek olmak” dediğimiz şeyin ne anlama geldiğini bilmemiz gerekiyor.

Rovelli, bilim ve felsefenin bütün görünümlerin arkasındaki değişmez ve nihai gerçekliğe hiçbir zaman ulaşamayabileceğini savunuyor.“İŞTE BİR EL, İŞTE DİĞERİ”Analitik felsefenin kurucu isimlerinden G.

Moore'un yaklaşımı Rovelli'nin tartışmasına verilebilecek en sade cevaplardan birini sunuyor.

Moore, dış dünyanın varlığını kanıtlamaya çalışırken meşhur biçimde ellerini örnek göstermişti: “İşte bir el, işte diğeri.” Düşünür bu örnekle basit bir resim çizdi: Bir filozof dış dünyanın varlığından şüphe etmek için çok karmaşık bir teori kurabilir fakat elimizin, masanın veya karşımızdaki insanın var olduğunu bilmemiz, teoriden farklı olarak canlı, gerçek bir olgudur.

Moore düşüncenin, günlük hayatta bildiğimiz şeyleri hiçbir gerekçe olmadan yok sayarak başlayamayacağını ileri sürdü.GÖRÜLEN İLE GERÇEKLİK AYNI MI?Bertrand Russell ise tartışmayı daha farklı ele aldı.

Örneğin, bir masaya baktığımızda kahverengi olduğunu söylüyoruz.

Ancak ışık değişince masanın rengi de gözümüze farklı görünüyor.

Masaya başka bir açıdan baktığımızda ise şekli bile değişmiş gibi algılanıyor.

Russell'ın temel sorusu şuydu: Gördüğümüz masa ile bizden bağımsız olarak var olan masa aynı şey mi?

Russell dış dünyayı reddetmedi.

Tam tersine, duyularımızla karşılaştığımız şeylerden hareket ederek bizden bağımsız fiziksel dünya hakkında nasıl bilgi sahibi olabileceğimizi araştırdı.

Bu nedenle analitik felsefedeki realizmi, Rovelli'nin ifade ettiği gibi “ne görüyorsak gerçek odur” biçimindeki basit bir görüşe indirgemek kolay değil.Ünlü düşünür G.

Moore dış dünyanın varlığını anlatırken kendi ellerini örnek göstermişti: “İşte bir el, işte diğeri.” Analitik felsefenin en ünlü örneklerinden biri, gerçeklik tartışmasını gündelik hayatın en basit deneyimine taşıdı. (University of Cambridge Archives)GERÇEKLİK DONMUŞ NESNELERDEN İBARET DEĞİLAlfred North Whitehead ise gerçekliği yalnızca masa, taş veya sandalye gibi birbirinden ayrı ve değişmeyen nesneler toplamı olarak düşünmeye karşı çıktı.

Whitehead önemli olanın doğadaki oluş, değişim ve ilişkiler olduğunun altını çizdi.

Bir nehir yalnızca belirli miktarda sudan ibaret olmadığı gibi gerçeklik de yan yana duran sabit nesnelerden oluşmuyordu.

Rovelli eleştirisini dile getirirken analitik düşüncenin bu noktayı hali hazırda ifade ettiğini de gözden kaçırıyor.SORUN DİL VE TANIMLARDA MI?Filozof Ludwig Wittgenstein ise tartışmayı başka bir noktaya taşıdı.

Wittgenstein geç döneminde, düşüncedeki birçok büyük sorunun, kelimeleri günlük kullanımından koparıp yanlış yerde kullanmamızdan kaynaklanabileceğini düşündü.

Wittgenstein açıkça “gerçeklik gerçekten gerçek midir?” gibi bir soru sorduğumuzda önce “gerçek” kelimesini burada nasıl kullandığımıza bakmamız gerektiğine dikkat çekti.

Rovelli de “Bir elektron gerçek midir?” sorusunun, “gerçek” kelimesinin anlamını baştan kabul ettiği için yanlış kurulmuş olabileceğini ileri sürmekte.

Bu ifade doğrudan Wittgenstein'in altını çizdiği soruya değiniyor.

Günümüz düşünürlerine göre “gerçeklik” sorusuna tek bir cevap verilemiyor.Kuantum 100 yaşında!

1 asır sonra bile anlaşılamıyorGündem

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?