

Mert İnan
Yayınlanma:
29.06.2026- 08:58
Son Güncelleme
29.06.2026 - 09:00
konkordato
iflas
faiz
Türk lirası

Finansal kesim dışındaki firmaların net döviz pozisyonu açığı 205,6 milyar dolara yükseldi. Kur artışının enflasyonun gerisinde kalması dövizle borçlanmayı cazip tutarken, icra-iflas dosyalarının 25 milyonu geçmesi ve konkordato kararlarının 5 bin 861’e ulaşması reel sektörde sıkılaşma baskısının derinleştiğini gösteriyor.
Döviz açığının yeniden 200 milyar doların üzerine çıkması endişelere neden oldu. Merkez Bankası’nın finansal kesim dışındaki firmaların döviz varlık ve yükümlülüklerine ilişkin son verilerine göre, reel sektörün net döviz pozisyonu açığı 205 milyar 608 milyon dolara ulaştı. Döviz varlıkları 1 milyar 508 milyon dolar azalırken, döviz yükümlülükleri 7 milyar 932 milyon dolar arttı. Böylece net açık yalnızca bir ayda 9 milyar 440 milyon dolar genişledi. Şubat ayında 200 milyar doların üzerine çıkan açık, martta 194,2 milyar dolara gerilemişti. Ancak nisan ayında yeniden sert bir artışla 205,6 milyar dolara çıkması, kur riski açısından izlenmesi gereken alanın genişlediğine işaret olarak yorumlanıyor. Öte yandan Mart ayına ilişkin verilerde net döviz pozisyon açığının 194,2 milyar dolar olduğu, şubat ayına göre 6,4 milyar dolar azaldığı açıklanmıştı.

Yurtsever: "Ucuz ve bol kredi dönemine dönüş kısa vadede beklenmiyor. Finansmana erişim daha seçici olacak. Bankalar güçlü bilançoya, teminata, nakit akışına ve kredi geri ödeme kapasitesine daha fazla bakacak."
ÖDEME ZİNCİRİ BOZULDU
Uzmanlara göre reel sektörün dövizle borçlanma eğiliminin arkasında birkaç temel neden bulunuyor. Birincisi, TL kredi faizlerinin yüksek seyretmesi. Nitekim Merkez Bankası haziran ayı Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. İkincisi, kur artış hızının uzun süredir enflasyonun altında kalması. Üçüncü neden olarak da ihracatçı ve döviz geliri olan şirketlerin doğal korunma kapasitesine işaret ediliyor. Ekonomide döviz pozisyonu açığı kadar önemli bir başka başlık da nakit akışı. Şirketler bilanço üzerinde kar ediyor görünse bile tahsilat süreleri uzadığında, krediye erişim zorlaştığında veya finansman maliyeti yükseldiğinde ödeme zinciri hızla bozulabiliyor.
İCRA-İFLAS DA BÜYÜK ARTIŞ
Ekonomideki sıkılaşmanın sosyal ve ticari hayata yansıyan en çarpıcı göstergelerinden biri de icra-iflas dosyaları. 2023 Haziran ayında mahkemelerdeki icra-iflas dosyası sayısı 21 milyon 683 bin düzeyindeyken, 8 Haziran 2026 itibarıyla bu sayı 25 milyon 134 bine çıktı. Bu rakam seti, yaklaşık üç yılda 3 milyon 450 binin üzerinde dosya artışı anlamına geliyor. Söz konusu artış yalnızca bireysel borçluluğun değil, ticari ödeme zincirindeki zorlanmanın da göstergesi olarak okunuyor. Bir diğer olumsuz veri seti de konkordato ilanlarına ilişkin. 2023 yılından 2026 yılı Mayıs ayına kadar konkordato geçici mühlet kararı verilen firma sayısı 5 bin 861’e ulaştı. Geçici mühlet kararı verilen firma sayısı 2023’te 519 olarak kayda girerken, 2024’te bin 723’e, 2025’te ise 2 bin 817’ye yükseldi.
FİNANSMANA ERİŞİM ZORLUĞU
Ortaya çıkan son tabloyu yorumlayan İktisat Uzmanı-Ekonomist Barlas Yurtsever ise, "Enflasyonla mücadele için uygulanan sıkı para politikası, ekonomide talebi soğutmayı, kredi büyümesini sınırlamayı ve fiyatlama davranışlarını düzeltmeyi hedefliyor. Ancak bu sürecin doğal sonucu olarak finansmana erişimi zayıf, öz kaynak yapısı kırılgan, kar marjı düşük ve borçluluğu yüksek firmalar daha hızlı zorlanıyor. Başka bir ifadeyle sıkılaşma, şirketler arasında ayrıştırıcı bir etki yaratıyor. Unutulmasın ki, konkordato ilanlarını izleyen veri platformlarında son dönemde tekstil, inşaat, otomasyon, gıda, otomotiv, marketçilik, geri dönüşüm ve çeşitli imalat alanlarından firmaların geçici mühlet, kesin mühlet ya da iflas kararlarıyla gündeme geldiği görülüyor. Bu tablo, baskının tek bir sektöre sıkışmadığını, geniş bir ticari alana yayıldığını gösteriyor" dedi.

Artan icra, iflas dosyaları piyasalarda endişe yaratıyor.
GÖRÜNÜR HALE GELDİ
Kamuoyu Araştırmacısı Volkan Tebrizcik, Türk ekonomisindeki sıkı para politikasının etkilerinin yalnızca enflasyon ve faiz başlıklarında değil, reel sektörün bilançosu, borçlanma tercihleri, icra dosyaları ve konkordato kararlarında da daha görünür hale geldiğinin altını çizerken, "İcra-iflas dosyalarındaki artış ve konkordato başvurularındaki sert yükseliş, şirketlerin bir bölümünde nakit akışı, borç çevirme ve ödeme disiplini tarafında baskının derinleştiğini gösteriyor" diye konuştu.
[email protected]
Kaynak: Web Özel


Yazarın Önceki Yazıları
Tüm
Yazıları
Soykırımcıdan soykırım yalanı
27 Haziran 2026
İsrail'in Doğu Akdeniz planı!
25 Haziran 2026
Faylar Türkiye'yi kuşattı
24 Haziran 2026
Servet zirveye yansıdı! Dolar milyarderi sayısı 35’e çıktı
23 Haziran 2026
Konutta değer düşüyor!
22 Haziran 2026
Çok Okunanlar
1
Trump döneminin özeti! Aklın yıkımı ve ekofaşizm
2
7.2 ve 7.5'lik depremler Venezuela’yı yıktı: İşte son durum ve acı bilanço
3
Yeniden Sovyet esintisi mi?
4
Göçebe aileden dünya kupasına
5
Soykırımcıdan soykırım yalanı
6
Dijital dünyanın kara madenleri
7
F-35 ve F-16'lar için yol haritası
8
4 asırlık kanlı tarih
9
Bibi'nin adamı İsrail'i karıştırdı
10
İsrail'in Doğu Akdeniz planı!
Son Dakika Haberler

7.2 ve 7.5'lik depremler Venezuela’yı yıktı: İşte son durum ve acı bilanço

Atv canlı yayın Müge Anlı izle! Yeni bölüm Müge Anlı canlı yayın izle!

Muslera'dan Dünya Kupası'na hüzünlü veda: Yaptığı hatalar Uruguay'ı yaktı

Borsa İstanbul'da açığa satış yasağı kalktı

Son dakika deprem oldu!
Kaynak: haberglobal.com

