hava Orta
Google News

Çeçen hemşire Türkiye’de şifa buldu

Son Güncelleme :

21 Ocak 2024 - 14:45

/ 0 views kez okundu.
Çeçen hemşire Türkiye’de şifa buldu

Çeçen hemşire Türkiye'de şifa buldu

Yabancı pek çok hasta tedavi olmak için farklı nedenlerle Türkiye’yi seçiyor. Rusya’da yaşayan ve nadir görülen ekinokok kistinin leğen kemiğini sarması sonucu yürüyemez hale gelen Çeçen hemşire Mainat Bechieva da, 4 yıldır ülkesinde çare bulamadığı hastalığı için Türkiye’ye geldi. Zorlu bir ameliyat geçiren 56 yaşındaki kadın sağlığına kavuştu.

Rusya’da yaşayan 56 yaşındaki hemşire Mainat Bechieva, kalçasındaki şiddetli ağrılar sonrası St. Petersburg’ta tedaviye başladı.

İlaç tedavisinin ağrılarını dindirmemesi sonrası farklı hastanelere de başvuran Bechieva’ya yapılan tetkikler sonrasında ekinokok kisti teşhisi konuldu.

”BU HASTALIĞIN ÇARESİ YOK” DEDİLER

Daha çok köpeklerin ve kurtların bağırsaklarında yaşayan bir parazit türü olan ve insanlarda nadir görülen ekinokok kistinin leğen kemiğine yayılması sonucu oturup kalkmakta ve yürümekte güçlük çeken Mainat Bechieva’ya ülkesindeki doktorlar ”Bu hastalığın çaresi yok.” dedi.

Yaklaşık 12 santimetre büyüklüğe ulaşan tümör nedeniyle hayatına devam edemez duruma gelen Mainat Bechieva, ailesiyle beraber İstanbul’a gelip Ortopedik Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Hasan Göçer’e muayene oldu.

İç organlara, bağırsaklara ve ayağa giden damarların yakınında bulunan ve geniş bir alana yayılan tümör, yaklaşık 10 saat süren riskli ameliyat sonrası tamamen temizlendi. 56 yaşındaki hastanın 1 hafta sonra taburcu edilmesi planlanıyor.

“ARTIK KANIMDA TÜRK KANI VAR” Ameliyattan önce büyük korkular yaşadığını söyleyen Bechieva, “Türkiye’yi çok sevdim. Artık benim kanımda Türk kanı var. Türkiye’de verilen sağlık hizmetinden çok memnun kaldım. Ameliyattan önce korkularım vardı. Riskli olduğunu doktorlar da söylüyordu, bunu biliyordum. Ama ben her şeyin Allah’ın elinde olduğunu da biliyordum. Allah’a şükür şu an her şey yolunda.” ifadelerini kullandı.  “BAZI HASTANELER TEDAVİYİ YAPAMAYACAKLARINI SÖYLEYİP, REDDETTİLER”  Ülkesinde yaşadığı hastalık sürecini de anlatan Mainat Bechieva, “Kalçamdaki ağrılardan dolayı kendi ülkemde hastaneye gittim. Oturup kalkmakta zorlanıyordum. Daha sonra nöroloji doktoruna başvuru yaptım. Doktor MR çekilmesi gerektiğini söyledi. MR çekildiğinde karaciğerimde küçük bir ekinokok kitlesi olduğu söylendi. Tedaviye başladıktan sonra başka hastanelere de gittik. Bazı hastaneler tedaviyi yapamayacaklarını söyleyip, reddettiler. Karaciğerimdeki ekinokokla 4 yıldır, kalçamdaki kitleyle ise 2 yıldır mücadele ediyorum.” dedi.  

XG4M2M XESWV X1qfMN9Q

Rusya’da uygulanan ilaç tedavisinin ağrılarını dindirmediğini de sözlerine ekleyen Bechieva şöyle konuştu: “St. Petersburg’da tedavi görüyordum. Orada doktorlara bu hastalığın tedavisi var mı diye soruyordum. Çünkü verilen ilaçlar etki göstermiyordu. Ameliyatla bir tedavisi varsa beni yönlendirmelerini istedim. Ama doktorlar elini iki yana açarak ‘Bilgimiz yok.’ şeklinde cevap verdi. Yardımcı olmadılar. ‘Bunun çaresi yok.’ dediler. Bunun üzerine Türkiye’de tedavi olmaya karar verdim.” ifadelerini kullandı.  DOÇ. DR. GÖÇER: KEMİKTE TUTULUM YAPMASI SON DERECE NADİR BİR DURUM Ekinokok kisti ile tedavi süreci hakkında bilgi veren Ortopedik Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Hasan Göçer ise şunları söyledi:

”Bu hastalık kist hidatik dediğimiz parazit kaynaklı bir hastalık. Çok sık görülen bir durum değil. Daha çok köpeklerin, kurtların bağırsaklarında yaşayan bir parazit. Bu parazit; bitkilere de bulaşabiliyor. İyi yıkanmayan bitkiler ve çok pişmemiş hayvan eti aracılığıyla da insana bulaşabiliyor. Bu parazit, insanda daha çok akciğer ve karaciğerde tutulum yapıyor. Kemikte tutulum yapması son derece nadir bir durum. Özellikle bu hastamızın kalçasındaki leğen kemiğinde tutulması çok daha nadir görülmekte.”

“KALÇA BÖLGESİNDE ŞİMDİYE KADAR GÖRDÜĞÜM EN BÜYÜK KİSTLERDEN BİRİYDİ”  Ameliyatın yaklaşık 10 saat sürdüğünü de sözlerine ekleyen Göçer, “Ameliyat bölgesi kalça bölgesinde bulunan leğen kemiğinde olduğu için risk teşkil ediyordu. Çünkü bu bölge; iç organlara, bağırsaklara ve ayağa giden damarların yakınındaydı ve tümör yer yer buraları da sardığı için oldukça riskliydi. Bunun için ameliyata yardımcı ekip olarak üroloji doktoru, genel cerrahi ve kalp damar cerrahisinden destek almamız gerekebiliyordu. Ancak bu hasta özelinde olağan dışı bir komplikasyon yaşamadık. Ameliyatımız gayet başarılı geçti. Kalça bölgesinde şimdiye kadar gördüğüm en büyük kistlerden biriydi. Yaklaşık 10-12 santimetre büyüklüğündeydi. Ameliyatta 30 santimetrelik bir kesiyle o bölgedeki kitleyi çıkartabildik.” dedi. “İYİ YIKANMAYAN SEBZELER VE AZ PİŞMİŞ ETLER BULAŞA NEDEN OLABİLİR”  Ekinokok kistlerinin Türkiye’de nadir görüldüğünü ifade eden Doç. Dr. Göçer, “Çok nadir de olsa ülkemizde görebiliyoruz. Bu parazitin iki bulaş riski var.  Paraziti taşıyan köpekler ve kurtlar. Bunların dışkılarıyla bulaşan sebzelerin düzensiz tüketilmesi veya o sebzeleri tüketen hayvanların etinin iyi pişirilmeden yenmesi risk teşkil ediyor. Dolayısıyla sebzelerin tüketilmeden önce temizliğinin çok iyi bir şekilde yapılması gerekiyor. Öte yandan çiğ et tüketiminden de kaçınmak lazım.” diye konuştu.Türkçü Haber

YORUM ALANI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.