
Gazze Savaşı’nın ilişkileri gerdiği bir dönemde, Almanya’nın yeni Şansölyesi Friedrich Merz ilk resmi yurtdışı ziyaretini İsrail’e gerçekleştirdi. Merz, programına Holokost’un anısına yapılan bir ziyaretle başladı ve tarihin en büyük insanlık suçlarından birine dikkat çekti.
Friedrich Merz, anıt önünde yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Almanlar tarafından Yahudi oldukları için katledilen, Avrupa’nın dört bir yanından altı milyon erkek, kadın ve çocuğun anısı önünde saygıyla eğiliyorum. Almanlar tarafından Yahudi halkına karşı işlenen bu korkunç Soykırım suçunun hatırasını canlı tutacağız.”
Anma programının ardından Kudüs’te diplomasi trafiği başladı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Merz’i resmi törenle karşıladı. Görüşmenin ana gündem maddesi, Gazze’deki ateşkes süreci ve ikinci aşamaya geçişin koşulları oldu.
Netanyahu, sürece ilişkin “Birinci aşamayı neredeyse tamamladık. Kaybettiğimiz rehine Ran Gvili’nin iadesi bekleniyor. Ardından çok kısa süre içinde daha zor olan ikinci aşamaya geçmeyi planlıyoruz.” dedi.

Ziyaretin perde arkasında ise gerilim başlıkları da vardı. Almanya, son dönemde İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’daki politikalarına yönelik eleştirilerini sertleştirmiş, Ağustos ayında İsrail’e yönelik silah ihracatında kısmi kısıtlama kararı almıştı. Bu karar Netanyahu hükümetinin tepkisini çekmişti. Ancak Berlin yönetimi, “İsrail’in güvenliği Almanya’nın devlet aklının bir parçasıdır” söylemini korumayı sürdürüyor.
Savunma iş birliği bunun en somut göstergesi. Almanya, İsrail yapımı Arrow füze savunma sistemini topraklarına konuşlandırarak stratejik iş birliğini derinleştirdi. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Merz’in ziyaretini “ilişkilerin güçlendirilmesi için önemli bir fırsat” olarak değerlendirdi.
Ziyaret, iki ülke arasında hem süregelen eleştirilerin hem de stratejik ortaklığın aynı anda yönetilmeye çalışıldığı bir döneme işaret ediyor.
