

Trump’ın henüz nihai kararını vermediği bu operasyonun, Beyaz Saray’ın öngördüğünden daha uzun sürebileceği ve Amerikan askerlerini İran’ın olası misillemelerine doğrudan maruz bırakabileceği belirtiliyor. Gazete, bu bilgileri ABD’li resmi kaynaklara dayandırıyor.
Trump, pazar günü basına yaptığı açıklamada İran’ın ABD’nin taleplerine uyması gerektiğini, aksi takdirde “ülkelerinin kalmayacağını” söyledi. Ayrıca “bize nükleer tozu verecekler” ifadesini kullandı, ancak İran uranyumuna yönelik bir operasyon planından açıkça bahsetmedi.
İran hükümeti, yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş yaklaşık 440 kilo nükleer maddeye sahip olduğunu doğruladı. Bu saflık oranı, nükleer silah üretimi için gerekli olan yüzde 90 seviyesine oldukça yakın kabul ediliyor. İran ise nükleer silah geliştirme niyetinde olmadığını savunurken, ABD ve İsrail bu ihtimalden endişe duyuyor.
İsfahan ve Natanz’daki tesisler
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), 2019’dan bu yana İran’daki tesislere erişimin engellendiğini belirtiyor. Ancak kurum, uranyum rezervlerinin hâlâ ABD ve İsrail’in 2025 Haziran’ında saldırdığı üç noktadan ikisinde bulunabileceğini düşünüyor: İsfahan’daki bir tünel kompleksi ve Natanz’daki bir depo.
Bu bölgelere ulaşmak ve uranyumu çıkarmak için Amerikan özel kuvvetlerinin, muhtemelen İran’ın karadan havaya füzeleri ve insansız hava araçlarının ateşi altında bu noktalara ulaşması gerekecek.
Bölgeye ulaşıldığında ise, “mühendislerin enkazı tarayıp mayın veya patlayıcı tuzak olup olmadığını kontrol edebilmesi için muharip birliklerin çevre güvenliğini sağlaması” gerekecek.
“Hızlı gir-çık operasyonu değil”
WSJ’ye konuşan uzmanlara göre, zenginleştirilmiş uranyum muhtemelen dalış tüplerine benzeyen 40 ila 50 silindir içinde saklanıyor. Bu nedenle malzemenin taşınması için özel konteynerlere yerleştirilmesi ve birkaç kamyonla sevk edilmesi gerekecek.
Operasyonun tamamlanması bir haftayı bulabilir ve nükleer materyalin ülke dışına çıkarılması için geçici bir havaalanı kurulmasını gerektirebilir. Bu da süreci son derece riskli hale getiriyor.
ABD Merkez Komutanlığı ve Özel Operasyonlar Komutanlığı’nın eski başkanı emekli general Joseph Votel, “Bu, hızlıca girip çıkılacak bir operasyon değil” değerlendirmesinde bulundu.
Amaç: İran’ın nükleer silah geliştirmesini engellemek
WSJ kaynaklarına göre Trump, bu askeri seçeneğe açık yaklaşıyor. Çünkü böyle bir operasyon, İran’ın nükleer silah geliştirmesini engelleme hedefiyle örtüşüyor.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’na göre İran, 2025 haziranındaki saldırılardan önce yüzde 60 saflıkta 400 kilodan fazla uranyuma sahipti. Nükleer silah üretimi için ise yüzde 90’ın üzerinde zenginleştirme gerekiyor.
Alternatif: Barış görüşmeleri
ABD, alternatif olarak bu uranyumu barış müzakereleri yoluyla elde etmeyi de deneyebilir. Bu tür adımların geçmişte örnekleri bulunuyor: 1994’te Kazakistan’dan, 1998’de ise Gürcistan’dan benzer nükleer materyaller çıkarılmıştı.
Öte yandan İran, pazar günü yaptığı açıklamada, ülkeye yönelik herhangi bir kara harekâtının ABD askerlerinin “aşağılayıcı şekilde esir alınmasıyla” sonuçlanacağını ve “Basra Körfezi’ndeki köpekbalıklarına yem olacaklarını” söyledi.
Son günlerde ABD’nin İran’a yönelik olası bir kara harekâtı düzenleyeceğine dair söylentiler artarken, Pakistan arabuluculuk girişimlerinde bulunsa da Washington ile Tahran arasında henüz doğrudan müzakereler başlamış değil.

