
Rus işgalinden kurtarılmış olmasına rağmen Herson bölgesinde yaşayan siviller, her gün yeniden başlayan bir korkunun içinde yaşam mücadelesi veriyor. Bölge sakinleri, Rus kamikaze dronlarının çatılara konup saatlerce beklediğini, ardından rastgele hedeflere yöneldiğini anlatıyor.

Yerel halk, dronların kime ya da neye isabet ettiğinin önemsenmediğini vurguluyor. Tanıklara göre bu dronlar, bataryaları azaldığında mutlaka bir hedef vuruyor; tarlada çalışan çiftçileri, yoldaki araçları ya da sıradan vatandaşları gözetmeksizin saldırıyor. “Büyükanne, büyükbaba, bisikletli ya da bebek arabasıyla giden biri fark etmiyor. Her gün sivilleri vuruyorlar. Bunun video kanıtları var” diyen bölge sakinleri, FPV tipi kamikaze dronların yanı sıra Mavic keşif dronlarının da bomba bırakarak saldırı düzenlediğini aktarıyor. Hatta bahçesini temizleyen yaşlı bir kadının üzerine bomba bırakıldığı belirtiliyor.

Associated Press’in haberine göre dronlar, insan, araç veya hayvan gördüklerinde aniden havalanıp üzerlerindeki patlayıcıları bırakıyor. Bu durum, bölgeyi adeta bir “insan safarisine” dönüştürmüş durumda. Birleşmiş Milletler komisyonu ise saldırıların sivilleri kasıtlı olarak hedef aldığı konusunda artık hiçbir şüphe kalmadığını açıkladı.

Ukrayna ordusunun kayıtları da tehdidin boyutunu ortaya koyuyor. Sadece ekim ayında Herson semalarında yaklaşık 9 bin Rus kamikaze dronu tespit edildi; günlük saldırı sayısı 300’ün üzerine çıktı. Kısa menzilli dronlar, cephe hattına yakın yerleşimlerdeki sivil kayıpların en önemli nedeni haline geldi.
Temmuz 2024’ten bu yana Ukrayna’nın güneyindeki üç bölgede 200’den fazla sivil yaşamını yitirdi, 2 binden fazlası ise yaralandı. Siviller, bölgede artık her an üzerlerine bir dronun çökebileceği korkusuyla hayatta kalmaya çalışıyor.
