
ABD–Rusya–Ukrayna hattında gerilim yeniden tırmandı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna için hazırladığı barış planı Cenevre’de revize edilirken, Washington’da büyük bir siyasi kriz yaşandı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun söz konusu planı bazı senatörlere “Rusların dilek listesi” olarak tanımladığı iddiaları başkenti karıştırdı. Dışişleri Bakanlığı ise bu iddiaları “tamamen asılsız” diyerek sert şekilde yalanladı.
CNN TÜRK ABD Temsilcisi Yunus Paksoy yaşanan süreci şöyle anlattı:
“Geçen haftanın başından bu yana ABD’nin 28 maddelik barış planı konuşuluyordu. Planın Trump’ın hazırladığı, Zelenski’ye baskı yapıldığı ve Şükran Günü’ne kadar imzalaması gerektiği iddia ediliyordu. Ancak hafta sonu büyük bir kriz patlak verdi. Amerikan medyasına sızdırılan bu 28 maddelik planın ciddi biçimde Rusya’ya taviz içerdiği görülüyordu. Pek çok yorumcu ‘Bunu Putin mi yazdı?’ diye sordu.”

Paksoy’a göre asıl kriz, bir Cumhuriyetçi senatörün “Bize bu plan dışişleri tarafından değil, yabancı bir ülke temsilcisi tarafından iletildi” demesiyle ortaya çıktı:
“Bu açıklama ABD kamuoyunu ayağa kaldırdı. Bir haftadır neyi tartıştığımız sorgulandı. Zelenski’ye neden baskı yapıldığı soruldu. ABD yönetimi adeta Rusya’nın planını dünyaya pazarlamaya çalışmakla eleştirildi.”
Tepkilerin ardından Dışişleri Bakanlığı iddiaları reddetti; Rubio da bir açıklama yaparak planın ABD tarafından yazıldığını ancak “Rusların katkıları” bulunduğunu söyledi. Bu ifade ise “Rusya’nın talepleri plan metnine bire bir mi aktarıldı?” sorularını gündeme getirdi.
Bu gelişmelerin ardından Cenevre’de ABD ve Ukrayna heyetleri bir araya geldi. Toplantıya Dışişleri Bakanı Rubio başkanlık etti. Görüşmenin ardından Türkiye saatiyle sabaha karşı yayımlanan ortak açıklamada dikkat çeken noktalar vardı.
Açıklamada, herhangi bir gelecekteki anlaşmada Ukrayna’nın egemenliğinin tamamen korunması ve sürdürülebilir, adil bir barışın sağlanması gerektiği vurgulandı. Paksoy, bu noktanın sızdırılan 28 maddelik planda yer almadığının altını çizdi.
Ayrıca açıklamada, ABD ve Ukrayna’nın “güncellenmiş ve daha rafine edilmiş bir barış çerçevesi taslağı” hazırladığı belirtildi. Ancak bu taslakta hangi maddelerin değiştiği paylaşılmadı.

Uzmanlara göre planın büyük bölümünün Rusya’nın uzun süredir dile getirdiği taleplerden oluştuğu düşünüldüğünde, Ukrayna’nın bu taslağı ne kadar değiştirebileceği belirsiz. Yeni metnin Moskova’ya iletilmesi halinde Kremlin’in nasıl bir tutum takınacağı ise büyük bir soru işareti.
“Kremlin bu rafine edilmiş taslağa ‘tamam’ mı diyecek, yoksa daha önceki gibi tüm değişiklikleri reddedecek mi?” sorusu şimdiden uluslararası politikanın ana gündem maddelerinden biri olmuş durumda.
