
Okul sıralarını bırakıp can havliyle koşan öğrenciler. Eşyalarını sırtlayıp yollara düşen köylüler. Burası Tayland-Kamboçya sınırı. Ve barış umudu, yerini bir kez daha savaş korkusuna bıraktı.

İki ülke arasındaki ateşkes, karşılıklı suçlamalarla bozuldu. Tayland ordusu, sınırın diğer tarafından açılan ateşe “hava harekatıyla” karşılık verdi. Savaş uçakları Kamboçya’daki askeri hedefleri ve lojistik hatlarını bombaladı. Bangkok yönetimi, Kamboçya’nın ağır silahlı birliklerini sınıra kaydırdığını iddia etti.

Kamboçya Savunma Bakanlığı, Tayland’ı “provokasyonla” suçladı, “Biz karşılık vermedik, saldırı tek taraflıydı” açıklamasını yaptı.

Oysa sadece iki ay önce ABD Başkanı Donald Trump’ın arabuluculuğunda “tarihi” denilen bir barış anlaşması imzalanmıştı. Ancak o imza, sahadaki gerilimi dindirmeye yetmedi. Sınır hattındaki kara mayınları ve belirsiz sınır çizgisi, barışı sabote etmeye devam ediyor.

Şimdi sınırın her iki yakasında da büyük bir insani kriz yaşanıyor. On binlerce Taylandlı ve Kamboçyalı sivil evlerini terk etti. Okullar, tapınaklar ve spor salonları sığınaklara dönüştü. Güney Doğu Asya’nın bu kadim sınır anlaşmazlığı, Trump’ın “diplomatik zafer” planını da tehdit ediyor.
